1461 TRABZON SAHİPSİZ BIRAKILDI!
Önceki gün 1461 Trabzon ile Iğdır FK arasında 2. Lig play-off final müsabakası oynandı. Karşılaşmayı 1461 Trabzon 1-0 kaybetti ve 1.Lig’e çıkan son takım Iğdır ekibi oldu. Müsabakada Tunahan Ergül rakibine acemice sert müdahalede bulundu ve takımını ikinci yarıda 10 kişi oynamak zorunda bıraktı.1461 Trabzon kırmızı kart şokunu atlatamadan Tahacan Velioğlu’nun da devrenin hemen başında kendi kalesine attığı golle hepten yıkıldı. Eksik ve sakat oyuncuların yanısıra birde buna karşılaşmanın hakemi Volkan Bayarslan’ın kötü yönetimi eklenince bir sezon heba olup gitti.
Her iki kulübün karşılaşmayı İstanbul’da oynamak istemesine karşın, TFF yönetiminin Sivas’ı tercih etmesi de kafalardaki bir başka soru işareti. Sivas’taki stadyumda turnike, aydınlatma ve ciddi bir temizlik sorunu varken, federasyonun bunları görmezlikten gelmesi bunun yanında Sivas Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün hiç çalışmama yapmaması kuşkuların artmasına neden oldu.
Şimdi buarada yapılması gereken Trabzon’un iktidar partisi milletvekillerinin konunun üzerinde hassasiyetle giderek, ihmali bulunanları tespit etmesi ve gereken yasal yaptırımların uygulanmasını takip etmesidir.
***
AHMET METİN GENÇ’İN, KAYA’YA BÜYÜK JESTİ!
Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, Ortahisar Belediye Başkanlığı döneminde kendisine muhalefet edecek veya oy kaybı yaşatacak kişilerle ilgili önemli bir önlem almıştı.
Bunu da Trabzon basınında çalışan birçok gazetecinin eşini, kardeşini, oğlunu veya gelinini Ortahisar Belediyesinde işe alarak gerçekleştirmişti.
Gazeteciliği bırakıp belediyeye geçenleri saymıyoruz bile. Genç, bunun yanında muhtarların ve AK Partili eski yöneticilerin çocuklarını, işe ihtiyaçları olup olmadığına bakmaksızın belediyeye aldı. Hak, hukuk, adalet, liyakat kavramlarını yerle yeksan etti, sadece ve sadece devletin imkânlarını kullanarak istikbaline yatırım yaptı.
Genç, Büyükşehir Belediye Başkanı seçilince yatırım yaptığı bu personel Ortahisar Belediyesi'nde kaldı. Dün Ahmet Metin Genç’e birinci derecedeki akrabalarını işe aldığı için biat edenler, bugün belediye el değiştirdiği için şimdi de Ahmet Kaya’ya aynı muameleyi yapıyor. Ahmet Metin Genç, Kaya’ya basın ve muhtar muhalefetinden uzak bir belediye bıraktı. Genç’in, günü kurtarma gayreti yüzünden selefine yaptığı bu jesti önemli bir ayrıntı olarak tarihe not düşüyoruz.
Merak ettiğimiz Ahmet Metin Genç, Büyükşehir Belediye Başkanı olunca geride kalan ve alamadığı basın mensubu, muhtar ve partililerin taleplerine aynı cömertlikte cevap verecek mi?
***
TÜRKİYE’NİN YENİ AFYONU ‘JOSE MORİNHO’
Kapitalist sistemin futbolu toplumlara afyon olarak yutturduğu bir gerçektir. Futbol kulüpleri ve milli takımlar sahada mücadele ederken, on milyonlarca insan, meşin yuvarlağın büyüsüne kapılır ve hayatla bağlarını koparır. Kendi yaşadığı sorunlara yabancılaşır. Bunun için de ülkeyi yöneten siyaset de futbol ya da bu spor gibi toplumda büyük karşılığı olan etkinliklerin önünü her türlü açar… Kulüplere, ya da sporculara her türlü taviz verilir. Büyük paralar ödenir. Sporcular zenginleştirilirken, fakirleşen halk, bunun sebebini sorgulamaz bile… Ülkemizde uzun yıllardır ne yazık ki futbol afyon işlevini görürken, yapılan anlamsız transfer, teknik adamlara ve menajerlere ödenen paralarla kulüplerin içleri adeta boşaltıldı. Buna ne dur diyen var, ne taraftar tepkisi, ne camia eleştirisi ya da ayaklanması söz konusu değil… Zaten tüm kesimler tam bir vurdumduymazlık içinde ve futbolun endüstriyel diye isimlendirilen tüketim çılgınlığı modelini benimsemiş…. Acı ki camiaların büyük bölümü de tapınma halinde…
SOL MEDYA BİLE FUTBOL GAZETECİLİĞİNE SOYUNDU
Borç batağına adım adım ilerleyen futbolumuzda her yıl özellikle büyük diye isimlendirilen kulüplerin yaptıkları transferler, getirdikleri teknik direktörler aracılığıyla birlikte toplumu uyutma sistemine en fazla hizmet edenler olarak ön plana çıkıyor. Bu noktada futbol aracılığıyla halkın yeni afyonu görevi de Jose Mourinho’ üstlenmiş bulunuyor. Portekizli dünya çapında teknik adamın Fenerbahçe’yle sözleşme imzalama aşamasına daha gelmeden spor medyası bir kenara, futbola çok uzak olan birçok haber kanalı, sitesi ve gazetelerinin internet siteleri Mourinho haberleriyle, güzellemeleriyle, yapacağı transferlerle, alacağı ücretin miktarıyla ilgili haberlerle dolu… İmza töreni ise birçok televizyondan ya naklen yayınlandı, ya an be an görüntülü haberleri ile izleyicilerin merakını(!) giderdi. Anlı şanlı sol medyanın bile internet sitelerinde Mourinho haberlerinden geçilmediğini görünce de, “Ülkemizin yeni afyonu ve halkı uyutma aracı Jose Mourinho… Yani adam 2 yıldı alacağı 1 milyar 600 milyon liralık ücreti şimdiden halkı gerçek sorunlarından uzaklaştırarak hak etmiş(!) görülüyor.
Halk uykudan uyanmaya niyetli değilse, daha nice afyonları yutmak zorunda kalacaktır…
Kurtuluşu ise bir an önce uyanmasında!...
***
MİLLİ EĞİTİM MÜDÜRÜ BU İFADEYİ KULLANDI MI?
Küçükçekmece İlçe Milli Eğitim Müdürü iken 6 ay önce Trabzon Milli Eğitim Müdürlüğü görevine atanan Hasan Uygun hakkında bazı iddialar kulağımıza ilişti. Bizde bu iddiaları kendisine sormak istiyoruz.
Sayın Uygun, Trabzon Milli Eğitim toplantısında, “ ben buraya isteyerek gelmedim. Eski görev yerime nazaran Trabzon benim için bir köy” ifadesini kullanıp, Trabzon’u küçümsediniz mi?
Eğer bu ifadeyi kullandıysanız, kendinizin Çamaş’lı olduğunuzu mu unuttunuz?
Aynı şekilde iddia edilen bu ifadeyi kullandıysanız neden Trabzon’daki görevinizden feragat etmediniz?
Eğer iddia doğru ise; 2022 rakamlarına göre Trabzon’da 630 okul, 140 bin öğrenci ve bu okullarda 12 bin öğretmen görev yaparken, sizin şehir kriterleriniz nelerdir? Zira dünyadaki 25 ülkenin toplam nüfusunun iki katından fazla öğrencinin eğitim gördüğü Trabzon köy ise bu ülkelere bir eğitimci olarak mahalle tanımı mı getireceksiniz?
Sayın Hasan Uygun’dan bu iddaları ivedilikle cevaplandırmasını bekliyoruz?
***
CAMİDE TUVALET ÜCRETİ 8 LİRA OLUR MU?
Geçtiğimiz Pazar günü bir yere gitmiştim… O ara tuvalete gidesim geldi ve kendimi Ortahisar Camii’nin orada buldum. Tuvaletine yöneldim ve bir baktım, “Tuvalet ücreti 8 lira” yazıyor. Girmekten vazgeçtim. Görevli, “Para verme gir ağabey” dedi ama, “Yok kardeşim, Camii’nin tuvaleti parayla, hem de 8 lira olur mu?” dedim ve oradan uzaklaştım. Yolumun üzerinde Tabakhane Camii vardı. Onun tuvalet ücretine baktım ve, 5 lira rakamını gördüm. Birbirine yakın iki Camii bile fiyat dengesi tutturamamış… Ama asıl konu bu değil… Kardeşim bu ülkede Diyanet İşleri Başkanlığı bakanlıklardan bile büyük bütçelerle birlikte bu halk tarafından besleniyor. Her ilde, her ilçede, her köyde Camii Dernekleri çiftçinin ürününe gözünü dikmiştir. Diyelim Trabzon’da fındık harmanda kuruma zamanında bakarsınız ki birçok Camii yardımlaşma ve yaptırma derneği kamyonetleri kapı kapı dolaşır. Topladıkları fındığın kaç kilo olduğunu bile tartmazlar. Bu aldıkları fındığa karşılık her hangi bir makbuz kesmezler. Gerçekte ne olur belli değil o fındıklar!
Neyse…
Her Cuma günü, Camilerde cemaatten para toplanır. “Şu eksiğimiz var, bu eksiğimiz var” denir ve saf inançlı insanların duyguları durmadan sömürülür. Birçok insan da sırf Camii olduğu ve hakkında kötü düşünülmesin diye yardım eder. Oysa kendileri yardıma muhtaçtır… Kurban Bayramında, kurban toplarlar ve daha birçok yardım kuruluşu aracılığıyla bütçelerini devletin tüm bakanlıkları seviyesine çıkarırlar desek her halde abartmış olmayız. Ama bu Diyanet İşlerine Başkanlığına bağlı Camilerin tuvaletleri de halka para karşılığı hizmet verir. Ya kardeşim, imamlarınız, hocalarınız, müezzinleriniz, müftüleriniz ve bilumum çalışanların maaşını zaten bu halk vergileriyle ödüyor. Camilerin hiçbir masrafı Diyanet İşleri’nden alınmaz… Elektriğini halkı vergileri karşılar… İyi de kardeşim, ya bir tuvalet hizmetini sizin varlık nedeniz olan halka nasıl çok görürsünüz?
Yakışık alır mı? Hem de fahiş fiyat uygulamasıyla…
Lütfen biraz özen ve bu halka biraz saygı…
Yorumlar
Kalan Karakter: