Süper Ligde genellikle olumlu sinyaller vermemesine rağmen, zirve yarışına katılan Trabzonspor için önemli sınavlardan biri de Avrupa’da vitrin yapmak olsa gerekti… Çünkü bu arenada beklentileri karşılayamayan Bordo-Mavililerin, kendini kanıtlamaya ve UEFA Avrupa Ligi’nde yoluna devam ederek, taraftarının gururunu okşaması ve özgüven kazanması önemliydi. Grubunda son farklı Monaco galibiyetiyle iddialı hale gelen Trabzonspor’un, grup birinciliği şansı için Kızılyıldız deplasmanından mutlak 3 puan alması, iddiasını sürdürmesi için de berabere kalması gerekiyordu. Bir yenilgi tüm hayalleri sonlandırabilirdi. Bunun için çok ciddiye alınması gereken bir 90 dakika bekliyordu Bordo-Mavili takımı…
Beklendiği gibi Abdullah Avcı on biri belirlerken sürpriz yapmadı.
Oyunun ilk bölümlerinde iki takım da kazanmaya mutlak ihtiyaç duymanın verdiği strese karşın, yine de gol için hücumu düşünmeleri şeklinde geçti ancak iki kalede de dikkate değer pozisyon görmekte zorlandık. Onuncu dakikadan sonra bir ara Trabzonspor orta alanda topla adeta dans edercesine paslarla rakip kaleyi zorlamaya başladı ancak sorun final toplarındaydı. Trabzonspor’un orta alandaki etkili paslaşmaları ilk meyvesini 21’nci dakikada verdi. Hamsik’in sert şutunun kalecinin üzerine gitmesi, tamın öne geçmesini önledi. Ancak kolay top kaptırmaların yarattığı tehlikeler de yaşamadık değil. Şayet 24’ncü dakikada Uğurcan Milonoviç’in şutunda son maçların yıldızı Uğurcan doğru yer tutup, nefis bir refleksle önlememiş olsa, geriye düşme riskiyle karşı karşıya kalabilirdi Bordo-Mavili ekip… Oyun iki takımın kalesinde zaman zaman gidip geldi, bunda da iki takımın orta alanlarının top kaptırmalarının rolü büyüktü. İşte Umut Bozok’un böyle bir hatasını affetmeyen Kızılyıldızlı Katai, penaltı noktasının üzerinden golü kaydederken, Uğurcan’ın buna yapacağı hiçbir şey yoktu.
POZİSYONLAR TRABZONSPOR’DAN, GOL KIZILYILDIZ’DAN GELDİ
Tam büyük bir hayal kırıklığı yaşanıp, yenilen golün eleştirisi yapılırken imdada Bakasetas yetişti ve frikikten harika bir golle dengeyi sağlayınca Trabzonspor oyuna erken dönmüş oldu. Bu yarının son dakikalarında iki takım da bir kazaya kurban gitmemek için temkinli oyunu temsil etti. Sonuçta ilk yarıda heyecanı yüksek, kalitesi vasat bir futbol oyunu izletti bize iki takım da…
İkinci yarıya Kızılyıldız baskıyla başladı ve pozisyon yaratabilmek için kanatları kullanmayı denedi ama savunmanın ortasındaki Vitor Hugo ve Marc Bartra hatasız oynayınca rakibe uzun süre pozisyon şansı vermediler. Ev sahibinin baskın gözüktüğü anlarda, Trabzonspor orta alanda çaldığı toplarla rakip kalede sık sık tehlikeler yarattı. Bunlardan birinde 55’nci dakikada Hamsik’in zoru başarıp, altı pastan topu üst direğe nişanlaması hem şansızlık hem de beceri eksikliğiydi, ya da dikkatsizlik diyelim… Bordo-Mavili takımın orta alandaki en etkin isminin Bakasetas olduğunu ve arkadaşlarına çok iyi servisler yaptığını, mücadele gücüyle de rakipten top çalma ya da atak başlangıçlarını geciktirme becerisi açısından üst düzeydeydi. Maxi Gomez’in yokluğunda Umut Bozok hiçbir varlık gösteremedi ve şansını yine tepti. Gbamin de daha önceki maçlarındaki üst düzey performansından uzaktı. Trezeguet de oyuna bir bütün olarak bakıldığında ne yaptığını bilmez bir vaziyetteydi. Bardhi zaman zaman sivrildi ama süreklilik gösterdiği söylenemezdi.
AVCI TÜM RİSKLERİ ALDI
Yine de Bordo-Mavililer pozisyon bulmakta zorlanmadı. Ancak Trabzonspor, pozisyonları harcarken, 63’ncü dakikada Bukari, Bordo-Mavili takımın sol tarafından çizgiye kadar inip, topu altı pasa çıkarırken, önce Eren Elmalı’nın hamle yapmakta gecikmesi, sonra da bu dakikaya kadar kusursuz oynayan Marc Bartra’nın pesici kaçırmasıyla Pesiç golü atmakta zorlanmadı.
Abdullah Avcı, maçın 68’nci dakikasında Gbamin ve Umut Bozok’u oyundan alıp, Abdulkadir Ömür ve Djaniny’i sahaya sürerken, tek düşüncesi gol bulmaktı. Riskler taşıyan bu değişikliklerin sonuç vermesi Bordo-Mavililerin tek arzusuydu. Bu değişiklikten sonra Bordo-Mavili ekip baskıyı artırdı. Bunda rakibin geriye çekilip, skoru koruma isteğinin rolü de yok değildi. Abdullah Avcı son hamlesini de yorulan Hamsik ve son dakikalarda düşüş yaşayan Bardhi’nin yerine Yusuf Yazıcı ve Lahtimi’yi alarak yaptı. Ancak oyunun son bölümünde pozisyon bulmakta zorlanan Trabzonspor, şansını ceza alanına şişirilen toplarda aradı. Yani organize ataklarla skor elde etme gibi bir anlayış söz konusu değildi. Yani gol biraz da şansa bağlıydı. Bu şans da Bordo-Mavili ekibe gülmedi ve Sırbıstan’dan Avrupa hayallerini başka takımların ayaklarına bırakarak ayrılmak zorunda kaldı.
Sonuçta aslında böyle bir yenilgi hak edilmedi ama ilk gölde Umut Bozok’un, ikinci golde Eren ve Bartra’nın ortak hatasıyla yenilen iki golle Trabzonspor’un kaderi tayin edilmiş oldu.
Yorumlar
Kalan Karakter: