CHP’Yİ ANLAMAK ÇOK GÜÇ!
Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’nin tarihi en eski partisi… Hatta dünyada bile en eski partilerden birisi… Bu ülkenin kurucu Partisi ve bizzat Mustafa Kemal Atatürk tarafından temelleri atılan, kurulan ve ülke sathına yayılan bir parti… Bu partinin çizgisinin sosyal demokrat olduğu biliniyor. Atatürk ve İnönü döneminde devlet partisi olarak görülen CHP, daha sonra ortanın solunda, Bülent Ecevit döneminde de sosyal demokrat çizgiye oturmuş bir ideolojiye sahip… Fakat bu partinin keskin bir ideolojik çizgisinin olması gerekmesine rağmen, görülen o ki bunu çoktan kaybetmiş… Parti adeta çorbaya döndürülmüş… Nasıl mı? Özellikle Deniz Baykal ve ardından Kemal Kılıçdaroğlu tarafından sağa kaydırıldıkça kendi ideolojik kimliği de fulü duruma gelmiş…Bu ülkede iktidar partilerinin karşısında duran ya da bu partide kendisine koltuk bulamayacağını sezen ama aslında sağ çizgideki bir çok isim de CHP’de politika yapmaya başlamış… Ancak bu isimler CHP’de de koltuklarından olduklarında anında isyan bayrağını çekmekten geri durmuyorlar.
***
KOLTUK GİTTİ DİYE İSYAN EDİLİR Mİ?
Bir partinin sağlam bir ideolojisi varsa, bunu üyelerini, sempatizanlarına ve seçmen kitlelerine doğru anlatabilmiş, sonuçta da içselleştirmelerini sağlayabilmiş olsaydı, milletvekilliği ya da belediye başkanlığı seçimlerinde tercih edilmeyenler isyan bayrağı çeker mi? Ya da partinin il, ilçe başkanlığına, yönetimine layık görülmedi diye istifa eder mi, küser mi, kenara çekilir mi? Bir partinin ideolojisine inanan her bir üye, en üstten en alta kadar kendisine bir görev verilsin verilmesin, bu partiyi ölümüne savunmaya devam eder. Sahaya iner, halkı kendi partilerine oy vermeye ikna etmeye çabalar… Verdiği mücadelenin ödülü, ülkenin ya da yaşadığı kentin iyi yönetilmesine katkıda bulunmanın huzuru, mutluluğu ve vicdan rahatlığıdır. Koltuk peşinde koşmak değildir. Yani çok çalıştığı için yine bir koltuğa oturtulmayanlar, küsmez, kenara çekilmez, ya da istifa edip, muhalefet bayrağını açmaz… Ama Genel Seçimlerden hem önce, hem sonra ve bu yerel seçimlerde de görüyoruz ki CHP’de koltuğunu kaybeden bu partinin en büyük düşmanı haline geliyor.
Bunun nedenleri iyice irdelenip, doğru bir tahlille, sentez oluşturulup, CHP’yi yönetenler tepeden tırnağa kadar yenilenmelidir. Aksi takdirde koltuğu kaybedenlerin terk ettiği parti olma niteliğinden kurtulması söz konusu bile değildir.
Bizden hatırlatması…
***
AHMET KAYA ÇOK ÇALIŞIYOR DA!..
Cumhuriyet Halk Partisi’nde Ortahisar Belediye başkan adayı Ahmet Kaya oldu. Bir önceki dönem milletvekilliği yapan ve mecliste çok aktif bir görüntü sergileyen Kaya’nın aday olmasıyla birlikte CHP’nin Trabzon’da kazanma ihtimalinin yükseldiği dile getiriliyordu. Hatta Ahmet Kaya’ya yakın olan ve konuştuğum bazı kişiler, “Bu seçimi aldık. Ortahisar uzun bir aradan sonra yeniden CHP’ye geçiyor” diye de çok iddialı konuşuyorlardı. Kaya’nın dağ taş dolaştığını da biliyoruz, zaten bu noktada sürekli de medyaya haber servis ediliyor. Ben de zaman zaman Maraş Caddesinde, Kunduracılarda, Uzun Sokak’ta Ahmet Kaya ve arkadaşlarını gezerken, vatandaşlarla sohbet ederken görüyorum. Yanında Cüneyt Zorlu ve Haluk Batmaz da bulunuyor. Herkesin elini sıkmaya, esnafla dertleşmeye çalışıyor ve Trabzon’un sorunlarını nasıl çözeceklerine dair fikirlerini paylaşıyorlar. Ahmet Kaya’nın adaylığı CHP tabanında büyük kabul gördüğü bir gerçek… Fakat bir de madalyonun diğer yüzüne bakalım…
***
ŞEHRİN MERKEZİ’NDE ESNAF ONU TANIMIYOR
Geçtiğimiz günlerde evime çıkarken, mahallede küçük bir fırına uğradım. Ekmek alırken, fırın sahibiyle yerel seçimleri konuştuk. Eskiden hep AKP’ye oy veriyormuş ama artık kesinlikle bu partiye oy vermeyeceğini dile getirdi. CHP’nin adayını sordu. Ben de Ahmet Kaya’nın ismini verdim. “Hiç tanımıyorum, bilmiyorum. Nasıl biridir?” diye sordu. Ben de dilim döndüğünce anlattım. Aynı şeyi birkaç kişide daha yaşadığımı ifade edeyim… Yani demem o ki, Ahmet Kaya çok çalışıyor gözüküyor ama Trabzon’un göbeğinde bile hala daha onu, tanımayan, bilmeyenler var. Yani artık şehir merkezinde mahalle aralarına girip, sokak sokak, ev ev dolaşmasının zamanı geldi de geçiyor. Yoksa yeni bir hüsran yaşadıklarında suçu halka değil, biraz da bu halka kendilerini neden tanıtamadıklarına bulmalıdırlar…
Benden söylemesi…
***
FOLCARELLİ VE DÜŞÜNDÜRDÜKLERİ
Trabzonspor’un ara transferde kadrosuna katmayı düşündüğü isimlerden birinin de Fransa Ligue 2’inde mücadele eden Ajaccio forması giyen Tim Jabol Folcarelli olduğu ileri sürülüyor. Bu oyuncuyu da. scout ekibinin alınması yönünde rapor verdiği dile getiriliyor. Şu anda 24 yaşında olan oyuncu, için Mendy gibi yüksek potansiyelli ve yakın gelecekte önemli teklifler getirme ihtimali yüksek olduğu da medya aracılığıyla kamuoyuna yansıtılıyor. Kuşkusuz bu futbolcuyu izlemedim. Gerçekten iyi midir, kötü müdür, Trabzonspor’a yarar sağlar mı kafalarda soru işareti olması doğan. Çünkü Fransa 2’nci liginde oynayan bir oyuncuya insan şüpheyle bakıyor. Niye mi? Bir kere hiçbir Fransa Ligue 1 takımında oynamamış… Şu ana kadar ciddi bir sakatlık geçirmemesine rağmen sadece 88 resmi maçta oynamış…
***
ALT MİLLİLERDE BİLE TEK MAÇI YOK
Yetenekli bir futbolcu, profesyonel hayatına çok erken başlar ve çok 24 yaşına geldiğinde de çok daha fazla maç oynar. Falcarelli ise alt liglerde bile 88 maça çıkınca insanın şüphesi artırıyor. Bir başka konu da şu… Batista Mendy gibi potansiyeli yüksek görülüyor deniyor da, bu isme bakıyorum da bugüne kadar Fransa U15’de, U16’da, U17’de, U18’de, U19’da, U20’de ya da U21 milli takımında da bir tek kez forma giymemiş… Oysa Mendy Fransa’nın alt kategori milli takımlarının neredeyse tümünde oynamış ama A milli olamamış… Mendy Gine’yi seçmiş olsa 19 yaşında belki de A Milli olabilirdi… Sonuçta Mendy ile Folcarelli’yi kıyaslamak ciddiyetsiz bir yaklaşım değil mi?
Sonuçta Fransa’da hiç kimsenin keşfedemediği ve 24 yaşında 1 kez bile Ligue 1’in sıradan takımlarında bile forma giymeyen bir oyuncuyu Trabzonspor’un keşfetmesine izin mi verilmiş?
Bana pek inandırıcı gelmedi… Umarım alınmaz, alınırsa da dilerim ben yanılırım!
Yorumlar
Kalan Karakter: