TRABZONX HABER MERKEZİ-Trabzon Ticaret Borsası’nın (TTB) 99. kuruluş yıl dönümü dolayısıyla Harmoni Restoran’da bugün bir basın toplantısı düzenlendi. Toplantıya TTB Meclis Başkanı Nevzat Özer, Yönetim Kurulu Başkanı Eyyüp Ergan, Yönetim Kurulu Üyesi Enver İskenderoğlu, Meclis Üyesi Volkan Günaydın ve basın mensupları katıldı. Toplantıda bölge ekonomisi, fındık tarımı ve kokarca ile mücadele masaya yatırıldı. TTB Başkanı Eyyüp Ergan toplantıda önemli açıklamalar yaptı. Ergan açıklamasında şu ifadelere yer verildi:
BORSAMIZ FINDIKTA SÖZ SAHİBİDİR
3 Haziran 1926’da resmi olarak kurularak, ülkemizin en eski Ticaret Borsaları arasında yer alıyor. Trabzon Ticaret Borsası, ülkemizin en önemli tarımsal ihraç ürünü olan fındığın dış ticaretinin en fazla yapıldığı Trabzon’un bu ürünün ticaretinde söz sahibidir. 740 bin hektar fındık üretim bahçesine sahip olan ülkemizde, üretim bazında yüzde 9 oranında paya sahip olan Trabzon’un dış ticarette, ihracattaki payı ise yüzde 40’ları aşmıştı. Son yıllarda bu oran yüzde 30’lara kadar geriledi. Trabzon Ticaret Borsası’nda 1960’lı yıllarda bugün ürün borsacılığı olarak adlandırılan fındıkta salon satış yöntemi uygulanmıştı.
FINDIK PROJESİNİ HAYATA GEÇİRDİK
Dünya da fındığa olan talebin artmaya başlaması ile birlikte diğer üretici ülkeler yeni dikim alanları oluşturmaya başladılar. Buna rağmen Türkiye’de 2000’li yılların başında fındık alanlarını söktürmek için teşvik yasası çıkarıldı. Bu yanlışın önüne geçmek için borsa olarak mevcudu koruyarak, verim ve kaliteyi arttırmak gerektiğini savunduk ve bunun için 2023’den itibaren Kaliteli Fındık Projesi’ni hayata geçirdik. Fındıkta uyguladığımız projelerin sayısı 20’ye yaklaşmıştır.
ÖRNEK BAHÇELER OLUŞTURDUK
2013’de Fındıkta Verim ve Kaliteyi Arttırma Projesi adı altında yaşlı bahçelerin sökülüp, farklı dikim sistemleri ile üretim alanlarını yenilenmesine öncülük etmeye başladık. Örnek fındık bahçeleri oluşturduk. Birim alanda verimin ortalama 100 kilogramdan 200-250 kilograma yükseltilebileceğini ortaya koyduk. Bu konuda sektörle ilgili tüm kamu ve özel kuruluşların harekete geçmesine sebep olduk. Verim ve kalitenin artması için çeşitli destek projeleri uyguladık.
TANITIM İÇİN…
Üretim ile birlikte tüketimin de artması için, “Çok çalışıp, çok üretip, çok satıp, çok kazanacağız” sloganı ile Türk fındığının tanıtımı için projeli hareket ettik. Bir dünya ürünü olan fındığımızın hak ettiği tanıtımı elde etmesi için “Herkes İçin Fındık” sloganı ile DÜNYA FINDIK HAFTASI’ nın Ağustos ayının ikinci haftasında düzenli olarak çeşitli etkinliklerle kutlanması için harekete geçtik ve ilkini de gerçekleştirdik.
TÜM ÇALIŞMALARA KATILIYORUZ
“Kalkınma Hareketini Bir Bütün Kabul” eden Trabzon Ticaret Borsası, ağırlıklı olarak işlem hacminin büyük kısmını teşkil eden fındık ile ilgili projeleri hayata geçirirken, çay ve süt mamullerinin yanı sıra Trabzon ve bölge turizmine katkı sağlayacak çalışmalara da iştirak etti, ediyor. Borsa olarak, sadece ekonomik değil, sosyal ve kültürel alanlarda, önceliğimiz üyelerimiz olmak üzere ilimiz, bölgemiz ve ülkemiz için yapılan tüm çalışmalara iştirak ediyor, katkı sunuyoruz.
2 MİLYAR DOLARI AŞAN RAKAMLAR…
Son olarak güncel bazı konulardan söz etmek istiyorum. Birincisi her zaman olduğu gibi fındıktır. Yılda 2 milyar doları aşan, hatta 3 milyar dolara kadar bile yükseldiği dönemler olan fındık ihracatımızı istikrarlı bir şekilde arttırmamız gerekiyor. Yeri gelmiş iken fındık ihracatında çeyrek asır öncesine göre aldığımız mesafeyi de yabana atmamalıyız. İhracatçılarımız büyük gayreti ile 1 milyar dolar civarında dövizden, bugünkü 2 milyar doları aşan rakamlara ulaştığımızı da unutmamız lazım.
FINDIK ÜRETİMİNİ ARTIRMAMIZ LAZIM
Bunun için de her zaman ifade ettiğimiz gibi, üretimi arttırmamız, sonrasında da dünyaya daha fazla fındık satmamız gerekiyor. Bunun içinde son 20 yılın ortalaması ile yıllık 700 bin ton civarında olan fındık üretimimizi arttırmamız lazım. Yani sahip olduğumuz 740 bin hektarlık bahçelerde, dekar başına ortalama 100 kg kabuklu fındık değil, 200 kg üretmemiz lazım. Bu da yıl da 1 milyon 500 bin ton üretim demektir. Bu da daha fazla fındık satmamız, karşılığında 4-5 milyar dolar döviz sağlamamız hem üreticinin, hem manavın, hem sanayicinin, hem ihracatçının, dolayısı ile ülkemizin kazanması demektir.
REKOLTE SPEKÜLASYONU YAPILIYOR
Böylesini tek kuruş ithal girdisi olmadan 4-5 milyar dolar döviz kazandıracak bir ürün için istikrarlı politikalar izlememiz, küçük hesaplar yapmamız gerekiyor. Örnek olarak son zamanda her daim olduğu gibi konu edilen rekolte var. Daha fındık yaratılmadan başlatılan söylemler, sonrasında don ve kahverengi kokarca konu edilerek yapılan faraziye tahminler ile kamuoyu ile paylaşılan rakamlar piyasada spekülasyonlara sebep olmaktadır. Az idi çok idi şeklinde yapılan tahmin ve bunlara dayalı söylemler adeta küçük ve kişisel hesapların ürünü gibidir.
ÜRETİCİLERİMİZ ASLA MAĞDUR OLMAYACAK
Onun için rekolte ile ilgili gerçekçi bir tahmin ve bilgi için acele etmemek gerekiyor. Bu ayın, Haziran’ın ikinci yarısında en gerçekçi tahminleri dallarda görünecek fındıklar bize vereceklerdir. Piyasada arz ve talebe göre oluşacak, fındıkta gerçek değerini bulacaktır. Üreticilerimiz asla mağdur olmayacaktır. Manavımız ona göre alımını yapacak, sanayicimiz işleyecek, ihracatçımızda satışını yaparak ülkemize kazandırmaya devam edecektir. Onun için net olarak ifade ediyorum ki, rekolte tahmini için acele etmeyelim. Gerçekçi olalım. Ve de spekülasyonlara meydan verecek söylemlerden kaçınalım.
ÇAYDA REKOLTE AZ OLACAK GİBİ…
İkincisi çay sektörüdür. Bildiğiniz gibi bölgemiz ve ülkemiz için diğer önemli bir ekonomik ürün çaydır. Yaş çay yaprağını üretenler, bu yaprağı işleyenler ve Dünyanın yağmur geren tek çayı konumunda olan Türk çayını sağlıklı olduğu için tüketenler. Her üründe olduğu gibi bunda da bazı sıkıntılarımız var. Bu yıl ilk sürgün hava şartları nedeni ile geç yeşerdi. Görünün o ki geçen yıla göre rekolte az olacak. Ama ülkemize yetecek çayı Doğu Karadeniz’de üretebileceğiz. Ancak, insan sağlığı için çok ama çok önemli olan çayda önemli bir sıkıntı var. Bu sıkıntı hem insan sağlığı için, hem de sektörde haksız rekabete sebep olduğu için büyük bir tehlikedir.
ÇAYDA DENETİM ŞART
Özellikle çay çöplerini çeşitli kimyasallarla karıştırarak yapılan kuruçaylardan söz ediyoruz. Bunun miktarının son yıllarda 60-70 bin tona yükseldiği tahmin ediliyor. Sudan sonra en çok tükettiğimiz çay ile insan sağlında büyük bir tehlike yaratılıyor. Gerçek çay olmadıkları için de üretim maliyetinin altında piyasaya satılmaları, sektörde gerçek sanayicileri zor durumda bırakıyor. Bunun için başta Sağlık Bakanlığı olmak üzere sektörle ilgili kurum ve kuruluşları göreve çağırıyor, denetimlerin yapılmasını talep ediyoruz.
SÜT ÜRÜNLERİNDE DENETİM OLMALI
Tabii ki Trabzon’un meşhur tereyağını ve süt mamullerini unutmamak lazım. Süt ve süt mamulleri sektörü özellikle Dünyaca meşhur ve coğrafi işaretli Tonya, ya da Trabzon tereyağı üretimi ile de öncelikle konularımız arasındadır. Bu sektörde de üretimi arttıracak, gerçek mamullerin tüketici ile buluşması için denetimleri sıklaştıracak bir tedbirleri ihtiyaç var.
TURİST SAYINI ARTIRMAK İÇİN…
Her işin başı üretim diyerek fındık, çay ve süt ürünlerinden söz ediyoruz. Ama bacasız sanayi diye tarif ettiğimiz turizm Trabzon için de adeta birinci öncelik haline gelmiştir. Ancak bu sektörde de sürdürülebilir, istikrarlı ve gelen turist sayısını her geçen yıl arttıracak sistemeselpolitikalara ihtiyaç duymuyor değiliz.
Yorumlar
Kalan Karakter: