Süper Lig’de 4 maçtır kazanamayan Trabzonspor, Beşiktaş ile prestij maçına çıktı.
Kupada elenen ve bu sezon ligde çok zor günler geçiren, moral olarak çökmüş Sergen Yalçın yönetimindeki Siyah-Beyazlılar karşısında Fırtına’nın ortaya koyacağı futbol merak konusuydu.
Her ne kadar Batagov, Savic, Pina ve Mustafa Eskihellaç gibi önemli oyuncular olmasa da Trabzonspor, Beşiktaş’tan daha diri bir takım.
Hafta içerisinde Gençlerbirliği ile oynanacak olan kupa maçını düşünen Fatih Tekke ortasahada Folcarelli’nin yerine Bouchouari’yi, ileri uçta Onuachu’nun yerine Umut Nayir’i oyuna sürdü.
Bunu düşünen Fatih hoca, Andre Onana’yı da riske etmemeyi akıl edemedi.
Prestij maçına çıkıyorsun ligde amacına ulaşmışsın Onana’yı neden dinlendirmezsin ki…
İşte burada futbol aklı ve ileri görüşlülük devreye giriyor.
Ve korkulan oldu…
Kupada çeyrek finalde Samsunspor maçının baş kahramanı Kamerunlu eldiven hiçbir iddiası olmayan maçta sakatlandı.
Belki de kupadaki Gençlerbirliği maçında oynamayacak.
Ligde hiçbir iddian yok, tabiri caizse ‘Atı alan Üsküdar’ı geçmiş.’ Beşiktaş maçını kazansan ne olur kazanmasan ne olur, ne diye genç kaleciler Onuralp Çevikkan veya Ahmet Doğan Yıldırım’dan birini oynatmazsın Fatih hoca…
Ayrıca mesele sadece kaleci de değil; ya oynatılmayan diğer genç oyuncular!
Sahaya sürsen bir görsek gençleri…
Hakikaten kararlarını anlayabilmek mümkün değil.
Mesela stoperler sakatken altyapıda harika işler çıkaran Arda Öztürk…
Merak ediyoruz, bu çocuk ne yaptı? Suçu ne?
Kabahati ne ki bu şekilde cezalandırılıyor.
Anlaşılan o ki Fatih hoca ile gençlerin kendisini ispatlaması çok ama çok zor.
Vereceksin Fatih hocaya hazır oyuncular, bunlarla başarıyı yakalayacaksa yakalayacak.
Ama marifet gençlerle birlikte başarıya yelken açabilemek.
Ustalık, gençleri yetiştirip birer yıldızı dönüştürüp Türk futboluna armağan edebilmekte…
Oyuna gelince çok da fazla konuşmaya gerek yok.
Beşiktaş maçı Trabzonspor adına sezonun özeti gibiydi…
Ortada oyun anlamında çok konuşulacak bir şey yoktu…
Vasat, temposuz bir oyun izledik.
Hatta Beşiktaş, Trabzonspor kalesine daha çok gelen taraftı…
Trabzonspor, kötünün iyisiydi. Hepsi bu!
Ancak iki oyuncuya ayrı bir parantez açmak lazım; Salih Malkoçoğlu yine kusursuz oynadı.
Yavaş yavaş kendine gelen Bouchouari ise ortasahada göz kamaştırdı, müthiş oynadı.
Haftalardır kötü olan Zubkov da 1 gol 1 asiste maçı koparan isimdi.
Yorumlar
Kalan Karakter: