Türkiye’de kulüpler ne yazık ki futbolcuya bağımlı bir yapıya sahip bulunuyor.
Kuşkusuz futbol ancak futbolcuyla oynandığı için bu güzel oyunun birinci unsuru olmaları doğaldır. Ama taraftar olmazsa neredeyse hiç kimse sadece zevk için bile futbol oynamak istemez. Hele hele bir organizasyon yoksa, futbolcuların birlikte hareket edeceği takım oluşmamışsa, bu takım ekonomik anlamda bir gelir sağlama noktasında değilse de futbolcunun pek bir önemi olmaz…
Bunun için de yöneticiler, başkanlar da futbol için önemlidir. Hemen hemen her kulübü yönetenler, “Biz futbolcuya bağımlı bir kulüp değiliz” derler ancak takımın önemli isimlerine taviz üstüne taviz vermekten de geri durmazlar. Bu noktada Trabzonspor da futbolcuya taviz verme noktasında ülkenin en önde gelenlerinden biridir.
YERLERİNE OYNAYANLAR ETKİLİ OLDULAR
Bazı futbolculara neredeyse göbekten bağlılık gösterirler. Onlar olmazsa sanki takım olmayacakmış gibi korkuyla hareket edenler. Bunun son dönemlerdeki örneğinide Abdulkadir Ömür ve Anastosios Bakasetas’ta görmüştük. Sanki bu iki isim olmasa Trabzonspor her maçında farklı yenilecek gibi bir hava esiyordu. Ancak gelinen süreçte öyle olmadığı ortaya çıktı. Bakın Bakasetas’ın yerinde Umut Güneş oynamaya başladı, başarılı da oldu. Mendy oynadığında da aynı durum söz konusuydu. Abdulkadir’in bölgesinde Enis Bardhi gibi sınırlı yetenekleri olan bir futbolcu bile daha iyi bir görüntü vermeye başladı. Abdullah Avcı belki de biraz cesur kişiliğe sahip olsa altyapıdan ne cevherler çıkacak da, onun korkak futbol adamlığı alternatiflerin sayısını azaltıyor. Ama sonuç olarak demek ki Abdulkadir Ömür ve Anastosios Bakasetas olmazsa olmaz değilmiş…
Hiçbir futbolcunun olmadığı gibi…
Yorumlar
Kalan Karakter: