Trabzon Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Metin Genç, görevdeki iki yılını değerlendirdiği açıklamalarına, ‘rutin işlerimizin dışında, 164 işle ilgileniyoruz’ diye başladı ve bir saat süren açıklamasında birçok başlığa değindi.
Başkanın açıklamalarından anlıyoruz ki; Trabzon halkı için, bol vaatli bir hazırlık döneminden, ağır iş makinelerinin sesini duyacağımız icraat dönemine geçiliyor. Bu bakımdan, Büyükşehir Belediyesi’nin önündeki üç yıl, kâğıt üzerindeki projelerinin, sokaktaki konfora ne ölçüde dönüşüp - dönüşmediğini belirleyecek bir dönem olacak…
Başkan Genç’in açıklamasındaki bazı projeler, şehrin kaderini doğrudan etkileme potansiyeli taşıyor. Hafif raylı sistem, ileri biyolojik arıtma tesisi, Uzunkum yaşam alanı ve sanayi sitelerinin taşınması… Bu dört başlık, sadece bugünü değil, Trabzon’un yarınını da belirleyecek nitelikte.
Rutin işlerin yanında 164 projenin aynı anda yürütülmesi, ekonomik ve idari olarak, ‘yönetilebilirlik’ riskini de beraberinde getirmesi bir yana, Başkanın özellikle bu projelere dair kararlılık vurgusu önemli ve olumlu.
Ancak Trabzon halkı artık ‘proje anlatımı’ değil, tüm bu projelerde ‘ilk kazma’ görmek istiyor. Müspet tarafı, projelerin sahipleniliyor olması. Menfi tarafı ise somut takvim ve net ilerleme konusunda bazı projelerde hâlâ belirsizliklerin sürüyor olması.
Tam da burada, bir gerçekliğinin altını çizmekte yarar var diye düşünüyorum. Bu projelerin bazılarının, Trabzon’un bugün konuşması gereken değil, aslında yıllar önce hayata geçirmiş olması gerekirdi.
Türkiye’nin birçok şehrinde hafif raylı sistemler yıllar önce devreye alınmış, şehir içi ulaşımda ciddi rahatlama sağlanmış durumda. Aynı şekilde ileri biyolojik arıtma tesisleri de artık bir ‘lüks yatırım’ değil, temel bir çevre standardı haline gelmiş durumda…
Peki Trabzon neden bu kadar geç kaldı? Bugün bu projelerin konuşuluyor olması elbette önemli. Ancak bir o kadar önemli olan başka bir konu daha var; bu gecikmenin hesabı kimden sorulacak? Yıllar boyunca bu şehri yönetenler neden bu yatırımları zamanında hayata geçirmedi? Neden Trabzon, benzer ölçekli şehirlerin gerisinde kaldı?
Burada sadece mevcut yönetimi değerlendirmek yetmez. Geçmiş yönetimlerin de bu tablo içindeki payı açıkça konuşulmalı. Çünkü şehirler sadece yapılanlarla değil, yapılmayanlarla da şekillenir. Ve Trabzon, uzun yıllar boyunca yapılmayanların yükünü bugün omuzlarında taşıyor.
Mevcut yönetimin en büyük sınavı belki de tam burada başlıyor. Sadece yeni projeler açıklamak değil, geçmişin eksiklerini de telafi etmek. Bu yapılırken de ‘gecikmişlik gerçeği’ göz ardı edilmeden, açık ve samimi bir yüzleşme ortaya konmalı.
Vatandaşın beklentisi artık basit; daha az söz, daha çok sonuç.
Son söz; Trabzon artık proje duymak değil, sonuç görmek istiyor. Ama aynı zamanda şunu da bilmek istiyor: Bu şehir neden yıllarca bekletildi?
Yorumlar
Kalan Karakter: