İstanbul Beylikdüzü Belediye Başkanı Çalık: “Vatandaşımın ferasetine inanıyorum”
Ali Öztürk: Trabzon'da bir siyaset programında sizlerle birlikteyiz. Aslında belki bir başka zamanda hizmetlerini konuşacağız. Program konuğumuz Beylikdüzü Belediye Başkanı Sayın Murat Çalık. Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun Trabzon mitingi hepinizin bildiği gibi 4 Nisanda gerçekleşti. Sayın Çalık sık sık Trabzon'u ziyaret eden, ailesi halen Trabzon'da yaşayan Trabzon'la da irtibatını hiç kesmeyen bir belediye başkanımız.
Ali Öztürk: Sayın Başkan önce ne gördünüz mitingde? Bir değerlendirme alalım.
Murat Çalık: Ben Trabzon'u son dönemde bu kadar hareketli görmemiştim. Miting alanı gayet iyiydi. Gayet güzel bir kitle vardı. Trabzon insanı ne söylenecek diye merak etmişti. Onu görüyorum. Genel Başkanımız 13’üncü Cumhurbaşkanı gözüyle bakıyoruz biz kendisine. Umarım memleketimiz için hayırlı işler yaparız. Ben tabii Cumhuriyet Halk Partili bir bireyim ve Beylikdüzü'nde yaklaşık 412 bin insanı ve bir kenti yönetmeye gayret ediyorum, çaba gösteriyorum. Biz hep şunu söyledik. Biz ne yapacaksak hak için yapacağız, vatandaşımız için yapacağız. Genel başkanımızın dünkü performansı çok iyiydi. Ekrem Başkanımızın dünkü performansı, o da Cumhurbaşkanı Yardımcısı olarak tariflendi. Bence çok iyiydi, zaten bu toprakların bir evladı Ekrem İmamoğlu. Ekrem İmamoğlu'nun yaptıklarını, başarılarını zaten Trabzon halkı biliyor. Sahip de çıkıyor. Genel Başkanımız da aslında sahneye davet edilirken Trabzon dünürü diye davet edildi, oğlunun eşi Trabzon kızı. Zaten bizim yörenin insanlarını da bilirsiniz kadınlar baskındır. Yani biz öyle büyüdük benim mesela babaannem çok eski Osmanlı kadınıydı, böyle otoritesi o evdeki düzeni sağlayan, annemde de aynı şeyleri biz gördük. Dolayısıyla Trabzon kadını biraz daha baskındır. Çok güzel anekdotlar da vardı aslında. Bir tane teyzemiz hemen bizim önümüzden geçti. Sonradan da basına düştü. Köyden gelmiş, köyün o kır çiçeklerini, bahar çiçeklerini toplamış. Ama soldular diye üzülüyordu ama onu da Genel Başkanımıza hediye etti. Bence memleketin güzelliklere ihtiyacı var. Ben hep onu söylüyorum. Memleketin bahara ihtiyacı var. Güzel şeyleri vatandaşa sunmaya ihtiyacı var memleketin. Dolayısıyla biz hep şunu arzu ettik yaptığımız işlerde; vatandaşın hayrına olan işleri yapalım. Vatandaş bize bir emanet veriyor. Şehri emanet ettiler. Bana Beylikdüzü'nde. Burada çalışan arkadaşlarımız var. Herkes açısından bunu söylüyorum. Siyaset ötesi bazen davranabilmeyi becerebilmek lazım. Biz mesela bir 6 Şubat'ta Türkiye'yi derinden sarsan ve 11 ili il’i etkileyen bir afet yaşadık. Bazen bakıyorum. Millet bu sınavdan geçti o dayanışmasıyla. Ben Beylikdüzü'nde onu gördüm ki Türkiye'nin dört bir yeri de aynı. Herkes aynı. Arzuyla ve istekle davrandı. Ama kurumlar ve siyasetçiler olarak bizler acaba sınavı geçebildik mi? Bunu bir düşünmemiz lazım. Ben çoğu zaman aynaya bakarım. Hiç başkasını eleştirmem. Hacı Bektaş'ın çok güzel bir sözü vardır ‘Ne arıyorsan kendinde ara.’ Ben kendimde aramaya gayret ederim. Bu topraklarda o kadar güzel insanlar yetişti ki bu topraklar... Hazreti Mevlana'nın mesela yedi öğüdü var. Ne diyor: ‘Kusuru örtmede gece gibi ol’ diyor. Hata da yapabiliriz insani olarak. Ama gece gibi olmamız lazım. Benim duam hele bu uhrevi ayda duam şudur ki; inşallah siyasetin dilini değiştiririz. Umarım memleketin ya iktidarının değişip değişmemesinden ziyade aklının değişmesi lazım. Yönetim aklının o kamu aklının hakim olması lazım, kamu aklının. Biz umarım bunu yaparız.
Ali Öztürk: Açar mısınız onu? Kamu aklı derken toplumsal hoşgörüyü mü kastettiniz?
Murat Çalık: Kamu aklı derken bir taraftan toplumsal hoşgörü ama bizim bazı geleneklerimiz var, bizim örfümüz var, adetimiz var. Biz misafirperver de insanlarız.
Ali Öztürk: Az önce Mevlana'nın saydığınız, söylediğiniz o özellikleri mi? Kamu aklı dediğiniz şey? Bu mu?
Murat Çalık: Aslında kamu aklından şunu kastediyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi'nin evladıyım. Onur duyuyorum, onun bir evladı olmaktan. Çünkü dedemin partisi bir taraftan da. Sadece bunun için değil ama. Memlekete güzel işler yapacağına inandığım için de bu siyasi kadronun içerisinde yer alıyorum. Ben Cumhuriyet Halk Partisi rozetiyle seçime girdim. Seçimi kazandım. Ve şu an burada ne var? Türk bayrağı... Ben vatandaşa hizmet ediyorum. Benim için iki vazgeçilmez vardır. Bir tanesi Misak-ı Milli sınırları içerisinde üzerine basmış olduğumuz toprak ve bu toprağa bizim için vatan yapan bayrak. Başka bir değerim yok. Yani siyasi görüşlerimiz ne olursa olsun bize genel başkanımız şunu söyledi, kazandığımızda ya siyasi rozetlerinizi çekmeceye koyacaksınız. Kamu aklıyla kamu vicdanıyla bu millete kamu ahlakıyla bu millete hizmet edeceksiniz. Ben hiç kimseyi ayırmam. Siyaseten yani benim bölgemde vatandaşımızı ayırmayız. Ben mesela afet anında bize Hatay tariflendi. Ben Hatay'da İskenderun'a gittik Beylikdüzü olarak. ‘Beylikdüzü tek yürek’ deprem oldu, 06.30’ta afet koordinasyon merkezinde Kaymakam Bey, Beylikdüzü Belediye Başkanı oturduk. Kamu aklı odur. İş birliği yapabilmektir kamu aklı. Biz bunu bütün olmak için, vatandaş için çalışmaktır.
Ali Öztürk: Çok pozitif bir yapınız var. Belediyede zor olmuyor mu belediyecilikte bu iş? Zor değil midir? Yani çok çeşitli insan türleri var yani. Çok çeşitli insan karşılaşıyorsunuz.
Murat Çalık: Ekrem Başkan'ın zamanında da ben teknik koordinatörüydüm. Şehir plancısıyım ben. İstanbul'un ilk kez ilçelerinde bir şehir plancısı belediye başkanı oluyor. Tabii problemli olan vatandaşlar daha çok gelirdi. Ekrem Başkan yönlendirirdi, şu diyalogları çok yaşadım vatandaşla; seninle kavga etmeye geldik ama sen kavga ettirmiyorsun bizi, olmaz o kadar... Yapamayacağımız işler de vardır. Yani yerel yönetici ben hiç kimseye yapamayacağım bir işle ilgili söz vermedim bugüne kadar. Söz de vermem, benden söz alamazlar ama yapabileceğim bir iş için kellemi ortaya koyarım. Yasal, hukuksal çerçevesi sıkıntı yaratmayan ama bana çok insan şunu demiştir ‘senle kavga etmeye geldik. Sen bizi öyle bir anlattın ki olmazı, sana kızamıyoruz deyip geri çıkan arkadaşlar olmuştur. Ben hep kalpten konuşurum. Yani kalple konuşmak başka bir şeydir. Benim kalbim ağzımdadır. Kalple duymaya gayret ederim. Şimdi kulak ne işe yarar? Duymamızı sağlar ama kalple anlarsınız söylediğinizi.
Ali Öztürk: O zaman sizin çok tesirli oluyor sözünüz. Ama kalp kalpten gelen elbet yürekten konuşmak gerçekten tesirlidir.
Murat Çalık: Dün genel başkanımızın hem mitingde hem de iftar programında yaptığı konuşmayı çok kalpten buldum, çok etkili konuşmalardı. Ben o konuşmaların içinin böyle bir derinlemesine hele iftar yemeğinde muazzam bir konuşmaydı, çok derinliği olan bir konuşmaydı. Belki böyle al o konuşma metnini bir yerlerde konu olarak işle. İnsanların böyle kalbine nakşetmesi gereken işleri söyledi Genel Başkanımız.
Ali Öztürk: Sayın Kılıçdaroğlu seçimi alabilecek mi? Size göre rahat mı alacak? Zor mu alacak?
Murat Çalık: Seçimler kolay olmaz... Zordur. Zorlukların sonunda güzel bir yere çıkarsınız. Her zorluğun sonu rahattır. Ben Genel Başkanımızın performansını, söylediklerini o içten gelen duygusuyla vatandaşa temasını çok değerli buluyorum. Çok güzel açılımlar yaptı aslında yani Cumhuriyet Halk Partisi tarihinde de çok farklı bir siyasi metodla işler yürüttü. Şu an aslında ortak akılla bir masa kurdu. 6’lı masa olarak nitelendirdiğimiz masa aslında ortak aklın temsilcisi. Bu ortak aklı unutmamamız lazım. Yani siz bir şey düşünebilirsiniz, ben farklı bir şey düşünebilirim ama bir araya geldiğimizde o sinerji bambaşkadır. Türkiye'nin de ben bu sinerjiyi kullanması gerektiğini düşünüyorum. Yani zordur. Bir insanın her şeye karar verebilmesi gerçekten güçtür. Mesela ben belediyeyi yönetiyorum ama kararlarımı tek başıma almıyorum, alamam. Mümkün değil. Meclisiniz var. Beni mecliste ne diye eleştiriyorlar biliyor musunuz? Cumhuriyet Halk Partili arkadaşlar ‘bize şey söz hakkı vermiyorsunuz. Demokratik davranmaya davet ediyorum sizi’ şeklinde eleştiriler. O kadar çok söz hakkı vermeye gayret ediyorum. Çünkü eleştiriden beslenen bir adamım. Eleştiri size kendinizi düzeltme imkanı sunar. Yapıcı olan eleştiri emin olun o fark edilir. Diğer türlüsü başka bir şeye dönüşüyor zaten. Ama bugün bizim burada hiçbir farklı cümleyi ifade edemeyecek noktaya gelmemiz çok düşündürücü. Ya Türkiye'nin geleceğinin çok aydınlık olduğunu düşünenlerdenim. Çünkü gençleri görüyorum. Hani o Z kuşağı diye nitelendirdiğimiz gençler var ya, hani duyarsız... 6 Şubat'ta o ilk gece 11 tane TIR’ı elleriyle yüklediler, bakın Beylikdüzü'nde 11 tane... Gençler yaptı bunu, gençlerimize ben çok güveniyorum.
Ali Öztürk: Cevabımı alamadım halen. Kaçta kazanacak Kılıçdaroğlu?
Murat Çalık: Ben 61 olsun isterim.
Ali Öztürk: Birde Trabzon rakamı alalım sizden...
Murat Çalık: Trabzon’da da 6 olsun isterim. İçimden geçeni söyleyeyim, vatandaşımız mutlaka takdir edecektir. Ben vatandaşın ferasetine çok inanan bir insanım hiç yanıltmadı beni.
Kaynak: www.gunebakis.com.tr
Yorumlar
Kalan Karakter: