SÜLEYMAN SOYLU İSTANBUL'DAN ADAY
Hangi illeden Milletvekili adayı olacağı uzun zamandan beri tartışma konusu olan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun vilayeti kesinleşti. Soylu'nun İstanbul ikinci bölgeden ilk sırada aday gösyerileceği öğrenildi. Hakkında Trabzon, Samsun ve deprem bölgesindeki İllerden herhangi birinde aday gösterileceği konuşulan Soylu'nun, İstanbul dışında başka bir şehirden aday olmak istemediği ifade etmesi üzerine Erdoğan, tarafından eski seçim bölgesi olan İstanbul'da aday gösterildiği belirtildi.
***
AK PARTİ DE SALİH CORA ŞOKU!
AK Parti Trabzon Milletvekili Salih Cora’nın bugün YSK’ya verilecek olan milletvekilliği listesinde adının olmadığı öğrenildi..
Milletvekili aday adaylığı başvurusunu son günde gerçekleştiren Trabzon Milletvekili Salih Cora’nın listede olmadığını duyan Tonya, Vakfıkebir, Beşikdüzü, Şalpazarı ve Çarşıbaşı Belediye Başkanı’nın AK Parti Trabzon İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun yanına giderek Parti Genel Merkezi’ni uyardığı öğrenildi. Belediye Başkanlarının, “ Salih Cora bizlerin en rahat diyalog kurabildiği ve sorunlarımızı en çabuk halledebilen milletvekili. Salih Bey ile uyumlu bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Lütfen parti genel merkezi ile görüşün. Bu yanlıştan bir an önce geri dönülsün. Yoksa bunu bölgedeki insanlara anlatamayız” dedikleri öğrenildi.
İl Başkanı Sezgin Mumcu’nun genel merkez yönetimine yaşanan bütün bu gelişmeleri aktardığı ve son dakikaya kadar Cora’nın durumu hakkında gelişmeleri takip ettikleri öğrenildi.
Öte yandan Trabzon’da her siyasi parti görüşüne sahip vatandaşlarında takdirini kazanan, TBMM’nin ve Trabzon’un en çalışkan milletvekillerinden bir olan Cora’nın liste de yer almaması durumunda AK Parti’nin Trabzon’da ciddi oy kaybı yaşayacağı ifade ediliyor. Özellikle şehir dışında yaşayan Mustafa Şen ve Vehbi Koç’un ilk dört içerinde yer alması AK Parti seçmenlerini de ciddi şekilde rahatsız ediyor.
***
AK PARTİ’NİN BÜYÜKAYDIN HAMLESİ
AK Parti genel merkez teşkilatı AK Parti eski Ortahisar İlçe Başkanı Yılmaz Büyükaydın’ı bir anda milletvekili sıralamasına koydu. Listenin ilk dört sırasının birirnde yer alması beklenen Büyükaydın’ın milletvekilliği başvurusu bulunmuyor. TFF yöneticiliğinin ardından sessizliğini koruyan ve kendi şirketinde her şeyden uzak ticaret yapmaya çalışan Yılmaz Büyükaydın hatırını kıramadığı insanlar yüzünde aktif siyasete geri döndü. Yılmaz Büyükaydın’ın başta Çağlayan vadisi, Maçka ve Ortahisar’da seçmen üzerinde önemli bir etkisi bulunuyor.
***
TEKNİK ADAMDA BEŞİKTAŞLI AŞKI ŞAŞIRTMIYOR MU?
Tarihinde kendi yetiştirdiği futbolcular ve teknik adamlarla birlikte büyük başarılara imza atan ve Türk futbolunda bir devrim yapan Trabzonspor’un yabancılaşmaya başladığı günlerde ise hep dış transfer ve kendi kentinden olmayan teknik adamları tercihiyle dikkatleri üzerine çekiyor. Tarihi başarıları elde eden yönetimler Ahmet Suat Özyazıcı, Özkan Sümer ve daha sonraki süreçte de Şenol Güneş’i kazanabilmek, “Bizim teknik adamlarımız herkesten daha iyidir” diyerek toplumu bu yönde hazırlamak isterken, ilerleyen süreçte ise, “Bizim teknik adamlarımızdan bir şey olmaz. En iyisi yabancı ya da Türkiye’nin farklı illerinden teknik adamlardır” havası estirildi. Özellikle de Beşiktaş orijinli teknik direktörler ön plana çıktı. Trabzonspor’da 1987 yılında Beşiktaşlılığı ile bilinen Metin Türel Mehmet Ali Yılmaz tarafından geçici olarak göreve getirilmişti.
Sonra uzun süre Beşiktaşlı isimler rafa kalktı. Daha sonra ise Özkan Sümer döneminde Beşiktaş kaptanlığı yapmış Samet Aybaba kurtarıcı olarak iş başı yaptırıldı. Bu isim daha sonra idman sahasından kaçarak Trabzon’u terk etti. Aybaba sonrasında bu kez yine Beşiktaş’ı yüreğinde taşıyan ve Trabzonspor’u çalıştırırken bile, “Bizim Beşiktaş” demekten çekinmeyen Ziya Doğan işbaşı yaptırıldı. Doğan biraz başarı kazanıp Beşiktaş’tan teklif alınca da hemen kaçarak gitmek istedi ama sözleşme gereği güçlükle elde tutulabildi. Bordo-Mavili kulüp bir dönem de Rıza Çalımbay gibi Beşiktaş’ın uzun yıllar kaptanlığını yapan bir isime umudunu bağladı ama beklenen olmadı. Son olarak 2020’de Beşiktaş’tan kovularak ayrılan transfer çılgını Abdullah Avcı Trabzonspor’a gelirken, şimdi de Sergen Yalçın gibi, “Beşiktaş’ın çocuğu’nun ‘kurtarıcı’ muamelesi görmesi hayret uyandırdı.
***
ŞENOL GÜNEŞ NASIL KAZANILDI BİLİR MİSİNİZ?
Trabzonspor yönetimi, teknik direktör arayışı içindeyken, görüldüğü kadarıyla istediği tek şey taraftarların kendilerine yönelecek eleştirilerini öteleyecek bir ismin peşine düştü. Bu doğrultuda yeniden bir yapılanma içinde kendi çocukları akıllarına bile gelmiyor, gelse bile, “Başarısız olursa büyük tepki alırız” mazeretinin arkasına sığınıyorlar. Bu bile yönetimin ayaklarının üzerinde duramayacağının bir göstergesi olarak kabul ediliyor. Burada Bordo-Mavili camiaya damga vurmuş isimlerin başında yer alan Şenol Güneş’in hikayesinden söz etmek istiyorum. Trabzonspor’u yönetenler bilmeyebilir ama ben bir hatırlatma yapayım da öğrensinler. Şenol Güneş, önce Mehmet Ali Yılmaz başkanlığındaki yönetim tarafından 1988’lerde iş başı yaptırıldı. Fakat dönemin sakat ama ismi dünya çapında kalecisi olan Jean Maria Pfaff’a kurban verildi. Daha sezon başlamadan işine son verildi ve Ubrabin Braems iş başına geldi. Güneş büyük bir yıkım yemişti. Ama 1991 yılında Sadri Şener başkan olup, 1992’de Faruk Nafız Özak da asbaşkan olunca Şenol Güneş, Geogres Leekens’in ikinci yılına girilirken yardımcısı yapıldı. Leekens 4 maç sonra gitmek zorunda kalınca da Güneş, teknik direktör oldu. Fakat taraftar ayaklandı.
Güneş’e karşı inanılmaz bir tepki, protestolar oldu. Tesisleri basan taraftarlar arasında çok tanınan, bilinen isimler de vardı. Şenol Güneş’i idman sahası içinde neredeyse döveceklerdi. Birçok idmanda sahanın üstündeki tribünlerden protestolar yedi. Ama direndi. Sadri Şener, Faruk Nafız Özak ve Kenan İskender de Güneş’e büyük destek verdi. Sadri Şener istifa edip, Faruk N. Özak başkan olduktan sonra da Güneş’e karşı tepkiler hiç dinmiyordu. Bu arada takım başarısız olduğunda da Şenol Güneş hep istifa etmek istedi. Tam 3 kez ayrılma noktasına geldi. Ama Faruk Nafız Özak ve Kanan İskender her defasında evine gidip, onu ikna ettiler ve idmana çıkarmayı başardılar. Bu böyle sürdü gitti ama kimse Güneş’i taraftar tepkisine yem etmedi. İşte o aşamadan sonra Türkiye’nin en iyi teknik direktörlerinden biri olarak Şenol Güneş kabul edildi. Trabzonspor 1996’da devleti yönetenlerin hışmına uğrayarak şampiyonluğu kaçırırken ama Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Türkiye Kupası’nı alırken takımın başında Şenol Güneş vardı. Yine 2004-2005’de iktidar,TFF, MHK ve Cem Papila ile şampiyonluk gasp edilirken de Güneş takımın başındaydı. Ve 2010-11’de şike ile Fenerbahçe şampiyon yapılıp, 82 puanla Trabzonspor averajla şampiyonluktan edilirken de yine Şenol Güneş ismi Bordo-Mavili takımın kulübesindeydi.
Bu örnek, bugünü yönetenlerin kulağına kar suyu kaçırır mı bilmem ama ben bir tarihsel gerçeği hatırlatayım da, duyup duymamak size kalsın…
Yorumlar
Kalan Karakter: