Dünya Kupası sonrası kupada Samsunspor, ligde Fenerbahçe galibiyetleriyle birlikte, “Çok farklı bir takım geliyor” dedirten ancak Karagümrük karşısında alınan 4-1’lik yenilgiyle, ‘saman alevi miydi?” sorusunu sorduran Trabzonspor için Giresunspor karşısında ortaya konacak futbol ve alınacak sonuç geleceğe dönük fikir vermesi açısından önemliydi. Edin Visca’nın sakatlığından, Marc Bartra’nın cezalı olmasından dolayı takıma zorunlu olarak monte edilen Gbamin’in stoperde, Enis Bardhi’nin de kanatta neler vereceği de belki de alınacak sonuç ya da ortaya konacak futbolda belirleyici olacaktı. Ligin zirvesinden kopmama ya da en azından eteklerine tutunma adına Giresunspor’un geçilmesi olmazsa olmazdı. Ancak komşu Giresunspor’un da alt sıralara düşüp, tehlikeli rüya görmemesi adına Trabzonspor karşısında puan ya da puanlar alması gerekiyordu. Maç öncesinde beklentimiz, biri zirveden kopmama, diğeri alt sıralara düşmeme adına mücadele veren iki takımın savaşından bize düşecek olan seyir zevki ve çekişme açısından iyi bir karşılaşma izleyeceğimiz şeklindeydi.
Beklendiği gibi Trabzonspor önde baskıyla ve etkili bir başlangıç yaptı. Giresunspor o kadar kendi alanına çekildi ki, Bordo-Mavili ekip, orta sahayı neredeyse yürüyerek geçti. Rakip ceza alınana kadar etkili paslarla tehlikeli bölgeye kadar geldi ama burada birkaç pozisyon dışında yine de etkili olduğu söylenemezdi. Trabzonspor, ilk yarı boyunca sadece 5’nci dakikada etkili pas bağlantıları ve Bakasetas’ın enfes ara pasıyla Bardhi’yi golle burun buruna getirebildi ama bu isim de kötü vurarak takımının erken öne geçmesini engelledi.
OYUN DENGEDE GİDERKEN GELEN ŞANS GOLÜ
İlk 10 dakikanın ardından konuk ekip hem hızlı hücumlarla, hem de pas oyunuyla Trabzonspor kalesine gelmeye çalıştı. Zaman zaman tehlikeli oldu. Birkaç şutta ya savunma zamanında müdahalede bulundu, ya Uğurcan başarılı, ya da konuk ekip oyuncularının vuruş becerisi eksikliği göze çarptı. Konuk ekip oyunda dengeyi kurarken, özellikle Trabzonspor’un sol kanadını kullandı. Eren Elmalı bu bölgede çok yalnız kaldı. Bardhi neredeyse kendisine hiç yardım etmedi. Eren’in önünde Trezeguet oynadığında da yine yardımdan mahrumdu. Giresunspor da bu alandaki boşluğu değerlendirme çabası gösterdi ama final paslarında ya da vuruşlardaki yetersizlikler, golle buluşmalarını engelledi.
Trabzonspor oyundan düşmeye başladığı bir anda Bardhi’nin kullandığı korner atışında Gomez’in rahatsız ettiği kalecinin boşa çıkmasıyla birlikte Bajiç’in sırtına çarpan topun golle sonuçlanması tam bir şans anıydı. Bu gol, Giresunspor’un oyundan düşmesine ve Bordo-Mavililerin orta sahayı çabuk geçerek rakip kalede pozisyon aramasına sebep oldu. Ama Abdulkadir Ömür ve Siopis’in çok top kaybı yapmalarının yanında Bardhi ve Trezeguet’in bireysel futbolları ikinci golü bulmasını engelleyen faktör oldu. Maxi Gomez’in bir kez olsun pozisyona sokulamaması, savunmada Larsen’in dağınıklığı, Vitor Hugo-Gbamin uyumsuzluğu da ilk yarının göze batan olaylarıydı.
BU GALİBİYET TRABZONSPOR’U YENİDEN YARIŞA SOKTU
İkinci yarıda iki takımda adeta maç sona ermiş bir havada bir görüntü veriyorlardı. Öyle ki Trabzonspor’un ikinci golü attığı 69’ncu dakikaya kadar neredeyse pozisyon yoktu. Giresunspor, sanki yorulmuş, sezon sonunu yaşayan bir takım hüviyetine bürünmüştü. Belli ki yedikleri golün etkisinde fazla kalmışlardı. Bordo-Mavili ekip de ne orta alanıyla, ne kanatlarıyla etkili olabiliyordu. Ancak 67’nci dakikada Bakasetas’ın kullandığı korner atışından kale sahasına gönderdiği ortaya Maxi Gomez kafayla çok iyi vurdu ama kaleci Onurcan çok başarılıydı. Yeniden kazanılan kornerde Gomez bir kez daha şansını denedi ama yine kaleciye takıldı. Üçüncü kornerde ise Trezeguet’in kafa şutunu çıkaran Onurcan, Gomez’in tamamladığı topta artık teslim olmuştu. Zaten bu gol Gomez’in hakkıydı. Ancak Giresunspor savunma oyuncularının ya da tüm takım savunması açısından üç kornerde de ne yaptıkları merak konusuydu!
Golün ardından Trabzonspor rahatlamış, Giresunspor ise teslim olmuş gibiydi. Abdullah Avcı da hem daha savunma ağırlıklı oynamak, hem de 4 gün sonra oynanacak Alanyaspor maçını düşünerek taktik değişikliklere gitti. Bu değişikliklerden ikisi olan Djaniny ve Doğucan’ın üçüncü golde topla ilk buluşmalarında başrol oynamaları garip bir tesadüftü. Bu golle artık maç bitmiş gibiydi. Bordo-Mavililer için çok önemli olan bu 3 puanın keyfini sürmeleri kuşkusuz hakları ama bu takımda bir oyuncuya değinmeden edemeyeceğim. Enis Bardhi’nin bu topla oynama aşkı ve kendisine 61 dakika sabredilmesi kabul edilir bir şey değildi. Bardhi acaba La Liga’da da topla bu kadar oynama özgürlüğüne sahip miydi?
Sonuç olarak Karagümrük karşısında alınan ağır darbeden sonra gelen Giresunspor galibiyeti Bordo-Mavililerin yoğun bakımdan, normal servise çıkmasına sebep oldu. Zirve yarışında olabileceğinin sinyallerini verdi fakat farklı galibiyete rağmen takımda geçen sezonki coşkudan eser olmadığının bir kez daha altını çizelim. Son sözüm de hakem için olsun. Maçın orta hakemi Ali Palabıyık kolay bir maçta çaldığı düdüklerle vasatı aşamadı.
Yorumlar
Kalan Karakter: