Trabzonspor için Süper Ligde sezon çoktan bitmişti. Ama son haftalarda takımın olumlu bir ivme yakalaması, galibiyetler serisi ve bol golleri, taraftarların yine de son haftada takımı izleme eğilimini yükseltmişti. Geçen hafta oynanan Alanyaspor maçından sonra hem sakatların çokluğu, hem de ligde her hangi bir iddianın kalmamasından sonra yorgun yıldız isimlere izin verilmesinden kaynaklı olarak Bordo-Mavili takımın teknik direktörü Nenad Bjelica hani tabir yerindeyse U19 takımıyla Başakşehir deplasmanına çıktı. Sahada çok sayıda ilk kez ya da çok az Süper Ligde oynama heyecanını yaşayan isim vardı.
Trabzonspor sahada 9 yerli isimle yer alıyordu. Yabancı isimler Edin Visca ve Enis Bardhi’ydi. Bu isimlerin yanında bir de Umut Bozok 26 yaşındaydı. Bu üç isim de olmasa Trabzonspor yani genç takımlar liginde oynadığı izlemini uyandırabilirdi. Taha Tepe, Taha Altıkardeş, Arif Boşluk, Emirhan Zaman, Doğucan Haspolat, Eren Elmalı 2000 ya da daha küçük doğulmuydular. Serkan Asan 1999 doğumlu, Hüseyin Türkmen ise 1998’liydi. Yani gerçekten genç bir ekip izledik. Sahada genç oyuncular gördüğümde, hele bunların önemli bölümü altyapıdan olunca heyecanım doruğa çıkıyor. Gerçi bu kadar çok genç oyuncunun ilk kez bir Süper Lig maçında bir arada oynuyor olması, onların adrenalini en üst seviyeye çıkaracağından dolayı, çok da verimli olmalarını beklemek ham hayal olur ama yine de bu tabloyu görmek güzeldi.
TOPU BAŞAKŞEHİR KULLANDI AMA POZİSYON EŞİTLİĞİ VARDI
Maçın ilk 45 dakikasına baktığımızda Trabzonspor topu daha çok rakibine bırakarak oynadı. Topun arkasına geçmeyi yeğledi. Kuşkusuz bunda hem tecrübesiz oyuncuların çokluğu, hem de orta sahada oynayan isimlerin pas yüzdelerinin ve yeteneklerinin zayıflığının rolü vardı. Bordo-Mavili ekip bu kadar tecrübesiz isimlerle oynamasına rağmen ilk 45 dakikada takım savunmasını kusursuz uyguladı. Savunma oyuncuları da hata yapmadı. Öyle ki rakip takım sadece bir kez Kery ile savunmanın arkasına sarkarak bir pozisyon buldu. Ev sahibi ekibin diğer iki pozisyonunda Deniz Türüç’ün çok uzaktan attığı iki muhteşem şut vardı. Bunlardan birini Taha Tepe harika çıkardı, ama ikincisine yapacak hiçbir şeyi yoktu. Enfes bir goldü.
Aslında Trabzonspor rakibine topu vermesine rağmen ilk iki pozisyonu bulan takımdı. Şayet EdinVisca’nın vuruş tekniği biraz daha iyi olsa, Bordo-Mavili ekip 15’nci dakikada iki farklı öne geçmiş olabilirdi. Zaten bu iki pozisyonun kaçışından sonra Başakşehir daha çok gelmeye başladı. Çok pas yaptı ama dediğim gibi pozisyon bulamadı. Bordo-Mavili ekipte Umut Bozok topla hiç buluşamadı, Doucan Haspolat etkisizdi ama takımın en kötüsü her zamanki gibi Enis Bardhi’ydi. Bu kadar genç oyuncular arasında bile böylesine silik kalan bir oyuncunun yabancı statüsünde takımda kalması bana göre büyük bir handikaptır ve yönetimin bir an önce çözümü bulması gerekiyor diye düşünüyorum.
OYUNDA DENGE KURULDU AMA SONUÇ GELMEDİ
İkinci yarı başlarken Teknik direktör Nenad Bjelica,Doğukan’ı kenara alıp, Larsen’i orta sahada görevlendirdi. Bu değişiklik Trabzonspor’un daha etkili oyun oynamasına sebep oldu. Ancak henüz 47’nci dakikada şansız bir şekilde Eren Elmalı’nın kendi kalesine attığı gol genç Bordo-Mavili takımın motivasyonunu bir ölçüde bozdu. Ancak buna rağmen, oyundan düşmeyen Trabzonspor, rakip kalede daha çok görülmeye, pozisyon bulmaya başladı. Peş peşe gelen pozisyonlar ne yazık ki son vuruş eksikliğiyle birlikte golü geciktirdi. Ancak Edin Visca’nın 62’nci dakikadaki golü umutları yeşertti. Takım orta alanda baskılı, rakipten sürekli top çalan, iyi pas yapan ve etkili bir şekilde rakip ceza alanına giren bir görüntü verdi. Öyle ki zaman zaman Başakşehir’in tecrübeli savunma oyuncuları panikle hareket etmeye başladılar.
Takımdan gol beklerken, maçın en iyilerinden Taha Tepe’nin yaptığı bir çıkış hatasında Serdar Gürler’in vuruşunu engelledi ama Lucas Lima’nın denemesinde çaresiz kaldı. Bu gol Trabzonspor’un gardını düşürdü. Ve sonuçta 3-1 kaybetti. Ancak Arif Boşluk usta işi oyunuyla gelecek için umut verdi. Emirhan Zaman mücadeleci kimliği, özgüveni, pas bağlantılarındaki etkinliğiyle yarınlarda bu takımda olabileceğini ortaya koydu. Hüseyin Türkmen tam bir lider görüntüsü verirken, yanında oynayan Taha Altıkardeş, topu oyuna sokma dışındaki oyunuyla, ‘Ben de varım’ havasındaydı. Serkan Asan uzun bir aradan sonra ilk kez 90 dakikaya yakın sahadaydı. Çok çalıştı, savaştı, hatasız oynamaya çalıştı ama ikinci yarıda bir kez topu kaçırdı, bu da rakip adına tehlike yarattı. Fakat bu oyuncu da, ‘beni de yabanca atmayın’ der gibiydi.
Sonuç olarak gençlerden kurulu Trabzonspor, yenilmesine rağmen, ilk yarıdaki savunma anlayışı, ikinci yarıda iki farklı geriye düşmesine rağmen, rakibini mahkum etmesi ve etkili oyunu kuşkusuz sevindiriciydi.
Ve “Gençlere güvenin” mesajını verdi bu 90 dakika…
Yorumlar
Kalan Karakter: