MUSTAFA BIYIK’IN CEVAP VERMESİ GEREKEN SORULAR
Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık, İYİ Parti genel kurulunda Koray Aydın’ı desteklemiş, Aydın seçilemeyince de partiden istifa edeceğini dile getirmişti. Bıyık, sosyal medya ve basın kuruluşlarına yaptığı açıklamada Koray Aydın’a karşı duyduğu vefayı vurgulamış, istifa etmek istemesinin arkasında da bu vefasal duygular olduğunu ön plana çıkarmıştı. Hatta bu tavrını dik duruş olarak da yorumlamıştı. Şimdi Sayın Bıyık’a sormamız gereken bazı sorular var;
1- Koray Aydın’a olan vefanızdan dolayı partiden istifa ediyorsunuz. Peki, size oy veren ve Belediye Başkanı olmanızı sağlayan İYİ Partili seçmenlere karşı bir vefanız yok mu?
2- Şimdi çıkıp da, “Ben İYİ Partili seçmenlerden değil, sevenlerimden oy olarak başkan oldum” diyebilirsiniz. Maden kudreti kendinizde görüyordunuz neden bağımsız aday olmadınız?
3- Halk TV’de kurultay sonrası katıldığınız canlı yayında, "seçimlere ittifaksız girmek yanlış bir karardı" ifadesini kullandınız. Bunu da istifa gerekçelerinizden biri olarak sıraladınız. Birçok isim ittifaklar olmadığı için İYİ Parti’den istifa etti. Siz neden seçimlerden önce istifa etmediniz?
4- Siyasete girmek uzun düşünülmesi gereken bir konu. Bir davaya inanmak ve ona hizmet etmek de belli bir ilke ve duruş gerektirir. Partiler de oy oranlarında iniş ve çıkışlar yaşayabilir. Sizin siyaset ve dava adamlığınız seçim sonuçlarına göre mi şekilleniyor.
5- İYİ Parti’de Koray Aydın Grup Başkanıydı, Müsavat Dervişoğlu da başkan vekili. Yani Koray Aydın’ın yardımcısı. Müsavat Dervişoğlu genel başkan yardımcısı ve grup başkan vekili olunca ona tabi oluyorsunuz da Genel Başkan olunca niye biat etmiyorsunuz. Arada değişen şey ne oldu?
***
AYDIN’IN KAZANAMAMASINA EN ÇOK O SEVİNDİ
Dün çok değerli bir gazeteci dostum beni aradı. İYİ Parti’nin hafta sonu yapılan kurultayını ve Trabzon’a yansımalarını konuştuk. Değerli dostum bana ilginç bir şey söyledi. Söylediği de kafama yattı doğrusu. Gazeteci arkadaşım, “Koray Aydın’ın genel başkanlık seçimini kaybetmesi en çok Yomra Belediye Başkanı Mustafa Bıyık’ı sevindirdi” dedi. Ben de sebebini sordum. Arkadaşım, “Mustafa Bıyık İYİ Parti’den kurtulmanın yolunu arıyordu. Koray Aydın’ı bahane ederek, kırmadan dökmeden İYİ Parti’den ayrılmış olacak. Körün aradığı bir göz Allah verdi iki göz misali, Mustafa başkanın keyfi tıkırında” dedi. Düşündün taşındım, taşları yerine oturttum ve gazeteci dostumun çok haklı olduğuna karar verdim.
***
AK PARTİ İLE DE PAZARLIK YAPMIŞ!
AK Parti’nin Trabzon’daki çok etkin isimlerinden biri, Mustafa Bıyık ile ilgili olarak önemli bir konuyu paylaştı.
AK Partili kurmay, “Mustafa Bıyık ile AK Parti’ye gelmesi konusunda her konuda anlaştık. Kendisi bize Abdulkadir Özdemir’i Yomra İlçe Başkanı yapın öyle geleyim dedi. Biz de Bıyık’ın dediğini yaptık ve Özdemir’i AK Parti İlçe Başkanlığına getirdik. Bıyık’ın tam AK Parti’ye geçeceği esnada Abdulkadir Özdemir, Mustafa Bıyık’ı istemedi. Sorunu çözmek için ne kadar çaba sarf etsek se uzlaşma sağlanamadı” dedi. İstedi veya istemedi bu bizi ilgilendirmez. Bizi ilgilendiren “AK Parti’den gelen teklifleri geri çevirdim” diyerek burnuna süs takan ve kendini kamuoyuna çok ilkeli bir insan olarak gösteren Mustafa Bıyık’ın, içler acısı durumu. Denek ki siyaset ve koltuk sevdası böyle bir şey. İnsani bütün değerleri silip süpürüyor.
***
BAŞKAN DOĞAN İYİCE ABARTIYOR!
Trabzonspor özellikle gelir kaynakları kısıtlı olduğu dönemde merhum Mehmet Ali Yılmaz döneminde adeta kişiye endekslenmişti. Daha sonra Özkan Sümer’in başkan seçilmesinin ardından kulüp özgürleşmiş ve kişilerden bağımsız hale gelmişti. Fakat sonraki yönetimlerin yaptığı fahiş ekonomik hatalarla birlikte Bordo-Mavililer yine siyasete yakın ve ekonomik gücü yüksek başkan ve yöneticilere emanet edilme sürecine girdi. Ancak tüm bunlar yaşanırken, hiçbir başkan adeta istediği gibi at oynatma anlayışında olamadı. Yine kamuoyunun, camianın duyarlılıklarını dikkate aldığını biliyoruz. Ancak bu noktada Ertuğrul Doğan tüm tabuları yıkmakta hiçbir sakınca görmüyor. Göreve gelirken, Trabzonspor misyonunu devam ettireceklerini ifade eden Doğan, “Benim ömrüm Trabzon’da geçti ve tribünlerden geldim” diyerek aidiyet duygusunu sık sık gündeme getirirdi. Fakat son uygulaması Trabzonspor kulübüne aidiyet duygusunu sorgular nitelikte görüldü. Çünkü Doğan her türlü yanlışa imza atarken, “Büyük paralar veriyorum” havası estirirken bu verdiği paraların bedeli olarak artık Trabzon kentine ve Trabzonspor’un merkezine saygısı sorgulanacak bir eyleme imza atma kararı aldı.
TRABZONSPOR’UN MERKEZİ Mİ TAŞINDI?
Başkan Ertuğrul Doğan, dün bir açıklama yaparak, Teknik Direktör Abdullah Avcı ile birlikte kulübün mevcut sezona dair değerlendirmeleri ve yeni dönem için belirlediği vizyon ve hedefleri ele alacağını dile getirdi. Buraya kadar her şey normal gibi gözüküyor ama basın toplantısının bugün saat 10.00’da İstanbul'daki Zorlu Center içerisinde yer alan Ruffles Otel'de gerçekleştirilecek olması şaşkınlıkla karşılandı. Bu noktada Trabzon’dan birçok yerel gazeteci de hava yoluyla birlikte İstanbul’a taşınması kararı verildi. Gerçi birçok spor gazetecisine herhangi bir bildirimde bulunulmadı ama yapılan açıklamaya göre sabah saat 10:00'da başlayacak olan kahvaltının ardından, saat 10:30'da basın toplantısının gerçekleştirileceğine işaret edildi. Gerçi gazetecilerin de, “Masrafları başkan ya da kulüpten olan bir seyahati reddediyoruz” demeleri gerekirdi ama nerede bu duyarlılık… Ertuğrul Doğan bu yaptığıyla birlikte Trabzonspor’un merkezinin Trabzon olduğu gerçeğini yerlerde gezdireceğini herkese haykırmış oldu. Daha bir gün önce Gaziantep FK ile oynanan maçta Trabzon’da olan Doğan’ın bir gün kalıp da toplantıyı neden kulübün merkezinde yapmadığı merak edildi. Ayrıca vizyon toplantısı yönetimle yapılır, teknik direktörle değil…
BU KULÜBE SİZİN ÇOK BÜYÜK BORCUNUZ VAR
Teknik direktör maaşlı memurdur ve bu noktada Abdullah Avcı’ya yüklenmek istenen misyonun tüm yöneticilerin kazan kaldırmasına neden olması gerekir de nerede o duyarlılık! Ve bu toplantının İstanbul’da yapılmasıyla birlikte Ertuğrul Doğan, “Bu kulübün patronu benim” havası estirmiştir. Kendisinden önceki en kötü yöneten başkanlara bile nal toplatmıştır. Gerçekten kabul etmek mümkün değil ve kulübün tüm organlarıyla birlikte camianın önde gelenlerinin bu tavra karşı bir duruş sergilemesinin şart olduğu gerçeğini unutmamak gerekir. Aksi takdirde Ertuğrul Doğan gelecekte çok daha abartılı işlere imza atabilir. Bir bakmışsınız ki, “Trabzon’a gidip gelmek bana zor geliyor. Bu nedenle maçları İstanbul’da oynayalım” demesi de mümkündür… Neyse Ertuğrul Doğan İstanbul’da, hem de takımın hafta sonu maçı varken, teknik direktörüyle yapacağı toplantı aslında bardağı taşırmıştır. Doğan kulübe verdiği paralarla birlikte sahibi olduğu yanılgısına sahip olabilir. Biz ise, “Ertuğrul Doğan sen bu kulübe yaptığın ya da yaptırdığın transferlerle, ya da oyuncu gönderirken kulübe verdiğin zararları karşıla, senin bir kuruşuna Trabzonspor’un ihtiyacı olmaz” deriz… Hatta bu konuyu kağıt kaleme vurursak, bu kulübe çok büyük borçlu çıkarsın diye de ekleyebiliriz…
Neyse, her konuda önemli hatalar yapan Ertuğrul Doğan, bu eylemiyle de tam bir hayal kırıklığı yaratmış ve benmerkezci tavrını abartarak Trabzonspor’a büyük zarar verme yolunda önemli bir adım atmıştır…
Camia da bunun farkına varmalı artık…
Yorumlar
Kalan Karakter: