ŞENOL GÜNEŞ BAŞKAN ADAYI MI OLACAK?
Trabzonspor tarihinde iki kez futbolun içinden gelmiş isimler tarafından yönetildi. Birisi Faruk Nafız Özak, diğeri de Özkan Sümer… Hemen Atay Aktuğ itirazı yapılacak biliyorum. Ancak Aktuğ futbolu bıraktıktan sonra bir dönem yöneticilik yapmış ve sonra siyasete soyunmuştu. Yani Bordo-Mavili kulüpten ve futboldan neredeyse kopmuştu. Sonra başkan oldu ve ilk döneminde etrafındaki kaliteli yöneticilerle çok iyi işler yapmış, o yöneticileri küstürüp, vasıfsız isimlerle yola devam edince de Trabzonspor’un sözde paralı başkan ve siyasetin tamamen kucağına atma sürecini yaratmıştı. Ama önce Faruk Nafız Özak bu kulübü uçan kuşa borcu varken, futbolculara ve teknik adamlara aylarca ödeme yapılmamışken devraldı. Adım adım Türkiye’nin en iyi takımının temellerini attı. Almadık kupa bırakmadı, şampiyonluğu da hakemlerle ve siyasetin el koymasıyla kaybetti. Görevi bırakırken kadroda altyapıdan gelen 17 futbolcu, 11 milli oyuncu ve kasada da o döneme göre büyük sayılabilecek 3 milyon dolar bırakmıştı.
***
SÜMER ENKAZI KALMAYAN KULÜBÜ AYAKLANDIRDI
Faruk Nafız Özak’tan kulübü devralan Mehmet Ali Yılmaz yine olmayacak politikalarla birlikte Trabzonspor’u iflas aşamasına getirmiş, belirlenmiş bir politikası olmayan ve şampiyonluk yarışının yanından bile geçemeyen bir takım bırakmıştı. Özkan Sümer bayrağı devraldığında kulübün enkazı bile yoktu. Tüm gelirleri ipotekliydi. Mehmet Ali Yılmaz, biri 9 milyon 870 bin dolar, diğeri 19 milyon 780 bin dolar olmak üzere 31 milyon dolarlık davalar açmış, 20 milyon 400 bin dolarlık da temlik koymuştu. Futbolculara da 5-6 ay ödeme yapılmamış, alacaklar kapıya dayanmış, adeta Bordo-Mavili kulüp darağacında boynundaki ipe ilmik atılmış, ayaklarının altındaki sandalye çekilmek üzereydi. Ama Sümer ve ekibi yılmadı. Önce mahkeme süreçlerini başarıyla tamamladı. Sonra temliki kaldırdı, ardından adım adım borçlar temizlendi. Ve hem altyapıdan oyuncu üretmeye, hem de dışarıdaki Trabzonsporlu futbolcular tek tek kadroya kazandırıldı. Sümer istifa ettiğinde şampiyonluk mücadelesi verecek bir takım ve borcu yüzde 75 ödenmiş bir kulüp vardı ortada… Eğer Ahmet Ağaoğlu ihaneti olmasaydı ve Sümer ile iki dönem devam etseydiler belki de Trabzonspor bir daha paralı başkan ya da yöneticilere hiçbir şekilde ihtiyaç duymadan ve kasasında devasa birikimi olan, her 2 yılda bir şampiyon olan bir kulüp haline getirilmişti ama bir ihtiras uğruna heba edildi.
***
GÜNEŞ TEKNİK ADAMLIĞI BIRAKABİLİR VE KOLLARI SIVAYABİLİR
Bunları neden yazdım. Çünkü geçen gün bir arkadaş grubuyla sohbet ederken, konu Hayrettin Hacısalihoğlu’nun önümüzdeki süreçte kulüpte önemli bir görev alıp almayacağına geldi dayandı. Bir arkadaş, “Hayrettin ağabey, sadece Şenol Güneş başkan adayı olursa asbaşkan olarak görev alabilir diye kulağıma duyumlar geldi” dedi… Peki, “Güneş’in başkan adayı olma gibi bir durumu var mı?” diye sorduğumda, “Neden olmasın” diyerek olumlu bir sinyal verdi. Bu durum beni bir hayli mutlu etti. Neden mi? Sizi 1994 yılına götürmek istiyorum… Şenol Güneş o dönem Trabzonspor teknik direktörü ve yönetimin bazı uygulamalarından rahatsız… Altuğ Atalay ile birlikte Güneş ile tesislerde idman sahasında ayaküstü sohbet ediyorduk. Güneş, eleştirilerini sıralarken, “On yıl sonra bu kulübe başkan olacağım. Bunu kimse önleyemez. O zaman herkese başkanlık nasıl yapılır göstereceğim” demişti. Biz de, “Hocam bu söylediklerinizi yazabilir miyiz?” dediğimizde, “Tabii ki yazın, hiçbir sakıncası yok” karşılığını vermişti. Ne yazık ki Şenol Güneş daha sonraki süreçte Türkiye’nin en önde gelen teknik adamı olarak hep istenen adam oldu. Bir türlü de bu başkanlık konusuna girmedi ve bu sözü adeta unuttu.
***
FUTBOLA ARTIK BAŞKA TÜRLÜ HİZMET ETMELİ
Güneş, Kore’ye gitti, A Milli takımı iki kez çalıştırdı. Dünya Kupası’nda büyük başarı elde etti. Konfederasyon Kupasında üçüncülüğü yakaladı. Avrupa Şampiyonasına götürme başarısı gösterdi. Sonra Trabzonspor’a da iki kez daha geldi. Bursaspor, Beşiktaş deneyimleri oldu. Beşiktaş’ı iki kez şampiyon yaptı. Bordo-Mavili takımla 3 kez şampiyonluğu elde etme süreci yaşadı ama siyaset, TFF ve hakemler, bir de şikeyle elinden kupalar alındı. Bugün Türkiye’de, hatta dünyanın birçok yerinde sözünün geçmeyeceği insan ya da kurum yok gibi… Siyasetin en tepesindeki insanlardan, muhalefetin etkin isimlerine, futbol dünyasının en saygın kimliklerine ve iş dünyasının devlerine kadar herkesle çok önemli ilişkileri bulunan bir Şenol Güneş var artık karşımızda… Yaşı 70’i aştı ve futbolda teknik adam olarak yaşayabileceği her şeyi yaşadı. Artık buna bir son vermesi ve, “Futbola başka yollardan hizmet etme dönemindeyim” demesi gerektiği bir süreçte… Ekonomik hiçbir kaygısı yok ve büyük bir servetin sahibi olduğu da yadsınamaz bir gerçek. Bizi onun parası değil, futbolda yaşadığı tecrübeler ve bunun artık başkanlık koltuğunda kullanılması gerekiyor.
***
ARTIK TRAZONSPOR’U FUTBOLU BİLENLER YÖNETMELİ
Şenol Güneş yıllarca, futbolun içinde bulunurken sürekli sistemden yakındı, eleştirdi. Hukukun gücüne değil, gücün hukukunun egemenliğine isyan etti. Balıkları zehirleyen suyun pisliğinden söz etti. Tüm bunları yaşayan, bilen ve karşı çıktığını söyleyen bir kişiliğin sonuçta o sistemin içinde başkan olarak yer alması ve hukukun üstünlüğünü sağlama adına savaş verecek bir silaha sahip olması gerekir. Ayrıca artık futbolu, futbol adamlarının yönetmesi gerçeğini de unutmamalıyız. Şenol Güneş, birçok eksiğine, eleştirdiğimiz yanlarına rağmen işi gücü sadece para kazanmak olan, futbolun ruhundan bihaber ama her şeyi bildiğini sanan ukalalardan artık futbolun kurtulması için bir meşale yakabilir. Bu meşaleyi de hayatının rengini ve şeklini değiştiren, doğup büyüdüğü kendin, tuttuğu kulübü olan Trabzonspor’da bir yanardağa dönüştürebilir. Yıllarca kulübü İstanbul orijinli, paralı bilinen ama kulübe ve futbola zarar vermekten öte hiçbir işlevi olmayan kimliklerden Trabzonspor’u kurtarabilir. Artık bu aşamadan sonra Güneş’e düşen, Faruk Nafız Özak ve Özkan Sümer’in izini takip etmek, onların yolundan gitmek ve ömrünün bu son aşamasında en önemli hizmeti vermek olmalıdır. Güneş’in, stadına isminin verildiği kulübe karşı başkan olmak için mücadele etmek ve yeniden ayaklarının üzerinde durmasını sağlayacak politikaları üretmeyi bir borç olarak kabul etmelidir. Trabzonspor camiasının kendisinden beklediği de budur.
Trabzonspor ile efsaneleşen Şenol Güneş bu borcu ödemek için bir adım atacak mı?
Bekleyip göreceğiz!
Yorumlar
Kalan Karakter: