24 Ocak, Türkiye’nin toplumsal hafızasında derin izler bırakan, farklı alanlarda iz bırakmış üç büyük ismin birleştiği hüzünlü bir tarihtir. Araştırmacı gazeteci Uğur Mumcu, barışın ve diplomasinin zarif ismi İsmail Cem ve halkla devlet arasındaki duvarları yıkan emniyet müdürü Gaffar Okkan; her biri kendi kulvarında Türkiye’nin aydınlık geleceği için mücadele etmiş sembol isimlerdir.
24 Ocak, sadece bir takvim yaprağı değil; dürüstlüğün, vatanseverliğin ve halka hizmetin bedelinin ödendiği bir anma günüdür.
* Uğur Mumcu (24 Ocak 1993): ‘Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olunmaz’ diyerek kalemini sadece gerçeklere adayan Mumcu, karanlık ilişkilerin üzerine korkusuzca gitti. Bombalı bir saldırıyla susturulmak istense de, savunduğu değerler bugün hala Türk basınının en onurlu mirasıdır.
* Gaffar Okkan (24 Ocak 2001): Diyarbakır Emniyet Müdürü olarak görev yaptığı dönemde, halkla kurduğu gönül bağıyla ‘devletin gülen yüzü’ oldu. Teröre karşı duruşu ve toplumsal barışa olan inancıyla sadece bir polis değil, bir ağabey, bir dost olarak hafızalara kazındı. Hain bir pusuda şehit düşmesi, Türkiye’nin ortak acısı oldu.
* İsmail Cem (24 Ocak 2007): Türk dış politikasında ‘insani ve kültürel’ bir derinlik inşa eden Cem, nezaketi ve entelektüel birikimiyle tanındı. Komşularla barış ve Avrupa Birliği sürecindeki vizyoner adımlarıyla, Türkiye’nin dünyadaki saygınlığını artıran modern bir devlet adamı portresi çizdi.
Bu üç isim, farklı dünya görüşlerine veya mesleklere sahip olsalar da ortak bir paydada buluşuyorlardı: Bağımsızlık, barış ve kardeşlik. Onlar; kalemini satmayanların, halkını kendi canından aziz bilenlerin ve dünyayı sevgiyle kucaklayanların temsilcileridir.
Bugün 24 Ocak; yas tutmanın ötesinde, bu değerli şahsiyetlerin bıraktığı ilkeleri anlama ve yaşatma günüdür. Onların fikirleri ve mücadeleleri, Türkiye’nin demokratik yolculuğunda her zaman birer kutup yıldızı olarak kalacaktır.
Saygıyla, özlemle ve rahmetle anıyoruz…
Yorumlar
Kalan Karakter: