G.SARAY BAKAMBU İÇİN NE KADAR ÖDEDİ?
Trabzonspor’un ilginç bir özelliği bulunuyor. Birkaç futbolcu hariç, oyuncu satarken, neredeyse değerleri sıfıra indirgeniyor ama oyuncu transferine sıra geldiğinde her biri altın muamelesi görüyor. Oysa kulüp doğru hamlelerle yönetildiğinde ve ayrıca marka değeri kullanarak futbolcularını pazarlamada piyasaya göre hareket ettiğinde bambaşka bir tabloyla karşı karşıya gelinmesi kaçınılmaz olacak. Bir kere alacağı oyuncuların değerini alabildiğine düşürme becerisi göstermek, satacağı futbolcuları da pırlanta misali değerlendirmek, birer yönetim vizyonudur. Bu vizyonu olmayan yöneticilerin kulüplerini zarara uğratmaktan başka yapacakları bir şey yoktur. Bakın birkaç örnek vereyim. Trabzonspor, Premier Ligde küme düşen Sauthampton’dan 30 yaşında ve bu ekipte doğru dürüst forma bulamayıp, gözden çıkarılmış Mislav Orsic için tam 2,5 milyon Euro bonservis bedeli ödedi. Oyuncunun kendisine de yıllık 1 milyon 600 bin Euro vermeyi göze alabildi. Benzer şekilde Benkovic de ederinin çok üzerinde bir maliyetle Bordo-Mavili renklere katıldı.
Peki bir de Galatasaray ne yaptı bir bakalım… Daha önce Halil Dervişoğlu gibi 23 yaşında, Türkiye A Milli takımında defalarca oynayan ve yine bu potansiyeli barındıran Preimer Lig ekibi oyuncusunu sadece 500 bin Euro bonservis bedeliyle renklerine katarken, futbolcuya da sadece 20 milyon lira yıllık vermeyi taahhüt etti. Yani 750 bin Euro… Şimdi de Cedrid Bakambu’yu renklerine bağladı. Bursaspor’da yıldızı parlayan kongolu futbolcu, Villareal’e yüksek bir bedelle transfer olmuş, İspanya’da isminden çok söz ettirmişti. Ardından Çin kulübü Gouan’a, oradan da Fransa’nın önemli kulübü Marsilya’ya transfer gerçekleştirdi. Sonra Al-Nasr’da forma giydi ve son olarak Yunanistan’da Olimpiakos’da hem takımı şampiyon yaptı, hem de gol kralı oldu. Her oynadığı kulüpte de üst seviyedeydi. Ancak Galatasaray sözleşmesi 2025’te bitecek bu isim için 700 bin Euro bonservis bedeli ödedi. Kendisine de yıllık 1,5 milyon Euro ödeyecek. Bu oyuncu, ekonomik durumu Trabzonspor’dan çok çok daha iyi olan, gelirleri füze misali fırlayan, Galatasaray’a hem de son yılında gol kralı unvanıyla bu rakamlara mal oldu. Aynı Bakambu’yu Trabzonspor almak isteseydi, nasıl da allandırılıp, pullandırılıp, iki katı fiyata getirilirdi kim bilir?
Biraz dikkat, biraz sabır ve biraz da vizyon lütfen…
***
BONSERVİS ÖDÜYORSAN SÖZLEŞME UZUN OLMALI!
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin, Hollandalı futbolcu Bosman’ın başvurusunu değerlendirerek, sözleşmesi biten futbolcuların, kulüplerinden izin almadan istedikleri takımlara transferlerini yapmalarını olanak sağlayan kararından sonra, futbolcuların, kulüplerin kölesi olmaktan kurtulmasına sebep olurken, bu kez kulüplerin büyük mağduriyet yaşamasının kapısını araladı. Artık futbolcu için her şey paraydı ve istediği gibi at koşturuyordu. Hani neredeyse kulüpleri koruyacak hiçbir yasa, yönetmelik kalmamışken, ,futbolcular ise piyasayı avuçlarının içine almışlardı. Ama buna rağmen yine de kulüplerin çıkarlarını koruma adına birleşmeleri, ortak kararlar almaları gerektiği gerçeğini unutmamak gerekiyor. Ne yazık ki kulüpler kendi aralarındaki rekabetten ve kötü yöneticilerin tutumlarının sonucu, süreci lehlerine çeviremedikleri gibi, futbolcuların oyuncağı haline gelmekten de kurtulamıyorlar. Hele bu kulüpler, bir de kötü yöneticilerin eline kalmışsa… Bu bağlamda Trabzonspor’un özellikle Özkan Sümer yönetiminden sonraki durumuna baktığımızda kulübün çıkarlarından daha çok futbolcular için çalışan sistemin oyuncağı haline gelindiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.
***
BU İSİMLERİN SÖZLEŞME SÜRELERİ NEDEN KISA?
Dünya’da birçok kulüp, özellikle sözleşmeli ve bonservis bedeli ödeyeceği oyuncular için kılı kırk yarıyor. Bir kere sağlık kontrollerini en ince ayrıntısına kadar gerçekleştiriyor ve en küçük bir riski bile göze almıyor. Ayrıca bu bonservis ödenen isimlerle en genel olarak 5 yıllık sözleşmeler yapılıyor. Hatta 5+1 ya da 2 gibi çok daha uzun sözleşme yapanlar da bulunuyor. Son olarak Real Madrid, Arda Güler’e 5+1 yıllık sözleşme yaptı. Peki Trabzonspor ne yapıyor. Bakın Bakasetas’ı 2,5 sezon önce Alanyaspor’a 3 milyon Euro ödeyerek transfer etti ama 3,5 yıllık sözleşme yaptı. Şimdi aradan 2,5 yıl geçmeden bu oyuncuyla yeni sözleşme yapmak için adeta geceler gündüze katılarak çalışılıyor. Oysa Bakasetas ile 4,5 yıllık sözleşme yapılsaydı ya da 5,5 yıl gibi bir süre istenseydi, en az iki yıl daha keyifle bu oyuncunun oynamasını izleyecekti. Ya da eğer iyi bonservis ödeyen kulüp bulunursa satarak kasasını dolduracaktı. Aynı şey Siopis için geçerli… Bu isim için de bonservis ödendi ama 3 yıllık sözleşme yapıldı. Neden ki? Siopis’e dünya kulüpleri talipti de, iknası zor muydu? Hayır değil mi? Sadece yönetim öngörüsüzlüğü ve sonuçta Siopis de gelecek sezon serbest kalacak.
***
FUTBOLCULARA GÜVENMİYORSANIZ NEDEN ALIYORSUNUZ?
Trabzonspor bu sezon da Mislav Orsic için yüklü bir bonservis öderi ama 2+1 yıllık sözleşme yaptı. Ve yine Tonio Teklic’e de yapılan bonservis ödemesine karşın 3 yıllık transfer olarak kayıtlara geçti. Bu kısa sözleşmelerin sebebi büyük ihtimalle, “Ya tutmazsa” şeklinde bir düşüncedir. Tamam da eğer bir oyuncuya güvenmiyorsanız, bu isimle ilgili geniş çaplı araştırmaların sonunda, “Trabzonspor’da uzun süre rahatlıkla oynayabilir. Sakatlık riski de çok düşük” şeklinde bir rapora sahip değilseniz, neden transfer edersiniz ki? Mecbur musunuz futbolcu transferine… Yani iki yıl önce orta sahada Abdulkadir Parmak, Berat Özdemir gibi isimler bulunurken, Siopis’e ne kadar mecburdunuz. Ya da bu sezon elinizde Trezeguet varken, OIrsic’in alınmasının sebebi ne ola ki? Yani, “Aman kaçırırsak solumuz felç olur” diye bir durum söz konusu değil haksız mıyım? Peki orta sahanın her tarafı oyuncu kaynarken, 10 numara pozisyonunda oynayacak yıldız düzeyde 3 isim varken, Teklic’iin alınmasının sebebi ne? Hadi alında, 23 yaşındaki bir oyuncuya neden 3 yıllık sözleşme yapılır ki? Anlayan beri gelsin!!! Sonuç olarak söyleyeceğim şudur ki; Transfer edeceğiniz oyuncuyu çok iyi tahlil edip, riskinin en düşük seviyede olduğunu belirledikten sonra, eğer bonservis bedeli ödüyorsanız, mutlaka uzun süreli sözleşmeler yapmalısınız. Aksi takdirde kulübü her zaman zarara uğratırsınız.
Umarım beni anlarsınız!!!
***
SÖMÜRTÜLEN NEDEN HEP TRABZONSPOR?
Trabzonspor son yıllarda adeta kardeş takım ilan ettiği kulüplerden aldığı ya da sattığı veya bedava gönderdiği oyuncularla kardeşlik bağları kurmuş gibi bir görüntü veriyor. Ancak bu bağlar daha çok Bordo-Mavililerin zararına, diğer kulüplerin yararına gerçekleşiyor. Trabzonspor’u yönetenler, sanki oyuncu verdikleri ya da aldıkları kulüpleri koruyormuş gibi bir izlenim bırakıyordu. Bu bağlamda daha önceki yıllarda Ankaragücü, Gençlerbirliği, Kayserispor gibi kulüplerden akıl almaz şekilde yüksek maliyetli oyuncular alınıyor ve bunların neredeyse hiçbiri bir işe yaramıyor ve zarar hanesine yazılıyordu. Son yıllarda Kasımpaşa’dan alınan futbolcular konusunda benzer durum yaşandı. Bir alt ligden Altınordu’dan alınan ama işe yaramayan ve sonra da bedava gönderilen futbolcular da bu ilişkilere bir örnek olarak gösteriliyor.
***
HİÇBİR OYUNCUDAN BİR LİRA KAZANILMADI
Tüm bu gerçekler yaşanırken, son zamanlarda da bir Adana Demirspor’a jest yapma noktasında işlerin yürütülmesi anlaşılması zor bir durum olarak kabul ediliyor. Bordo-Mavililerin altyapısından yetişen Samet Akaydın’ı transfer eden Akdeniz ekibi, bu ismi Fenerbahçe’ye 4 milyon Euro’ya yakın bir rakama satarak büyük kar elde etti. Geçen sezon ise Fransa’dan transfer edilen Yusuf Sarı, altyapıdan yetişen ve alternatif olabilecek sol bek Abdurrahim Dursun ve Altınordu ile büyük kavgalarla transfer edilen Salih Kavrazlı, Adana Demirspor’a bedava gönderildi. Yani hediye edildi. Son olarak da sözleşmesi feshedilen Dorukhan Toköz bu kulüple imza attı. Son bir yılı sakat geçiren ve yattığı yerden para kazanan Dorukhan’dan bile bir lira para kazanma yoluna gidilmemesi de, “Adana Demirspor’a bir jest daha” yorumuna neden oldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: