AK PARTİ İLÇE ADAYLARINDA SÜRPİZ GELİŞMESİ
Yerel seçimler öncesinde AK Parti’nin adayları kim olacak sorusu günlerce Trabzon’da konuşuldu. Yaklaşık 15 gün önce kamuoyuna bir liste yansımıştı. Fakat bu listede değişim olacağı da sürekli konuşuldu. Beklenen de oldu. Adaylara gerekli tebligatlar yapıldı. Bugünki tanıtım toplantılarına davet edildiler. Maçka’da Koray Koçhan’ın yerine Dr Oğuz Kara’nın ismi konuşuluyordu. Fakat gelinen süreçte Koray Koçhan üçüncü dönemde de aday olarak gösterildi. Arsin ençok tartışılan ilçelerin başında yer aldı. Mevcut Belediye Başkanı Sait Gürsoy’un devam etmesi beklenirken, Arsinde üst üste yapılan anketlerde İbrahim Küçük ismi ön plana çıktı. Genel merkezde Küçük’ü aday gösterdi. Araklı’da ise Ortahisar İlçe Başkanı Selahaddin Çebi’nin ismi ön plana çıkmıştı. Bu ilçede sürpiz bir gelişme yaşanarak Dr. Hüseyin Avni Coşkun Çebi aday olarak gösterildi. Selahaddin Çebi’ye Ortahisar’da görevine devam et mesajıda verilmiş oldu. Vakfıkebir’de ise Muhammet Balta aday olmayacağını açıklamıştı. Fakat genel merkez Balta ile aynı düşünmedi ve kendisini yeniden aday gösterdi. Sürmene’de ise Rahmi Üstün dönemi sona erecek. Yerine AK Parti İlçe Başkanı Hüseyin Azizoğlu aday gösterildi. Azizoğlu uzun zamandan beri seçim çalışmalarını ilçede yürütüyordu. Düzköy’de ise mevcut belediye başkanı Yılmaz Ankara yeniden aday gösterilmedi. Ankara’da yerini Selim Çelenk’e bıraktı. Bugün yapılacak aday taınıtım toplantısında ilçe belediye başkan adayları kalabalık gruplarla salonda yerini alacaklar.
***
TRABZONLU ESKİ VEKİLLER MASAYA YUMRUĞUNU VURDU
AK Partili eski vekiller istedikleri adayları, istedikleri ilçelere yerleştirdiler. Güçleri sadece Ahmet Metin Genç’e yetmedi. AK Parti eski Trabzon Milletvekilleri Muhammet Balta, Adnan Günnar ve Ayşe Sula Köseoğlu Trabzon’un ilçe adaylarının belirlenmesinde etkili oldular. Günnar ve Köseoğlu genel merkez yerel yönetimlerde başkan yardımcılığı görevini yürütüyorlar. Balta ise Erdoğan’ın kurmay kadrosunda başkan yardımcısı. Bu üç isim aday belirleme sürecinde en çok telefon trafiğine muhattap olan isimler oldu. Trabzon’da ilçe adaylarının belirlenme sürecinde ağırlıklarını ortaya koydular. Vekillikleri döneminde de ortak hareket eden üçlü, Ahmet Metin Genç’in aday gösterilmemesi için yoğun gayret sarfetselerde bu konuda muvaffak olamadılar. Fakat Vakfıkebir ve Maçka Belediye Başkan adaylarının belirlenmesinde masaya yumruklarını vurdular ve istediklerini aldılar.
***
ADAYLAR VATANDAŞIN KANTARINA ÇIKACAK!
AK Parti’nin ilçe belediye başkan adaylarını açıklamasının ardından seçim sürecine girilmiş oldu. Trabzon’da bulunan siyasi partiler adaylarını belirlemiş ve seçim çalışmalarına başlamışlardı. Şimdi gözler İYİ Parti’nin Ortahisar adayına çevrilmiş durumda. İYİ Parti’de Ortahisar hamlesini yaptıktan sonra aday açıklama süreci tamamlanmış olacak. Partiler sahaya inerek esnaf ve vatandaşlarla buluşmaya başlayacaklar. Sorunlarını dinleyip, taleplerini alacaklar. Yapacakları icraatları anlatıp, oylarını isteyecekler. Soğuk Trabzon günleri siyasetin hareketliliği ile ısınacak. Bütün adaylar, vatandaşların kantarına tartılacak. 31 Mart akşamı da halkın iradesi tecelli etmiş olacak.
***
BU ALIŞVERİŞ ŞAŞIRTICI DEĞİL Mİ?
Trabzonspor’un transferde harcadığı paralara anlam vermek çok zor oluyor. Çok yüksek paralar havada uçuşuyor. Bir kulübün bir başka kulübe düşük bonservis bedeliyle satmaya çalıştığı oyuncusunu çok daha yüksek rakamlarla renklerine bağlıyor. Elindeki oyuncuları yok pahasına satıyor. Kimisine üste para verip gönderiyor. Tüm bunlar da kulübün adım adım iflas noktasına gelmesine sebep oluyor. Bordo-Mavili yönetimin ilginç transferlerinden biri de Rayyan Baniya’ydı. Bu oyuncunun 2 milyon 80 bin dolar karşılığı alındığı KAP (Kamu Aydınlatma Platformu) aracılığıyla duyurulmuştu. Bu futbolcunun bonservis bedeli taksitler halinde ödeniyordu. Ancak Karagümrük kalan tüm alacaklarına karşı Dimitrios Kourbelis ve Tonio Teklic’in kiralık olarak kadrosuna kattı.
***
HURMA BU PARAYA KİRALAMA YAPAR MI?
Bordo-Mavili kulübün içinden gelen bir bilgiye göre Karagümrük’e Rayyan Baniya’dan kaynaklı 1,5 milyon dolara yakın bir borç kaldığını, bunun da Kourbelis ve Teklic’in kiralanmasıyla birlikte kapatıldığını söylemişti. Ancak bu inanın kafama çok takıldı. Çünkü Karagümrük başkanı Süleyman Hurma, en önemli futbolcuları bonservisiyle alırken bile 750 bin dolar civarında bir para ödemekten imtina ediyor. Mümkünse bedava olarak kadrosuna katmayı tercih ediyor. Hatta futbolcuya ödemenin bir bölümünü eski kulübünün vermesiyle birlikte kiralama yoluna gidiyor. Süleyman Hurma gibi parayı kullanırken kılı kırk yaran bir ismin Kourbelis ve Teklic’in kiralama bedeli olarak 1,5 milyon doları silmesi hiç kafama yatmadı. Bana bu alışveriş çok şaşırtıcı geldi. Ama gerçekten bu başarılmışsa da Başkan Doğan ve yönetimi alkışlamak gerekir demekten başka bir şey elimizden gelmez…
***
ABDULKADİR NASIL KÜME DÜŞTÜ?
Trabzonspor tarihinde altyapıdan çıkan çok sayıda yıldız isim vardır. Bunların son örneği ise Abdulkadir Ömür olarak kabul ediliyor. Bordo-Mavili takımın A takımında henüz 16 yaşını doldurmadan forma giymeye başlayan ve 2020-21 sezonun başında Premier Ligin istisnasız son yıllardaki en başarılı takımı ve dünya devi haline gelip, kazanmadığı kupa bırakmayan Manchester City bu isme tam 23 milyon Euro değer biçmişti. Trabzonspor Başkanı Ahmet Ağaoğlu ve yönetimi, Yusuf Yazıcı’ya değil, bu ismi satmayı planlamış olsalardı belki de pazarlıklarla rakam 30 milyon Euro’ya kadar yükselebilirdi. Abdulkadir, “Türk Messi” olarak anılıyordu. Bu ismi kendisine bizzat FİFA takmıştı. Çünkü oyun stili Arjantinli süper stara çok benziyordu. Sonrasında Abdulkadir sakatlıklar geçirdi. Uzun süre sahalardan uzak kaldı. Ardından toparlandı ve 2021-22 şampiyonluk sezonunda takıma önemli katkılar yaptı. Ama sonrasında silik, sıradan bir oyuncu profiline dönüştü.
***
AKLINI BAŞKA ŞEYLERE ÇALIŞTIRDI
Futbol bilimsel bir oyun ve ne yazık ki Abdulkadir Ömür’ün bu düşüşünde bileme pek inanmamasının rolü büyüktü. Çünkü Abdulkadir, önemli bir zaman diliminde futbolla değil, tarikatlarla ilişkileriyle, yer sofrasında yemek yiyip, misafirlerini de böyle ağırlamasıyla gündeme geldi. İktidar siyasetinin önemli isimleriyle ilişkiler kurdu. Bu ilişkilerin kendisini her zaman zirvede tutacağını sandı. Ama on numara oynayan Abdulkadir, artık iki metreye, yana, geriye pas yapan, bir tek dripling girişiminde bulunmayan, arkadaşlarına akıl ve teknik beceri dolu gol pasları atamayan, ceza sahasına girmeyi düşünmeyen, uzaktan şut atmanın ne demek olduğunu bile unutan bir kimliğe büründü. Daha 18 yaşlarındayken kendisine yaşam koçu hizmeti vermek isteyenlere, “Benim buna ihtiyacım yok. Aklım kendime yeter” demekle yetindi.
***
AMATÖRCE BİR YAKLAŞIM GÖSTERDİ
Abdulkadir Ömür, yaşam koçunu reddederken, Yusuf Yazıcı ise tam tersini yaptı. İnsan yaşamının mesleği gereği nasıl düzenlenmesini bilen uzmanlarla çalıştı. Zaten Yusuf bir dönem Avrupa’da bu nedenle büyük oynamaya başladı. Fakat daha sonra o da gönül ilişkilerine yönelince ve sürekli sakatlıklar geçirince düşüş trendine girdi. Ancak yeniden toparlanmayı bildi. Abdulkadir futbolun gerçeklerinden tamamen uzaklaştı. Taraftarın kendisine gösterdiği bir tepkiyle birlikte idmanları protesto edebilecek kadar amatör davranmaktan geri durmadı. “Gitmek istiyorum” diye diretti. Sanki gideceği kulüpte kötü oynadığında ya da takım istenileni veremediğinde protesto edilmeyecek. En son örnek Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu… Genç oyuncu şampiyonlukta çok önemli rol oynadı, şu anda takımının zirve yarışında olmasındaki aktörlerden biri ama Gaziantep FK maçında tribünler tarafından yuhalandı.
***
BÖYLE GİDERSE DAHA ÇOK KÜME DÜŞER
Yani Türkiye ya da dünyada futbolcusunu tek yuhalayan taraftar Trabzonspor’da bulunmuyor. Lionel Messi bile dünyanın en büyük kulübü haline getirdiği Barcelona’da yuhalanmadı mı? Aynı şey Manchester United’e yeniden gittiğinde ve takım kötü sonuçlar alınca Christian Ronaldo’nun başına gelmedi mi? Türkiye futbolunun en önemli yıldızları, hangi takımda olursa olsun zaman zaman tribünlerin hışmına uğramadı mı? Abdulkadir Fatih Tekke’nin tribünlerden nasıl büyük tepki aldığını bir araştırsın. Fatih’in Trabzonspor tribünlerine saldırma noktasına nasıl geldiğini bir dinlesin… Fatih takımdan ayrılıp 4 sezon sonra döndüğünde de nasıl kahramanlaştığına dair süreci bir irdelesin… Aynı şeyleri Hami Mandıralı yaşamadı mı? Hem de bu kulüp tarihinin en çok forma giyen, en fazla gol atan, en çok asist yapan oyuncusu olarak… Sonuçta futbol bu, nimetleri çok fazla ama zaman zaman külfetleri de olabiliyor. Külfetine katlanamayanlar da kaybolup gidiyor. Abdulkadir Ömür de bu külfetlere katlanamayanlardan, kalıp mücadeleyi göze alamayanlardan…
Ama bu korkakça kaçışı onu nereye taşıdı? Hull City’e… Yani küme düşürdü…
Manchester City nere, Hull City nere!
Abdulkadir bu küme düşüşünün sebebini iyi analiz etsin ve ders çıkarsın…
Eğer ders çıkarmazsa daha da alt liglere düşer tepe takla…
İsterse bu noktada bir de Barış Memiş’le konuşsun…
Yorumlar
Kalan Karakter: