BAŞKAN’IN FERYADININ ANLAMI YOK
Trabzonspor Başkanı Ertuğrul Doğan, kulübün aylık dergisine yaptığı açıklamalarda en çok da ekonomik sıkıntılardan söz ederken, bir önceki dönem yanlış transfer politikalarının kurbanı olduklarını dile getirdi. Bu politikalar yüzünden 1,5 milyar liraya yakın bir para ödemelerine rağmen borcu bir kuruş bile geriletemediklerini de açıklamış… Kuşkusuz o transferler yapılırken, borçlanma tavan yaparken kendisi de yönetimin içindeydi. Hem de etkili bir görevdeydi. Hatta ekonominin başındaki isimdi. Neyse bunları bir kenara bırakalım. Başkan Doğan yakınmasında haklı da, bugün de uygulamalarının faturasını gelecek dönemlerde ödeyecekler. Geçen sezondan düşük maliyetli oyuncuları aldıkları için sanıyor ki bunun hiçbir faturası olmayacak. Olacak, hem de çok büyük… Ertuğrul Doğan’a bir hatırlatma yapmak isterim. Atay Aktuğ’un başkanlığı sırasında kulüp Borsa’ya kote edilince borcu sıfırlanmıştı. Hiç kimseye tek kuruş borcu olmadığı gibi kasasına da 7 milyon lira koymuştu. O günün 7 milyon lirası bugünün 700 milyon lirasının çok üzerindedir sanırım…
***
BORÇ SADECE O DÖNEMDE DÜŞMÜŞTÜ
Fakat Atay Aktuğ döneminde başlayan yanlış transfer politikası borcu önce 10 milyon lira civarına, Nuri Albayrak döneminde 40 milyon civarına, Sadri Şener ile birlikte de 173 milyon liraya yükselmişti. Yani Şener bundan 10 yıl önce 173 milyon lira borç bırakmıştı. İbrahim Hacıosmanoğlu ile birlikte başlayan yeni skandal transfer politikasıyla birlikte iki yıl sonra borç 430 milyon liraya, ardından Muharrem Usta’yla da 890 milyon liraya fırlamıştı. Bunlar bile ödenmesi çok zor borçlardı. Tek sebebi de futbolcu transferindeki fahiş hatalardı. Siz göreve geldiniz. Kulübe transfer yasağı konuldu. Altyapıdan gelen Uğurcan, Abdulkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Hüseyin Türkmen ve Abdulkadir Parmak oynamaya başladı. Burak Yılmaz, Onur Recep Kıvrak’a, Vahid Amiri’ye önemli paralar ödenerek kulüple ilişkileri kesildi. Juraj Kucka satıldı. Olcay Şahan da sezon sonunda gönderildi. İlk mali genel kurulda Trabzonspor’un borcu 825 milyon lira civarına inmişti hatırladınız mı? Borç neden düşmüştü? Çünkü yüksek ücret verilen 5 isimle yollar ayrılmış ve altyapıdan gelen neredeyse maliyetsiz gençler kazanılmıştı. Transfer de yapamayınca herkes derin bir nefes almıştı.
***
BÖYLE DEVAM EDERSE DAHA ÇOK BORÇLANIRSINIZ
Ertuğrul Doğan, bir yandan da dövizdeki yükselişten ve bunun sonucu olarak da ödemelerin her gün artmasından dem vuruyor. Bu ülkenin gerçeği değil mi dövizin, faizin yükselmesi… Ekonominin felç olduğunu bilmiyor musunuz? Ülkemizin dış borcunun 500 milyar doları aştığını, artık topraklarının satılma noktasına geldiğinden haberiniz yok mu? Üretime önem vermeyen bir yönetim anlayışıyla birlikte Türkiye’nin bu anlamda her geçen gün biraz daha kötüye gideceğinin farkında değil misiniz? Peki Türkiye üretmediği için ekonomisi felç olurken, Trabzonspor durmadan transfer yaparak nasıl borcunu azaltacak söyler misiniz? Sizin yapmanız gereken tek şey, takımın başına getirdiğiniz Nenad Bjelica’ya, “Şu Hakan Yeşil, Ali Şahin Yılmaz, Emirhan Zaman ve benzeri altyapı oyuncularını adım adım kazanmanı istiyoruz” demekti. Ama ne yaptınız tüm altyapı oyuncularını Pilot Takıma gönderdiniz, gitmeyeni de cezalandırdınız. Bundan 5 yıl önce büyük operasyonu yapan, yıldızlara kapıyı gösterip, altyapıdan oyuncuları oynatma konusunda Ünal Karaman’ın yolunu açan Hayrettin Hacisalihoğlu’nun yüzde biri kadar cesaretiniz yok mu yoksa!
***
BAKIN ADAMLAR TRANSFERİ NASIL BİLİYOR
Fenerbahçe 2021 transfer döneminde büyük umutlarla ve 5 milyon Euro bonservis bedeliyle birlikte İsviçre’nin RedBul Salzburg takımından Mergim Berisha’yı transfer etmişti. Ancak bu isimden doğru dürüst yararlanmayı becerememiş ve sonuçta Almanya’nın Bundensliga ekiplerinden Augsburg'a 4 milyon Euro satın alma opsiyonuyla kiralamıştı. Bu oyuncu geçen sezon Bundensliga’da harikalar yarattı. Süper ligde iş görmeyen oyuncu, Almanya’da zirveye yaklaştı. Bunun üzerine Augsburg Temmuz ayında 4 milyon Euro satın alma opsiyonunu kullandı. Fenerbahçe’de adete bayram yaptı. Peki sonra ne oldu: Ausburg 4 milyon Euro karşılığında bonservisini aldığı Mergim Berisha, Hoffenheim'a sattı. Forvet oyuncusu yeni takımıyla 4 yıllık sözleşme imzaladı. Transferin 15 milyon Euro karşılığında gerçekleştiği açıklandı. Berisha, aynı zamanda Fenerbahçe'den eski takım arkadaşı Attila Szalai ile yeniden buluştu. Bundesliga temsilcisi Augsburg, Mergim Berisha'nın bonservisi için Fenerbahçe’ye kiralama ve satın alma opsiyonu dahil toplam 4 milyon 500 bin Euro ödedi. Augsburg formasıyla Bundesliga'da 23 maça çıkan Mergim Berisha 9 gol, 4 asistlik skor katkısı verdi. Alman forvet Fenerbahçe'de ise toplam 32 maça çıkıp 8 gol, 3 asistlik istatistik yakalamıştı. Bakın Alman kulübünü yönetenler belli ki Hoffenheim’den Berisha ile ilgili teklifi almıştı. Hemen satın alma opsiyonunu kullandı. Bu oyuncudan hem bir sezon yararlandı, hem de 15 milyon Euro’ya satarken tam 10 milyon 500 bin Euro da kar etmiş oldu.
Yani bizimkiler bu tür transfer dehalığından ders alır mı bilemeyiz ama bugünkü gibi devam ederlerse de her geçen gün biraz daha çukura gömülmek durumunda kalmaktan kurtulamazlar.
Yanlış mı?
***
TRABZON MUHALİF SİYASETİNİN YÜZEYSELLİĞİ
Türkiye’de muhalif siyasetine önderlik edenler genellikle kürsüden konuşmayla her şeyi çözeceklerini, ya da halka vaatlerle oylarının renklerini değiştirebileceklerini düşünüyorlar. Ama yine de bu siyasetçiler zaman zaman yolsuzluk, ihalelerdeki fesatlık, fahiş fiyat konularında kamuoyunu aydınlatıcı önemli bilgileri aktardıklarına tanıklık ediyoruz. Gerçi onlar da seçimden seçime sahaya iniyorlar. Gerçek anlamda tüm kitleleriyle işçi ya da köylü eylemlerinin yanında yer almıyorlar. Sendikalarla ortak hareket etmiyorlar. İktidarın koltuğunu adamakıllı sallama konusunda sınıfta kalıyorlar. Ama yerel siyasette birçok açıdan genel siyasetten geride bir eylem takvimi izlendiğini görmek çok daha üzüntü verici oluyor. Yerel muhalefet parti temsilcileri seçimden seçime mahallelere, bazen köylere gidiyor. Birkaç mitinge katılıyor. El ilanları, broşürler dağıtma, şehrin en işlek caddelerinde stant kurmanın ve afiş asmanın ötesine geçemiyorlar. Bir şey söylemek istiyorum.
***
İHALELER TAKİP EDİLİP, ZARAR TESPİTİ NEDEN YAPILMAZ?
Mesela Trabzon’da Bakanlıklar, Büyükşehir Belediyesi, Ortahisar Belediyesi, çeşitli devlet kurumları birçok ihale yapıyor. Yatırımlar oluyor. Bu yatırımların hiçbirinde fahiş fiyat verildiği, halkın değil ihale verilen kişinin korunduğu, devletin zarara uğratıldığı belgeleriyle hiç ortaya konmuş mudur? Yönetimlerinde ya da yönetim dışında olan ama muhalif olan mimar, mühendis, şehir plancısı, ekonomist falan bir araya getirip, bir ihalenin gerçekte ne kadara mal olması gerektiği ama fahiş fiyat uygulamasıyla devletin ve halkın milyonlarca lira nasıl zarara uğratıldığı kalem kalem sıralanmış mıdır hiç? Ben duymadım… Oysa normal koşullarda konunun uzmanı kişiler hangi ihalelerin, ne kadar yüksek fiyatla verildiğini çok rahatlıkla tespit edebilir. Ya da hangi ihalenin kimler aracılığıyla, hangi yakınlara pas edildiğini ortaya çıkarabilir. Ne yazık ki böyle zahmetli işlere hiç kimse bulaşmak bile istemiyor. Oysa politika halkla beraber halk için ve sokakta yapılır. Halkın parası, özgürlüğü korunur ve bunun için de bedel ödenmesi göze alırı.
Bu tür siyaseti ve siyasetçileri çok özledik ve artık sahneye çıkmalarını bekliyoruz….
Yorumlar
Kalan Karakter: