Bu tüm kulvarlarda erken havlu atan ve artık geleceğin planlaması içinde olacağı ilan edilen Trabzonspor, yeni teknik direktörü Nenad Bjelica yönetiminde ilk maçında Sivasspor’a mağlup olmuştu ve Konyaspor karşılaşmasına da çok sayıda eksikle çıkacağından dolayı çok da doğru bir değerlendirme yapılacak olabileceğimiz bir 90dakika beklemiyorduk doğrusu… Ancak göreve getirilirken, genç oyunculara çok önem verdiği söyleyen Bjelica bu kadar eksiğe rağmen orta sahada bile çok yetersiz olan Doğucan’dan bir sağbek yaratmaya çalışırken, geldiği günden itibaren berbat performans sergileyen Enis Bardhi’yi sahaya süren anlayışıyla, Arif Boşluk, Emirhan Zaman ve Taha Altıkardeş gibi takımdaki gençlere göz ucuyla bile bakmaması, Lazar Markoviç’i de kulübeye oturtmasıyla birlikte maç öncesi ve gelecek adına da hayal kırıklığı nedenim oldu.
Maça iyi başlayan Trabzonspor oldu. Konyaspor oyunun ilk yarısının önemli bölümünde neredeyse atak geliştiremedi. Bordo-Mavililer, sağ kanattan Doğucan’ın yerini yadırgaması, Bardhi’nin ise yetersizliği nedeniyle neredeyse hiç atak geliştiremedi. Orta sahada Siopis savaşçı, Hamsik ise usta olduğunu gösterirken, Bakasetas adeta sahada yok gibiydi. Bu oyuncunun vücut dili, 'ben burada oynamak istemiyorum’ der gibiydi. Sol kanatta Trezeguet zaman zaman boş alanlar buldu ve rakip kalede belli oranda etkili oldu ama Beşiktaş maçındaki performansını arattı. Savunmada Bartra,Mame Diof’a adım attırmadı, Hüseyin Türkmen de olumlu bir görüntü verdi. İlk yarıda Eren Elmalı savunma anlamında iyiydi ama hücuma gerekli desteği veremedi.
BAKASETAS YENİLGİYİ HAZIRLAYAN İSİM OLDU
Bordo-Mavili ekibin etkili olduğu dakikalarda da erken gol geldi. Takımdan ayrılmaya karar vermiş olan Hamsik uzun bir aradan sonra gol bulmanın keyfini yaşadı. Bu oyuncu ustalığını attığı paslarla ve yaptığı koşularla gösterdi ve uzun süredir kendisinden yararlanamamanın takım için ne kadar büyük bir eksiklik olduğunu gösterdi. Santrafor olarak uzun bir aradan sonra Maxi Gomez’in yerine tercih edilen Umut Bozok sahada var mı yok mu belli değildi. Gerçekten pozisyon bulduğu anlarda o kadar acemi işler yaptı ki, hayret etmemek mümkün değil… Ne yer tutabiliyor, ne topu tutabiliyor. Ne arkadaşlarına davur olabiliyor, ne hava topuna çıkabiliyor, ne çevre kontrolü yapabiliyor, ne de gol vuruşu yapabiliyor. Bu oyuncu nasıl geçen sezon gol kralı olmuş gerçekten hayret bir şey…
Konyaspor oyunun 30’ncu dakikasından sonra bir iki kez geldi ve bunlardan birinde de beraberlik golünü buldu. Bu golde Moreno’nun yeteneğinden daha çok Bardhi’nin çok kolay çalım yemesi konuşulması gereken konuydu. Aynı Bardhi, Hamsik’in enfes ortasında çaprazda topla buluştuğunda şut atma yerine boş pozisyondaki Umut’u görseydi belki de bu isim boş kaleye golü atar ve takımı rahatlatırdı. Bu Bardhi’den hala ne bekleniyor anlamak mümkün değil. Bir söz de Bakasetas’a; Haftalardır sahada gezinen bu oyuncu, gördüğü kırmızı kartta ne kadar sorumsuz bir oyuncu olduğunu gösterdi. Gerçekten yazık… Kısa bir sözüm de genç hakem Cihan Aydın’a… İlk yarıda Bakasetas’ın kırmızı kartlık pozisyonunu VAR’dan izleyerek görmesi büyük eksiklikti… Başka da hatası olmadı.
BJELİCA NE YAPMAK İSTEDİ ANLAYAN VAR MI?
İkinci yarıda 10 kişi başlayan Trabzonspor’un hem mental, hem fiziksel yetersizliği, hem de takımın neredeyse yarısının yokluğundan dolayı büyük bir mucize gerçekleştirip hücum oynayacağı ve çok pozisyon bulacağı kimsenin aklına bile gelmezdi. Bu nedenle de oyunu yavaşlatıp, soğutup, beraberliği kurtarma planları içinde oynaması kesindi. Bu da gerçekleşti. Bu yarıda oyun genellikle Bordo-Mavili takımın yarı sahasında ya da ceza alanı civarında oynandı. Konyaspor eğer galibiyet golünü daha erken atamadıysa bunda beceriksizliklerinin yanı sıra Trabzonspor savunmasının kale içinde adeta etten duvar örmesinin rolü büyüktü. Konyaspor da öyle aman aman futbol oynamıyordu.68’nci dakikasında Umut Bozok dışarı alındı, Arif Boşluk sahaya sürüldü. Bunun sonucu olarak da Arif sol kanatta oynarken, Trezeguet santrafor olarak gol arayacak isim olacaktı.
Böyle bir değişiklik olunca Maxi Gomez’in oyuna girme konusunda bir sorun mu yarattığı düşüncesi kafamızda oluşması doğaldır. Ancak bir süre sonra Gomez sahaya sürüldü. Gerçekten Bjelica’yı anlamak olanaksız gibi… Yani madem Umut’u çıkarıyorsun, yerine Gomez’i sokup, Trezeguet’ten de hızlı ve boş alanları iyi değerlendirecek kanat olarak yararlanması gerekmiyor muydu? Oysa santrafor bölgesine çekilen Trezeguet iyice verimsizleşti. Ardından Trezeguet ve Bardhi oyundan alındı, Gomez ve Gbamin sahaya sürüldü. Lazer Markoviç ise son dakikalarda takım mağlup duruma düşünce oyuna alındı. Oysa Bardhi çıkıp, Markoviç oyuna sokulabilirdi. Arif eğer oyuna alınacaksa, santrafor değil, farklı bir oyuncu dışarı alınmalıydı. Trezeguet de, Gomez’in sahaya sürüldüğü dönemde ona servis yapacak isim olarak oynatılabilirdi. Neyse… Bjelica, Sivas maçında olduğu gibi yine şapkadan tavşan çıkarmak istedi ama yine beceremedi.
Umarım bu değişiklikler, oyuncuların farklı pozisyonlarda oynatılması uygulaması, çok fazla sakattan kaynaklansın… Eğer bu tür uygulamalar Bjelica’nın genel karakteri bu tür fantazilerse, Trabzonspor’a yazık olduğunu şimdiden söylemekte bir sakınca görmüyorum…
Yorumlar
Kalan Karakter: