Tarihiyle büyük, coğrafyasıyla zor, imkânlarıyla sınırlı ama insanıyla mücadeleci bir şehir… İşte o şehrin kaderini değiştiren en büyük adımlardan biri 1955 yılında atıldı.
Trabzon Milletvekili Mustafa Reşit Tarakçıoğlu ve 28 arkadaşının verdiği teklifin, TBMM’de 20 Mayıs 1955 tarih ve 6594 sayılı kanunla kabul edilmesiyle kurulan Karadeniz Teknik Üniversitesi; İstanbul ve Ankara dışında kurulan ilk üniversite olarak Türkiye yükseköğretim tarihinde çok özel bir yere sahip oldu.
Ve bugün KTÜ’nün 71’inci kuruluş yıl dönümü.
Bugün dönüp baktığımızda şu gerçeği çok net görmek gerekiyor; KTÜ sadece bir üniversite değildir. KTÜ, Trabzon’un son 70 yıldaki en büyük dönüşüm hikâyelerinden biridir.
Çünkü KTÜ kurulmadan önce Trabzon; göç veren, yükseköğretim imkânları kısıtlı ve bölgesel etkisi giderek zayıflayan bir şehir görünümündeydi. Üniversitenin kurulmasıyla birlikte ise Trabzon yalnızca öğrenci alan bir şehir olmadı; aynı zamanda düşünce üreten, bilim konuşan, Türkiye’nin dört bir yanından gençlerin buluştuğu bir merkez hâline geldi.
Bugün Trabzon ekonomisinden sosyal hayatına, kültüründen şehir dinamizmine kadar birçok alanda KTÜ’nün izini görmek mümkündür. Şehrin sosyal hareketliliği, kiralık konut piyasası, kafe kültürü, kitapçılar, ulaşım yoğunluğu, sağlık altyapısı ve hatta gündelik şehir yaşamı büyük ölçüde üniversiteyle şekillenmiştir.
Trabzon’un ‘üniversite şehri’ kimliğinin temel taşı hiç kuşkusuz KTÜ’dür.
Trabzon’un dünyaya açılan en önemli markalarından biri nasıl Trabzonspor ise, KTÜ’de bu şehrin bilimdeki, eğitimdeki ve akademideki marka değeridir. Trabzonspor sahada bu şehrin adını nasıl Türkiye’ye ve dünyaya taşıdıysa; KTÜ de yetiştirdiği akademisyenler, mühendisler, doktorlar ve bilim insanlarıyla Trabzon’un adını bilim dünyasında görünür kılmıştır. Çünkü şehirlerin büyüklüğü sadece kupalarla değil; ürettiği bilgi, yetiştirdiği insan ve kurduğu kurumlarla da ölçülür.
Üstelik KTÜ yalnızca Trabzon’a değil, Doğu Karadeniz’in tamamına yön vermiştir. Türkiye’nin dört bir yanında görev yapan binlerce mühendis, doktor, mimar, akademisyen ve bürokrat bu üniversitenin sıralarından geçti. Bugün birçok kurumda, birçok başarı hikâyesinin arkasında KTÜ’nün emeği vardır.
Ancak ne yazık ki şehirde, zaman zaman yanlış bir alışkanlığa şahit oluyoruz: KTÜ’yü eleştirmek…
Elbette üniversiteler eleştirilebilir. Hatta eleştirilmelidir de… Çünkü bilimde gelişmenin yolu sorgulamadan geçer. Fakat eleştiri ile değersizleştirme arasındaki çizgi kaybolduğunda, zarar sadece üniversiteye değil şehrin geleceğine verilir.
Yerelde zaman zaman öyle bir dil kuruluyor ki; sanki KTÜ Trabzon’a yük olmuş, Trabzon’dan kopuk gibi bir hava oluşturuluyor. Oysa gerçek tam tersidir. KTÜ, Trabzon’un elindeki en büyük stratejik güçlerden biridir.
Bir şehir kendi üniversitesini yıpratarak büyüyemez.
Dünyanın gelişmiş şehirlerine bakıldığında ortak bir gerçek görülür: güçlü şehirler, güçlü üniversitelerle birlikte yükselir. Teknoloji, kültür, sanat, girişimcilik ve inovasyon; üniversitelerin çevresinde gelişir. Çünkü üniversiteler yalnızca diploma veren kurumlar değildir. Üniversiteler aynı zamanda fikir üretir, şehirlerin vizyonunu büyütür, gençleri o şehirde tutar ve geleceği şekillendirir.
Trabzon’un geleceği de büyük ölçüde buna bağlıdır.
Eğer Trabzon gençlerini şehirde tutmak, nitelikli göç almak, teknoloji üretmek ve sıradanlaşmadan büyümek istiyorsa; KTÜ’yü yalnızca bir kampüs olarak değil, şehrin geleceği olarak görmek zorundadır.
Bugün Trabzon’da denizcilik teknolojilerinden savunma sanayine, yazılımdan sağlık teknolojilerine, yapay zekâdan afet çalışmalarına kadar birçok alanda bölgesel merkez oluşturulabilir. Bunun için gerekli akademik altyapının önemli kısmı zaten KTÜ’de bulunmaktadır.
Yapılması gereken şey; şehir ile üniversite arasındaki bağı daha da güçlendirmektir.
Sanayi, belediyeler, turizm sektörü, kültür kurumları ve teknoloji girişimleri; üniversiteyle daha fazla ortak projede buluşmalıdır. Çünkü modern dünyada şehirler artık sadece yollarla, binalarla değil; bilgiyle yarışıyor.
Ayrıca şunu da kabul etmek gerekir: bir üniversitenin büyüklüğü yalnızca bina sayısıyla ölçülmez. Asıl mesele; ürettiği düşünce, bilimsel saygınlığı, özgür tartışma ortamı ve yetiştirdiği insan kalitesidir.
Trabzon’un, KTÜ’yü günlük polemiklerin içine çekmek yerine daha büyük bir vizyonla değerlendirmesi gerekiyor. Çünkü bazı kurumlar sadece bugünün değil, gelecek nesillerin de emanetidir.
71 yıllık geçmişiyle Karadeniz Teknik Üniversitesi; Trabzon’un hafızasıdır, birikimidir ve nefesidir.
Ve bu şehir, kendi üniversitesini ne kadar büyütürse; aslında kendi geleceğini de o kadar büyütmüş olacaktır…
Yorumlar
Kalan Karakter: