Trendyol Süper Liginde, Trabzonspor gerçeği söylemek gerekirse zor bir fikstürle sezona ‘merhaba’ dedi.
Henüz ikinci haftada geçen sezonun şampiyonu Galatasaray, beşinci haftada Beşiktaş ve sekizinci haftada da ligin en skorer ekiplerinden biri olan Adana Demirspor ile karşılaşmak kolay değildi. Hele hele Nenad Bjelica gibi futbol oynatama yerine, topu rakibe bırakıp, arkadan uzun, şandel toplarla gol aratan ve küçük takım oyununa aşık bir teknik direktör ile kuşkusuz Galatasaray’a yenilmek doğaldı, doğal olmayan Beşiktaş’ı farklı yenmekti. Ama bu takımın da çöküş dönemine girdiği bir süreçte alınan farklı galibiyetin de aslında takımın gerçek gücünü yansıtmadığını gördük. Küçük takımlara karşı bile korkak futbol oynayan bir Trabzonspor izledik ve bundan dolayı da açıkçası utandık.
Açık söylemem gerekirse, bu şartlarda ligin geçen sezonki flaş ekibi ve bu sezon da iyi futbol oynayan, çok gol atan takımı Adana Demirspor maçı başlamadan önce endişelerimiz yok değildi. En azından kendi adıma, güvenmediğim Bjelica ile Bordo-Mavili ekibi zor bir 90 dakika beklediğini düşünmek durumundaydım. Hele 11’ler açıklandığında, Mehmet Can Aydın’ın anında kesik yemesi, hemen 32 yaşındaki Larsen’e bel bağlanması, hele hele haftalardır sahada gezinen ve artık taraftarın tahammül bile edemediği ve Pendik maçında oyundan çıkarken yuhaladığı Enis Bardhi’deki ısrar ettiğini hissettirmesi, maç öncesinde Nenad Bjelica’ya olan güvensizliğimi zirveye taşımaya yetti de arttı bile… Yine de her şeye rağmen bu karşılaşmadan iyi bir sonuç çıkarılmasıyla birlikte gönül verdiğimiz ve Trabzonspor gibi Türkiye futbolunun mihenk taşının ligin başında zirve yarışında havlu atmamasını diledim kendi kendime…
İLK YARIDA FARKI ÖNLEYEN İSİM UĞURCAN’DI
Trabzonspor oyuna aslında iyi başladı gibi bir görüntü verdi. Adana Demirspor ise rakibini tartmaya çalışır bir havadaydı. Zaten 7’nci dakikada Fountas’ın, 10’ncu dakikada Bakasetas’ın şutlarının kaleye çok yakın gitmesi umutlarımızın yeşermesine neden oldu. Keşke yeşermeseydi. Çünkü bu dakikadan sonra sahada adeta bir Adana Demirspor fırtınası esmeye başladı. Trabzonspor’a bazen ortadan, bazen sağ kanattan, zaman zaman sol kanattan adeta dalga dalga gelmeye başladı. Bordo-Mavili takımın orta sahasına ve savunmasına çok zor anlar yaşattılar. Sağdan, soldan, ortadan geliyor, adeta fırtına estiriyordu. Ev sahibi ekip, Yusuf Sarı, Nani, Belhanda gibi isimlerle ataklar geliştiriyor, Niang ve Emre Akbaba ile bazuka gibi şutlar atıyor, kelede devleşen bir Uğurcan Çakır izliyorduk. Son dönemlerin en iyi ilk yarısını çıkaran Uğurcan, belki de bu 45 dakikanın farklı bitmesini önleyen ve takımı oyunda tutan isimdi. Hücumda Onuachu, tek başına mücadele ediyor,, savaşıyor, arkadaşlarına pozisyon yaratma çabası gösteriyor ama diğer arkadaşları ona ayak uyduramıyordu. Sağbek Larsen’in hücuma hiçbir katkısı olmadığı gibi savunmayı da iyi yapamama sorunu yaşıyordu.
ADANA DEMİRSPOR’A ŞOV OLANAĞI TANINDI
Sol bek Eren Elmalı zaman zaman hücuma çıktı, bir kez de orta kesti ama kendi bölgesini savunurken birçok pozisyonda Yusuf Sarı karşısında aciz duruma düşmekten kurtulamıyordu. Orta sahada Berat Özdemir tek başına savaşırken, bu oyuncunun yanına Enis Bardhi gibi hem fizik gücü zayıf, hem de mücadele gücü olmayan bir oyuncuyu vermenin anlamını çözebilen varsa beri gelsin. Bakesetas zaman zaman saman alevi gibiydi fakat takımın oyun gücüne katkısı yoktu. Fountas oyuna iyi başladı ama daha sonra sağlam rakip savunma karşısında etkisiz kaldı. Visca da benzer bir pozisyon sergiledi.
Trabzonspor set hücumunda etkisizdi, hızlı ve uzun toplarla zaman zaman pozisyon aradı ama bu yetersizdi. Sadece Adana Demirspor golü bulduktan sonra oyunu biraz daha önde oynamak isteyince, rakibin pas bağlantıları kesildi ama yine de pozisyon üretmekte zorlandı. Paul Onuachu gibi 2.01 boyunda bir santrafor varken, bu isme bir tek hava topu gelmiş olması, takımın yetersizliğini anlatmaya yeter sanırım. Bu 45 dakikada, sanırım Yusuf Sarı’yı izleyenler, bu oyuncuyu Adana Demirspor’a adeta hediye edenlere bir kez daha lanet yağdırmıştır. İlk yarıda Adana Demirspor’un çok daha fazla pas yapması, sayısız şut atması, tehlike yaratmasında Bordo-Mavili takımın oyuncularının rakip oyunculara uzak mesafede savunma yapmasının da rolü büyüktü. Bu yarıda hakemi Kadir Sağlam’ın ilk yarıda oyunun kaderiyle oynayacak bir hata yapmadı ve Bahattin Şimşek’ten çok daha olumlu bir performans sergilediğini söyleyebiliriz.
İKİNCİ YARI TRABZON CANLANDI AMA!
Maçın ilk yarısındaki berbat Trabzonspor’dan sonra, ikinci yarıda en azından bir değişiklik bekledik. Ama kenar yönetimi belli ki oynanan futboldan da, sonuçtan da memnundu ki, hiçbir şekilde müdahale etme gereği duymadı. Ancak değişiklik yapılmamasına rağmen Bordo-Mavili ekip, ilk yarıya göre çok daha etkili, dirençli, gol arayan bir takım görüntüsündeydi. Bunda kuşkusuz Trabzonspor futbolcularının sahanın her yerinde rakip oyunculara daha yakın oynaması, boş alan bırakmaması ve pas hatası yapmaya zorlamasının rolü büyüktü. Birçok kez yapılan pas arasıyla birlikte kazanılan toplarla birlikte rakip Adana Demirspor ceza alanına ya da aut çizgisine kadar iyi inen bir takım gördük. Ne yazık ki, Trabzonspor’un en önemli silahı Onuachu yine kullanılmak istenmedi sanki…
Teknik Direktör Nenad Bjelica özellikle kanat oyuncularına, “Aut çizgisine yaklaşmadan direk hizasında ortalarla Onuachu’yu buluşturun” demiyor mu? O diyorsa, Trabzonspor gibi bir takımda forma giyen oyuncuların topu kaldırıp da savunmanın üstünde topa kafa vurabilecek tek oyuncularını pozisyona sokamıyorsa yazık doğrusu… Onuachu bir kez topla o da sırtı dönük buluştu, göğsüyle düzeltti, rakibine çalımı attı, vuruşu da etkili olsaydı haftanın en güzel gollerinden birini atabilirdi… Adana Demirspor, bir yandan 1-0’ı korumanın telaşına, diğer yandan Bordo-Mavili ekibin baskısı nedeniyle panikledi. Daha çok kalesini koruyup, hızlı hücumlarla gol aramak istedi. Ev sahibi ekip de pozisyon buldu ama Trabzonspor’da final topları biraz daha doğru kullanılsaydı, belki beraberlik kurtarılır, hatta kazanılabilirdi de…
Ama olmadı…
İlk yarıdaki silik ve etkisiz futbolun bedeli, 90 dakika sonunda kaybedilen 3 puan olarak acı bir şekilde skor tabelasına yansıdı…
Son söz, deplasmanda kazanamayan takım, zirve yarışında bulunma bir yana, orta sıralarda oynama hakkını bile kazanamaz. Bu nedenle de Bordo-Mavili takımın bu skor kısırlığı ile birlikte ligi üst sıralarda bitirmesi hayalleri süsler ama gerçeklikle ilişkilendirilemez…
Yorumlar
Kalan Karakter: