Trabzon’da son yılların en çok konuşulan belediye yatırımlarından biri, hiç şüphesiz altyapı çalışmaları olmuştu.
Dönemin Büyükşehir Belediye Başkanı Murat Zorluoğlu projeyi anlatırken oldukça iddialı ifadeler kullanıyordu. Proje; içme suyu, yağmur suyu, kanalizasyon, doğal gaz ve telekomünikasyon altyapısını kapsayan, ‘beşi bir yerde’ olarak tanımlanan tarihi bir yatırım olarak kamuoyuna sunulmuştu.
Öyle ki, şehrin kronik altyapı problemlerini çözecek bu kapsamlı dönüşüm sonrası, Ortahisar’ın 60 yıl boyunca altyapı sorunu yaşamayacağı ifade edildi.
Bugün Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin yaptığı yeni açıklamalar, geçmişte verilen bu mesajların yeniden sorgulanmasına neden oluyor.
Çünkü belediyenin son açıklamasında şu ifadeler yer alıyor; ‘Ortahisar’ın mahallelerini kapsayan kanalizasyon çalışmalarıyla birlikte, özellikle yağmur suyu ve atık su hatlarının ayrıştırılması hedefleniyor.’
İşte tam da burada önemli bir çelişki ortaya çıkıyor.
Çünkü birkaç yıl önce ‘beşi bir yerde’ denilerek tanıtılan büyük altyapı projesinde, bugün yeniden yapılacağı açıklanan çalışmaların önemli bir kısmının zaten tamamlandığı algısı oluşturulmuştu.
Şimdi insanın aklına doğal olarak şu soru geliyor; madem yağmur suyu ve atık su hatlarının ayrıştırılması bugün hâlâ hedef olarak açıklanıyor, o halde geçmişte yapılan projede bu işler gerçekten tamamlandı mı?
Üstelik bugün, ortada küçük çaplı bir çalışma da yok. Belediyenin açıklamasına göre Ortahisar genelinde tam 27 bin metre uzunluğunda yeni kanalizasyon hattı imalatı planlanıyor.
Bu tablo ister istemez şu gerçeği düşündürüyor; demek ki Ortahisar’ın altyapısı anlatıldığı kadar eksiksiz şekilde tamamlanmamış.
Daha da önemlisi, bugün hâlâ ‘özellikle yağışlı havalarda su baskınlarının yaşandığı noktalar’ ifadesinin kullanılmasıdır.
Oysa geçmişte yapılan açıklamalarda sorun çözülmüş, altyapı yenilenmiş, şehir geleceğe hazırlanmıştı. Bugün ise aynı şehirde yeniden büyük çaplı kanalizasyon ve yağmur suyu hattı çalışmalarından söz ediliyor.
Bu durum yalnızca teknik bir mesele değildir. Aynı zamanda kamuoyuna verilen sözlerle sahadaki gerçeklerin ne kadar örtüştüğü meselesidir.
Ortaya çıkan tablo başka bir endişeyi de beraberinde getiriyor. Bugün yapılan açıklamalardan anlaşılıyor ki o dönem yapılan işler eksik kalmış olabilir. Peki ya mesele yalnızca eksiklik değilse?
Ya yapılan çalışmalar aynı zamanda yeterince sağlam, yeterince kalıcı şekilde yapılmadıysa? İşte vatandaşın zihnindeki bir başka soru da budur.
Çünkü ‘60 yıl altyapı sorunu olmayacak’ denilen bir şehirde, birkaç yıl sonra yeniden kapsamlı altyapı kazıları başlaması insanlarda doğal olarak güven problemi oluşturuyor.
Kimse hizmete karşı değil. Ama abartılı söylemlerle gerçeklerin birbirine karıştırılmasına karşı.
Kimse kusursuzluk beklemiyor. Ama doğruluk bekliyor. Eksik varsa ‘eksik var’ denilmesini, sorun sürüyorsa ‘çalışıyoruz’ denilmesini istiyor. Çünkü şehir yönetiminde en önemli altyapı aslında güvendir.
Ve güven bir kez sarsıldığında, onu yeniden inşa etmek; asfalt dökmekten, boru döşemekten çok daha zor olur.
Yorumlar
Kalan Karakter: