KILIÇDAROĞLU KOLTUK UĞRUNA CHP'Yİ TÜKETİYOR
Günlerdir yazmak istiyorum ama, 'Hele dur bir bakalım' diyerek susuyorum. Ülke Recep Tayyıip Erdoğan ve onun yancılarının yaktığı cehennem ateşinde adeta kavrulurken, böyle bir dönemde Kemal Kılıçdaroğlu'nu gündeme getirmenin bir yararının olmadığını düşündüm. Ama artık yeter... Yazmazsam kendime saygımı yitiririm. Kılıçdaroğlu, CHP Parti Meclisi toplantısında yoğun tartışmalar arasında, "Partinin ilke ve değerlerine bağlı, partiyi ileriye götürecek geçmişi temiz biri çıkarsa hemen bırakırım" dediği ifade edildi. Bu haber gazetelerde, TV'lerde yayınlandı ve yalanlanmadı. Geçtiğimiz günlerde, aynı Kılıçdaroğlu, "‘On cephede yara almış komutan savaşa devam eder mi? Eder!” ifadelerini kullandı. Önce sondan başlayayım... Sayın Kılıçdaroğlu, siz 10 cephede yara alan komutan değilsiniz. 12 seçimi, yani savaşı kaybetmiş genel başkansınız. Bunu önce böylece bilin ve beyninize kazıyın. Bir savaşta iki cephede savaş kaybeden komutanın rütbeleri sökülür, hatta askerlikten men edilir. Nasıl bir pişkinlik ki, tüm kaybettirdiklerinizi unutturmaya çalışabiliyorsunuz. Gerçekten hayret ediyorum.
***
13 YILDIR GENEL BAŞKAN AMA GÜVENECEĞİ İSİM BULAMIYOR!
Şimdi de ilk sözünüze bir iki laf edeyim. Siz w CHP'yi tam 13 yıldır yönetiyorsunuz. Kadroları belirliyorsunuz, A takımınız emrinizde, grup başkan vekilleri, genel başkan yardımcıları falan atıyorsunuz. Ve şimdi çıkmış diyorsunuz ki, "Partinin değerlerine ve ilkelerine bağlı, partiyi ileri götürecek, geçmişi temiz bir kişi bulursam bırakırım.' Bir genel başkanının, kendi partisinde geçmişi temiz, parti ilkelerine ve değerlerine bağlı bir tek insan bulamadığını söylemesi bu partiyi yok saymaktan başka bir anlam taşımaz... Tüm CHP'lilerin bu sözü iyi düşünüp tartması gerekiyor. Tam 13 yıldır genel başkanlık yapan bir kimlik ve daha önce kaç kez vekil seçilmiş, grup başkan vekilliği yapmış kişi partinin ilkelerine ve değerlerine bağlı, bu partiyi ileri götürecek ve geçmişi temiz bir isim dahi bulamıyor. Bu aslında tüm CHP'lilere büyük bir hakarettir, saygısızlıktır. Kaldı ki, Laiklik elden gitme noktasına gelmişken, kaç yıldır gerçek bir kitlesel eylemlerle iktidara haddini bildiremeyen siz mi partinin ilkelerine ve değerlerine uygun davranıyorsunuz. NATO'nun genişlemesini isteyen bir kimlik sergilediniz. Oysa biz CHP'yi bırakın NATO'nun genişlemesini, lağvedilmesini isteyen bir siyasi parti olma iddiasında bilirdik. Hatta ABD üstlerini kapatma arzusunda olduğunu sanırdık.
***
BU MU SOSYAL DEMOKRAT PARTİNİN GENEL BAŞKANI?
ABD'ye gidip 6 saat kaybolan ama bunu gerçekçi bir şekilde açıklayamadınız bile... Recep Tayyıp Erdoğan, ABD'ye gittiğinde, "Emperyalistlerden destek istiyor" diye isyan ederken, sizin seçimlere kısa bir süre önce ABD'ye gidip, burada birtakım kuruluşlarla toplantılar yapmanız mı CHP'nin ilkeleriyle örtüşüyor?Dünyanın en kirli parasını elinde bulunduran (Çünkü tüm dünya halklarını sömürerek, kanını emerek ve kara paracıların paralarını aklayarak korkunç zenginliğe ulaşmış insanların paralarını bulundurduğu ülkelerin başındadır bu ülke) para baronlarının cirit attığı İngiltere'den 300 milyar Euro kaynak bulmak mı CHP ilkelerine bağlı olmak... CHP'nin 1930'lu yıllarda başlayan devlet yatırımlarıyla, hatta yabancı yatırımları da satın alarak ülkeye kazandıran kadrolara bir bakın, bir de sizin seçim boyunca devletin fabrika kuracağını hiç söylediniz mi? Ancak yabancı sermayenin ve yerli işbirlikçilerinin önünü açacak uygulamalardan, yasalardan, anayasa güvencelerinden söz ettiniz. Yani bugünün küresel sermayesi ve onun yerli işbirlikçilerinin yatırımını savunmak mı CHP'lilik? Cumhurbaşkanlığı yarışı başlamadan önce adaylık konusu tartışılırken, "Kişiler önemli değil, sistem değişecek" dediniz... Her konuşmanızda hep sistemden dem vurdunuz, kişilerin hiçbir önemi olmadığını ifade ettiniz. Siz bu sözünüzde samimi olsaydınız, bir kişi olarak kendinizi bu kadar önemsemezdiniz, dünya tarihinin en eski partilerinden biri olan CHP'nin kadrolarına ve tabanına, bir de tüm halka güvenirdiniz. Başkalarının ismi tartışılırken, 'sistem' diyen siz, sistem tartışılırken ise, "Ben ben" demekten geri durmayarak aslında nasıl da çelişkilerle dolu olduğunuzu gösteriyorsunuz.. CHP'nin ilkeleriyle bağdaşıyor mu bu tavrınız?
***
SOL İLE TÜM BAĞLARI KOPARDINIZ, SAĞA YELKEN AÇTINIZ!
Cumhurbaşkanlığı seçiminde tüm kamuoyu yoklamalarında kazanma şansı sizden kat kat fazla olanların önünü tıkayıp, ülkenin bugününü ve geleceğini kaybetme pahasına kendi adaylığınızı dayatmanız mı partinizin ilke ve değerlerine sarılmak? Beş partiyle ittifak yaparken, bunlar arasına bir tek sosyalist partiyi bile katmayı düşünmemek, CHP'yi sağın ve dinci siyasetin payandası haline getirmek mi bu partinin değerlerine bağlı bulunmak... Aylarca toplanıp Bin 200 maddeye yakın bir mutabakat metni hazırladığınız partilerin bile haberi olmadan Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile gizli protokol yapmak mı CHP'nin ilke ve değerlerine sahip olmak? Ilımlı İslamcı Ekmelettin İhsanoğlu'nu aday gösterip sonra da halka, "Gidip tıpış tıpış oy vereceksiniz" demek mi CHP'nin değerlerine sahip olmak.. Aslında taaa devlet içindeki bir takım güçlerin kendisine belgeler verip, AKP'li isimleri yıpratarak, vitrine çıkmasının sağlandığı ve ardından Deniz Baykal'a kurulan kaset kumpasıyla CHP'nin Genel başkanlığına 'temiz ve heyecan verici aday' olarak çıkarıldığı günlerden başlayıp, bugüne gelmek gerek ama neyse...
***
GENÇLERE HİÇ GÜVENMİYORMUŞSUNUZ!
Çok uzatmayayım ve sizlerin de başını şişirmeyeyim. Cumhuriyet Halk Partisi tabanı, tüm bu ifadelerden bir sonuç çıkarıp, Kemal Kılıçdaroğlu'nu partinin başından göndermez ve torunlarını sevme noktasına getirmezse, kusura bakmasınlar ama Recep Tayyıp Erdoğan'a biat etmiş kitleleri cehaletle suçlayıp eleştirmesinler. Seçimden önce sayısız hata yapan Kemal Kılıçdaroğlu, belli ki Türkiye'nin kurucu partisi CHP'yi, Ana Muhalefet Partisi olmaktan da men etmek için elinden geleni yapıyor. Bakın Kemal Kılıçdaroğlu, demokrasiden biraz nasibinizi almış olsaydınız eğer 12 değil, 2 seçim kaybettiğinizde kenara çekilmeyi bilirdiniz. 75 yaşına gitmişsiniz hala hırs, hala ego, hala, 'ben.... ben... ben' Bilir misiniz, Mustafa Kemal Atatürk, onca büyük savaş ve badireyi atlattıktan sonra Cumhuriyeti kurduğunda 43 yaşındaydı... İsmet İnönü onca savaştan, onca çileden, acıdan çıktıktan sonra 41 yaşında başbakan oldu...'Gençler, gençler, gençler" diye meydanları inlettiniz ama ne yazık ki gençlere hiç güvenmiyorsunuz. Türkiye AKP iktidarı döneminde çok sayıda kitlesel eylemlere tanıklık etti. Cumhuriyet Mitinglerini ve tarihi Gezi Eylemlerini unutmadık değil mi? İktidarı sallayan, sistemi yerle bir edecek kadar geniş halk yığınları katıldı o eylemlere... Bir siyasi parti olarak bırakın bu eylemleri örgütleyip, AKP iktidarını yıkmaya çalışmayı, daha sonraki süreçte toplumu adeta alıklaştırma yoluna gittiniz.
***
HALKIN TEPKİSİZLİĞİNİN SEBEBİ SİZSİNİZ!
Halk her tepki koymak istediğinde, "Aman sokağa çıkmayın, terörist damgası yersiniz", "Aman eylem yapmayın, Recep Tayyıp Erdoğan'ın eline koz verirsiniz", "Aman sesinizi çıkarmayın, hapse atılırsınız", Sakın sokağa çıkmayın, biz bunları sandıkta göndereceğiz" diye diye, sizin gibi hareket eden diğer muhalif parti genel başkanlarıyla birlikte bu halkın eylem yapma heyecanını, isteğini, arzusunu, iradesini yerle bir ettiniz. Sinmelerini sağladınız. Şimdi her şeyleri elinden alınmış olmasına rağmen halk, büyük yığınlar halinde sokağa çıkmıyorsa, bunun sorumlusu başta siz ve diğer bürokrat kılıklı muhalif parti liderleri ve kadrolarıdır. Siz, bir bakan ya da önemli bir koltuğu işgal edenlerin fahiş yanlışlarından sonra istifa etmediklerinde, "Koltuktan kalkamayanlar, altına pislemiştir" şeklinde bir sözünüz vardı, sürekli kullanırdınız. Ben de size aynı sözle sesleniyorum Sayın Kılıçdaroğlu; "Altınızı mı pislettiniz, koltuktan kalkmamak için neden bu kadar direniyorsunuz?" En son söz de CHP tabanına... Eğer Kemal Kılıçdaroğlu'nu genel başkanlık koltuğunda oturtmaya ve siyaset yapma anlayışını aynen sürdürmeye devam ederseniz, önümüzdeki ilk seçimlerde yüzde 15'in altına inersiniz. Sonra da parçalanıp, gidersiniz ve sonuçta Recep Tayyıp Erdoğan'ın ömrü boyunca hayalini kurduğu eylemi sizler kendi ellerinizle gerçekleştirir, tarihin en büyük mutluluğunu altın tepside kendisine sunarsınız.
Yorumlar
Kalan Karakter: