Yönetimi kongre kararı almış, başkanı bir dakika durmadan istifasını sunmuş, kendi sahasındaki yenilmezlik serisini küme düşme hattının dibindeki Ümraniyespor karşısında kaybetmiş, teknik direktörü 8 milyon lira civarında bir parayı cebine indirirken, “En küçük bir para hesabı yapmadan ayrılıyorum” diyerek veda etmiş, yardımcısı tarafından hazırlanan, ekonomisi enkaza dönmüş Trabzonspor, Avrupa Kupalarına katılabilme adına bir savaş verirken, en önemli rakiplerinden biri olan Adana Demirspor’u ağırlarken, aslında çoğunluğun bir umudu yoktu. Çünkü tüm olumsuzluklara bir de takımın skora en çok katkı yapan isimleri Bakasetas ve Trezeguet sakatlıkları, genç yeteneği Naci Ünüvar da cezası nedeniyle sahada olmayacaktı.
Yeni transfer Lazar Morkoviç kulübede değerlendirilirken, haftalardır hazırlanan ve eksiklerin çok olduğu bu maçta oynamaları beklenen Edin Visca ve Marek Hamsik de 11’de yer bulamayan isimlerdi. Orhan Ak, böylesine kritik bir süreçte bir türlü beklentileri karşılayamayan Yusuf Yazıcı ve Enis Barthi takımı taşıyacak isimler olarak sahadaydı. Orhan Ak, Abdullah Avcı’dan aldığı bayrağı yere düşürmeyeceğini gösterircesine gerçek yeri sağbek olan Larsen’i sol bekte oynatma bu alanın gerçek isimleri olan Eren Elmalı ve Arif Boşluk’a hiç güvenmediğini gösteren bir anlayışla sahaya çıkmayı tercih etti. Tüm bunların ışığında maç öncesinde 90 dakikanın geleceğe dönük bir umut verip vermeyeceği merak ediliyordu.
İNANILMASI GÜÇ, İLK YARI BİTİK TRABZONSPOR!
Maçın hemen başında Emre Akbaba’nın vuruşu gol olsa belki maçın başını farklı yazardık ama 8’nci dakikada gelen Yusuf Yazıcı golü Bordo-Mavili ekibin sahada daha özgüvenle oynamasına neden oldu. Aslında takımda çok sayıda eksik olmasına rağmen yine de Trabzonspor oyuna fena başlamadı. İyi paslar yapıyor, üçgenler kuruyor ve etkili ataklar yapmaya çalışıyordu. Yusuf Yazıcı ilk kez 11 başladığı bir maçta gol atmanın dışında takımı yönetmede de etkili oluyordu. Abdulkadir Ömür başarılıydı. Ama Adana Demirspor da savunmadan hızlı, etkili paslarla çıkıp pozisyon yakalamaya çalışıyor ve aslında kale sahasında daha etkili bir görüntü veriyordu. Maçın 19’ncu dakikasında Belhanda’nın topsuz alanda Bruno Peres’e tokat atmasını hadi orta hakem görmeyebilir, yardımcı hakemler ve dördüncü hakem ne iş yapar anlamadık gitti. İyi ki VAR var da, Faslı oyuncu hak ettiği kırmızı kartı gördü.
Kırmızı karttan sonra artık Trabzonspor’un oyunu forse edeceğini ve golleri de sıralayıp, rakibi sahada ezeceğini düşündük. Ancak Abdulkadir’in 25’nci dakikadaki vuruşunun direkten dönmesinden sonra oyunun şekli tümüyle değişti. Bunda Adana Demirspor teknik direktörü Montella’nın oyuna inanılmaz müdahalesinin rolü büyüktü. Takımı 1-0 mağlupken ve 10 kişiyken, Akintola ve Yusuf Sarı’yı çıkarıp, Morel ve Sherif N’diaye’yi sahaya sürdü, üçlü savunmaya döndü. Daha önce forvetsiz oynayan Adana Demirspor, Sherif N’diaye ile birlikte Trabzonspor savunmasını zorlamaya başladı. O, savunmayı zorlarken, Svenson’da Larsen’in koruduğu alanı adeta mekik gibi dokumaya başladı. Larsen çok yetersiz kaldı ve bu oyuncunun etkili bindirmeleri golün habercisi oldu. Sonuçta da 10 kişi kalan konuk ekip hem golü attı, hem de goller kaçırdı.
Trabzonspor’un 10 kişi kalan rakibi karşısında bu kadar etkisiz bir oyun oynamasını anlamak olanaksız. Enis Bardhi’yi hangi akıl bu takıma transfer etti merak ediyorum. Ne oyun bilgisi, ne fizik durumu, ne kuvveti, ne tekniği bir lira verilerek alınacak bir oyuncu olmadığını bir kez daha hepimize gösterdi. Yusuf Yazıcı ilk kez bir maçta takımı organize eden bir oyun anlayışındaydı ama o da 30’ncu dakikadan sonra durdu. Maxi Gomez çok silik ve etkisizdi. Neredeyse topla hiç buluşamadı. Abdulkadir saman alevi gibi bir yandı, bir söndü. Siopis ve Doğucan savunma yapmaya çalışıyor ama hücuma destek veremiyorlardı. Takımın stoperleri, rakip santraforsuz oynayınca iyiydi de, Sherif N’diaye girince tel tel döküldüler. Takım geri ve yan pas yapmaktan, temposuz, heyecansız bir ilk yarıyla birlikte hepimizi adeta uyuttu.
GİRENLER BÜYÜK KATKI YAPINCA SKOR RAHAT GELDİ
İkinci yarıya Orhan Ak, Doğucan Haspolat’ı çıkarıp,Lazar Markoviç’i sahaya sürerek ilk müdahalesini yaptı. Böylece daha atak, etkili ve kanatları kullanacağının sinyallerini veren bir karara imza attı. Markoviç de son 45 dakikadaki performansıyla takıma olumlu etki yaptı ve zaman zaman tehlikeli ataklar geliştirdi, dripling yeteneğiyle tam puan aldı ve savunmaya da yardımı unutmadı. Ancak Trabzonspor bu değişikliğin de etkisiyle rakip kaleyi ablukaya almasına karşın net pozisyon bulmakta zorlandı. Çünkü her şey karambole ve tesadüflere bırakılmıştı. Rakibin uzun süre 10 kişi oynamasının da avantajını kullanmak isteyen Orhan Ak, ikinci madahalesini Enis Bardhi-Umut Bozok değişikliğiyle yaptı ve Maxi Gomez sağ kanada çekildi. Ancak bu değişikliğin fazla bir etkisi görülmedi. Bir hamle de Yusuf Yazıcı-Marek Hamsik ile geldi. Bu da oyun üstünlüğünü Trabzonspor’a getirdi ama pozisyon zenginliği yine yoktu.
Ve nihayet Siopis ve Larsen çıktı, Edin Visca ve Eren Elmalı oyuna dahil oldu, maçın sanki kaderi bir anda değişti. Edin Visca topa ilk kez ayak değdirdiği pozisyonda korneri o kadar etkili yere kullandı ki, altı pasta Vitor Hugo her zaman çok iyi becerdiği işi yaptı, yükseldi, iki kişinin üzerinden enfes bir vuruşla topu filelere gönderdi. Bu gol Adana Demirspor’un direncini kırdı. Hemen birkaç dakika sonra yine Visca sahnedeydi. Aslında arkadaşlarına pas ya da, altı pasa orta yapması gerektiği serbest vuruşta kaleyi tercih etti. O kadar sert vurdu ki Ertaç tokatlamasına rağmen topun filelere gitmesini engelleyemedi. Edin Visca ağır sakatlıkların ardından futbola öyle aç dönüş yaptı ki, Trabzonspor’u adeta ipten alan adam oldu. İyi ki bu maçta ve kritik bir anda döndü… Eren Elmalı da gerçek bir sol bek olarak iyi bindirmeler yaparken, uzatma dakikalarında Umut Bozok’a attırdığı gole şapka çıkarılırdı.
Sonuçta Trabzonspor, uzun bir aradan sonra oyuna sonradan giren futbolcuların büyük etkisiyle farklı kazanmayı bildi ve üzerindeki kara bulutları ‘şimdilik’ kaydıyla dağıttı. Ama yine de rakibin 75 dakika civarı 10 kişi oynadığını unutmamak gerekir.
Yorumlar
Kalan Karakter: