Hem yönetimsel, hem teknik anlamda, hem de sahada ortaya çıkan tablo açısından adeta deprem üstüne deprem yaşayan Trabzonspor, geçici Teknik Direktör İhsan Derelioğlu yönetiminde, Kasımpaşa karşısında bir umut ışığı görme ya da hayata dönüş sinyali vermesi isteniyordu. Derelioğlu, daha önce geçici göreve geldiğinde hep başarılı olmuş ama bir türlü asıl teknik direktör olma güveni duyulmamıştı. Bu kez de takımı ateşlemesi ve, “ben buradayım” demesi de aslında önemli temenniydi. İhsan Derelioğlu’nun bu maçta farklı uygulaması bir kere geldiği günden itibaren hem Abdullah Avcı, hem de Orhan Ak tarafından mutlak suretle 11’de oynatılan Edin Visca’yı kulübeye çekmesi, Abdulkadir’i sağ kanada çekip, orta sahayı Siopis, Doğucan ve Bakasetas’tan kurması, bir de haftalardır sonradan oyuna giren Eren Elmalı’nın sol bek oynarken, sağbek olmasına rağmen uzun süredir solda oynatılan Larsen’in asıl yerine çekilmesi ve Bruno Peres’in de kulübeye gönderilmesiydi.
Trabzonspor oyuna başlarken adeta son haftalardaki kötü sonuçlar ve başarısız futbolun etkisiyle sürekli geri ve yan paslarla rakibi kontrol etme çabası içindeydi. Zaman zaman o kadar çok yapıldı ki bu paslar izleyenleri sıkmadı desek yalan olur. Takımda yapılan değişikliklerin oyuna pek etkisi olmadı. Geçmiş maçların etkili ismi Markoviç biraz vurdumduymaz görüntü verdi. Gomez kanatlara çok gitmedi ve topla ceza alanı civarında daha fazla buluştu ama topu kaleye gönderme becerisi gösteremedi. Bakasetas sakatlığının ardından ilk kez 11’deydi ama Gomez’e verdiği bir pas dışında sahada sanki yok gibiydi. O kadar vurdum duymaz ve topa girmemek için çırpındı ki sanki sakatlanmamak ve gelecek sezon transferinin önünde engel çıkmasın havasındaydı.
İLK YARIDA HÜSEYİN DIŞINDA AYAKTA KALAN YOKTU
Kasımpaşa, sağ kanatta Mustafa, sol kanatta da Munir ile etkili ataklar yaptı. Orta alandan da çıkışlar dikkat çekiciydi. Trabzonspor’da orta alanda Siopis bile eski enerjisinden yoksundu ama bu Doğucan Haspolat gibi yetenekleri çok sınırlı, fizik gücü yüksek olmasına rağmen rakibe nasıl müdahale etmesi gerektiğini bilmeyen bir oyuncu nasıl transfer edilmiş gerçekten şaşılacak bir şey…Zaten gol de onun anlamsız bir faulü sonrasında geldi. Bu golde Munir’in vuruşuna Uğurcan’ın yapabileceği hiçbir şey yoktu.
Sağbek Larsen top kendisine gelmesin diye uğraşır gibiydi, titriyordu sanki… Hücumda hiçbir varlığı yoktu, savunmada da kanadından gedikler verdi. Solbekte yeniden şans verilen Eren Elmalı amatör takım oyuncusu niteliğindeydi. Arif Boşluk’un artık bu alan için hazırlanması şart gibi gözüktü. Takımda ayakta kalmaya çalışan, tüm toplara yerinde müdahale eden, üzerine düşeni yerine getiren isim HüseyinTürkmen’di. AbdulkadirÖmür de bal yapmaz arı gibiydi ve sanırım bize, “Yerli Messi”yi hiç izletemeyecek bu çocuk… Trabzonspor’un beraberliği yakalayabileceği birkaç pozisyonu vardı ama bunlar yeterli değildi. Oyun ve üretkenliğe bakıldığında takımın ikinci yarının başında bir dokunuşa ihtiyacı var gibiydi.
BU OYUNCULAR BU KADAR KÖTÜ OLAMAZ!
İkinci yarıya Trabzonspor’da Doğucan-Visca değişikliğiyle başlarken, amaç daha ofansif bir oyun ve mutlak goldü. Ancak Visca’nın girişi de takıma olumlu yansımadı. Daha fazla pas yapıyor gibi gözüken Bordo-Mavililer ne yazık ki ceza alanı civarında çok etkisizdi. Buna karşılık Kasımpaşa, savunmayı sağlam tutarken, hızlı ataklarla gol arayışlarında bulunmayı sürdürdü. Öyle ki eğer Uğurcan Çakır başarılı bir maç çıkarmasaydı ya da Kasımpaşa’da Munir biraz dikkatli olsaydı belki de çok farklı bir skor ortaya çıkardı. Takımda çok şey beklenen Bakasetas uzatmaları oynadığını bu devrede de gösterdi. Bir tek şut denemesinde bile bulunmaması, sanki ‘Adalem gerilir de sakatlanırım’ şeklinde bir düşünceyi çağırdı. Markoviç gezindi durdu. Bekler Larsen ve Eren’in hücuma en küçük bir katkısı olmadı.
Visca’nın bitik hali, sakatlanmasıyla da kendisini gösterdi. Oyuna alınan Hamsik de eski günlerinden çok uzaktı. Bu kadar kötü bir Trabzonspor karşısında, Kasımpaşa’yı rahatlatan gol ise 75’nci dakikada penaltıdan geldi. Burada penaltıyı yapan Denswil’in müdahale biçimi kabul edilir gibi değildi. Bu golden sonra ev sahibi ekip kendi alanına gömülünce ancak 80’nci dakikadan sonra rakip kalede birkaç pozisyon yakalandı ama bunlarda da Günay başarılıydı. Gerçekten Trabzonspor adına yorumlamakta zorlandığım bir süreçteyiz. Kayserispor, Ankaragücü ve derken Kasımpaşa gibi sıradan bir takım karşısında beyin ve fizik olarak tükenmişlik sendromu yaşayan bir takım izliyoruz. Böyle devam ederse inanın sezon sonunu getirmek işkence gibi gelecek. Bu futbolcuların kafasına hangi virüs girdi bilmiyoruz ama yönetimin buna bir an önce çare bulması gerekiyor. Yoksa Bordo-Mavililer için gerçekten acılarla dolu bir 8 hafta bizi bekliyor demektir.
Acı ama gerçek bu!...
Yorumlar
Kalan Karakter: