GÖZ BAYAMAK İÇİN SÖYLENEN SÖZLER
Trabzonspor tarihinin en büyük başarılarına hem de kulübün geliri neredeyse hiç yokken altyapısından ve kentin gençlerinden oluşturduğu kadrolarla elde etti. Efsane Karadeniz Fırtınası böyle yaratıldı. Trabzon’un bereketli topraklarında yetişen teknik adamlara ve futbolculara güvenen başkan ve yöneticiler, Türkiye’yi salladılar, İstanbul hegemonyasına son verdiler, Avrupa’da da ses getirdiler. Bordo-Mavili kulübün başarıları ve üretimi öne çıkaran anlayışı tez konularında işlendi, Avrupa’da birçok kulüp de araştırma yapma yoluna gitti. Fakat daha sonra bu üretim politikasından vazgeçildi. Hazır ve pahalı transferler dönemi başladı. Bu dönemi başlatanlar da altyapıyı dillerinden hiç düşürmediler. Hele yapılan büyük transferlerle istenilen sonuçlar alınamayınca hemen göstermelik olarak altyapıya yöneldiler. Toplumu kandırmayı bir ilke edindiler.
ERTUĞRUL DOĞAN DA ZAMANA OYNUYOR
Bu furya ne yazık ki çok küçük zaman dilimleri dışında neredeyse 20 yıla yakındır devam ediyor. Bu bağlamda yeni başkan Ertuğrul Doğan da benzer bir yöntemi hayata geçirdi. Trabzonspor yeni sezona girerken, Başkan Doğan, “En büyük hayalimiz altyapıdan oyuncu üretmek, genç isimleri kazanmak ve Türkiye’de örnek gösterilecek bir kulüp haline gelmektir” demişti. Bu sözler söylenirken de Duble Pass isimli bir şirketle anlaşma yapıldığı ve artık çok daha kaliteli oyuncular üreteceklerini ifade ederken, sadece kendilerine zaman tanınmasını istedi. Nasılsa altyapıdan yeni sistemle oyuncu üretmenin 5-10 yılı bulacağı düşüncesi egemen olduğu için de bu dönemlerde istedikleri gibi at koşturacaklarını da bilen yönetenler yine kulübe yabancı olması gereken sistemi hem de en üst perdeden uygulamaktan vazgeçmeyeceğini de gösterdi.
KAZANILMIŞ İSİMLERİ BİLE YOK ETTİLER
Göreve gelirken üretimden söz eden Ertuğrul Doğan’ın başkanlık serüveni sırasında ne yazık ki tek bir altyapı oyuncusu A takıma kazandırılamadı. Hatta Slovenya kampına 6 altyapı oyuncusu götürüldü. Bu isimler olumlu sinyaller verdiler. Kampa götürülen oyunculardan bir kısmı geçen sezonun devre arasında da Abdullah Avcı tarafından Antalya’daki devre arası kampında boy göstermişlerdi. Avcı, “Çok enteresan kaliteli isimler var” açıklamasını yapmıştı. Nenad Bjelica da benzer sözler söylemişti. Ancak transfer mevsiminde alınan 16 oyuncuya yer açabilmek için alttan gelen isimlerin tümü birden harcandı. Ya U19’a gönderildi, ya pilot takım yutturmacasıyla 1461 Trabzon’a pas edildi, ya da farklı kulüplere satıldılar. Kazanılmış birçok oyuncu da yok edilme yoluna gidildi. Böylece altyapıyı sadece kendilerine bir perde olarak kullanan Trabzonspor’u yönetenler, yine pahalı transferleri tercih ederek sözlerinin arkasında duramayacaklarını gösterdiler.
BU ÖRNEK BİLE KILLARINI KIPIRDATMADI
Trabzonspor’u yönetenler sürekli transferi ön plana çıkarırken, “Altyapıdan oyuncu kazanmak çok istiyoruz ama yeterli değiller. Zorunlu olarak transfer yapıyoruz” diye kendilerini savunuyorlar. Duble-Pass firmasının çalışmalarıyla gerçek oyuncular kazanacaklarını iddia ediyorlar. Ancak bu noktada özellikle 2018-19 sezonunda Uğurcan Çakır, Abdulkadir Ömür, Yusuf Yazıcı, Abdulkadir Parmak, Hüseyin Türkmen, Serkan Asan, Arda Akbulut, Abdurrahim Dursun, Murat Cem Akpınar gibi isimler Türkiye’nin gündemini oluşturmaya başladıklarını unutuyorlar. Bunlara daha sonra Ahmet Can Kaplan da eklendiğini, sadece 18 maç oynayan bu 19 yaşındaki gencin 9,5 milyon Euro gibi büyük bir rakamla Ajax’a satıldığını unutuyorlar. Ertuğrul Doğan’ın yöneticilik döneminde bunca oyuncu kazanmayı aklı başında bir yorumla topluma anlatmaktan aciz görüntü veriyorlar. Poyraz Efe Yıldırım gibi bir isim de Abdullah Avcı eliyle henüz işin başında yok edilmeye çalışılıyor.
TRABZON KENTİ YETENEKLİ İSİM KAYNIYOR
Bordo-Mavili kulüp, 1973-83 döneminde neredeyse tümüyle bu kentin gençleriyle Türkiye’yi sarsıyordu. Sonraki süreçte Türkiye’de büyük ses getiren, Avrupa’ya önemli paralar karşılığı transfer olan nice oyuncu yetiştirdi. Takımı sırtladı, en önemli yıldızları oldu. Kulübü yönetenler, herhangi bir firmayla çalışmadan Trabzonspor altyapısı tarihi boyunca büyük oyuncular yetiştirirken, tek yapılması gerekenin bunlara güvenmek olduğu gerçeğine sarılma yerine halka kandırmayı tercih ediyorlar. Sonuçta altyapı diye diye, bu birimi yıkma, yok etme eyleminde bulunmaktan vazgeçmeyeceklerini gösteriyorlar. Trabzon kentinin gençlerinde özellikle futbol ölçeğinde büyük yeteneklerin bulunduğuna sırt çevirip, Nenad BJelica ya da Abdullah Avcı gibi pahalı transferler yaptırıp, kulübü ekonomik batağa saplama kafasındaki isimlerle çalışmanın dayanılmaz hafifliğini yaşayan yöneticiler, Trabzonspor’un da felakete gitmesinin taşlarını tek tek örüyorlar.
Yorumlar
Kalan Karakter: