Türkiye’de teknik adamlar kulüp yönetimleri tarafından takımların başına getirilirken, “Bizi uçuracağına inanıyoruz” sözleriyle adeta allanıp pullanırlar. Transfer döneminde de sorgusuz sualsiz istedikleri futbolcuları da kulüpleri batırma pahasına transfer ederler, birçoğu işe yaramaz. Sonra işler kötü gittiğinde, “Hoca işe yaramaz” denir ve kapı dışarı edilir. Savunması bile istenmez… Bazen gece yarılarında, bazen sabahın köründe, bazen maç öncesinde ya da sonrasında bir bakmışsınız ki o allanan pullanan teknik adam pırlanta değerinden bir anda teneke fiyatına düşüş yaşamış. Hiçleştirilmiş ve gönderilmiş… Tabii kulüpler düşünülmeden de tazminatı ödenir. Başkanlar ve yönetimler bu noktada bonkördür de… Sıra kendi çalışanlarına geldiğinde asgari ücreti bile çok gören bu çok bilmiş başkan ve yöneticiler, iş kulüplerin parasını dağıtmaya geldiğinde bir anda yardım kuruluşu tavrına bürünürler.
Neyse konumuz bu değil…
Asıl meseleye gelelim…
B.MÜNİH’İN TUCHEL İLE VERDİĞİ ÖNEMLİ DERS
Geçtiğimiz haftalarda Alman futbolunun dev ismi Bayern Münih teknik direktörleri Thomas Tuchel ile yolların sezon sonunda ayrılacağını açıkladı. Bunu kamuoyu ile çok rahat bir şekilde paylaştı. Bu durumda beklediğimiz neydi peki? Yani ülkemizdeki uygulamalara bakarak bu eylemin nasıl olması gerekiyordu? Tuchel’le yolların ayrıldığının açıklandığı anda bu hocayla ilişiğin tümüyle kesilmesi, yeni teknik direktörün açıklanması ve hem bu sezon başarı grafiğini yükseltme çabası, hem de gelecek sezonun planlamasını yapma gayreti ortaya çıkmalıydı değil mi? Çünkü, bir teknik adamla yola devam edilmeyeceği açıklandığında, onun motivasyonunun bozulması ve takıma hükmetme sorunu yaşaması beklenmeliydi. Fakat adamlarda futbol kültürü bize göre o kadar çok gelişmiş ki, biliyorlar ki hoca ile bir sonraki sezon yola devam etmeseler bile, devam eden sezonda o profesyonelce takımı en iyi şekilde hazırlamaya çalışır. Bir sonraki sezonun planlamasını zaten hocaya göre değil, kulübün geleneklerine göre yaptıkları için de yeni teknik direktörün sezon sonunda gelmesinde en küçük bir sakınca görmüyorlar. Bir de takımın bundan sonraki süreç içinde alacağı başarısız sonuçlardan dolayı hem teknik kadronun, hem de yönetimin darağacına çekilmeyeceklerine eminler…
Bunun adı kültür ve anlayış farkı olsa gerek…
Darısı başımıza…
Yorumlar
Kalan Karakter: