Maçın başından Hüseyin Türkmen'i görünce sağ kanatta , hem şaşırdım hem sevindim. Daha bir kaç gün önce Yusuf'un çıkışını Abdüşün girişini yuhalayan taraftara karşı '' siz ne kadar kızsanız da bunaltsanız da '' bu uşaklardan kolay kolay vazgeçmem demiş gibi geldi ŞAMPİYON HOCAMIZ bize.
Trezeguet' siz sol kanat, Silopis ve yerine Gbamin ve sağ önde Janini ile başlamak böyle riskli bir maç için cesurca ve beklemediğim hamlelerdi. Janini ilk 11 de olduğu maçlara göre genelde oyuna sonradan girdiğinde daha hareketli ve etkili bir görüntü veriyor yıllardır ama bu kez ilk dakikalardan itibaren özellikle sol çizgide oynadığı bölümlerde hem orta alana yaklaşıp top çaldı hem de Monaco'nun defans arkasına koşular denedi. Bunlardan birinde neredeyse golü atıyordu ama olmadı.
Maçın yine ilk bölümlerinde ceza sahasının hemen dışında önce Embolo’nun , sonrasında Fofana’nın net şutlarını çıkaran Uğurcan içimize su serpti. Janini’in kontrolsüz geri pasını önceden sezmesi ve hızla öne çıkarak Embolo’nun topla buluşmasına engel olması bu maç özelinde konsantrasyonun yüksek olduğunun göstergesiydi. Bu arada yeni ve sade imajıyla HAS UŞAK görünümü veren Hüseyin’in ters kademeye girerek yine Embolo’nun kaleye yönlendirdiği topa ayak uzatması dikkat çekiciydi. Sağ kanattan ceza sahasının soluna koşu ve sonrasın atağın önünü kesme harika bir hareketti, tebrik ederim. Stoperden defansif kanat oyuncusu, defansif kanat oyuncusundan da stoper geçişlerine bayılıyorum. Nasıl geçen sezon Denswill den sık sık sol kanatta faydalandı ise Abdullah hoca, bu sezon da aynı şekilde Barthra ‘ yı hatta belki yine Hüseyin ‘ i değerlendirecektir muhtemelen. Joker Dorukhan sakatlık sonrası dönüşte o bölgede yer bulmak da zorlanabilir. Defansif kanat oyuncusu demişken Eren'in Tolunay Kafkas vari yada Ünal Karaman misali orta sahayı yararak geliştirdiği pozisyonlarda şu ana kadar bir sonuç çıkmadı ise de son pası yerine ulaştırma konusunu halledebilirse muahakkak skora etki edecektir diye düşünüyorum.
Hamşik'in orta sahanın önünde arkasında kuzeyinde güneyinde hem rakip takımın ataklarını kesip hem hızlı ve net paslarla ileri oyuncuları topla buluşturma becerisini biliyorduk da Gbamin neydi öyle ! Bir ara neredeyse peş peşe Monaco orta sahasının bütün atak çabalarına müdahele etti . Bastı , aldı , dağıttı . Tekrar bastı , tekrar aldı, tekrar dağıttı. Hamşik, Gbamin, Baka iyice boğdular Monaco' yu. Janini bir sağda bir solda , Bardhi bir sağda bir solda basan basana. Rakip kendi yarı sayasına hapsoldu orta sahayı geçemedi. Monaco şaşırdı kaldı. Neredeyse 20 maçtır takımı böyle istekli görmemiş sitemkar taraftarımız da katılınca resitale aklımdan geçen tek cümle şuydu : ' GOL GELİYORUM DİYOR '
Umut Bozok un ön direğe koşu yaparak kaleyi yoklaması ,Bakasetas’ın kaleciyi bulan şut denemeleri ve Gbamin ' in direğin dibinde Ruben tarafından zar zor çelinen düzgün vuruşu her ana topun ağlarla bulaşacağının haberciydi.
Öyle de oldu. Monaco nun file bekçisi topu Janini’ nin baskısından kurtarayım diye aceleci davranınca stoperi Malang Sarr’a çarptırarak kendi kalesine gol attırdı. Pozisyonu defalarca izledim . Kaleciye basan Janini , biraz geride top ona gelir mi diye Sarr’ a baskı yapan Bakasetas ve en sağda ve daha geride olaki kaleci topu sol kanada atar, acaba araya girip kapabilir miyim diye konsantre halde o yöne koşturan Bardhi . Uzun zamandan beri böyle istek görmemiştim. 44. Dakikada Malang Sarr ın kendi kalesine attı diye kayıtlara geçen gol aslında Janini, Bakasetas ve Bardhi ‘ye birlikte yazılmalıydı. Sadece bu atak sırasındaki dizilimlerine bakarsanız 4-0 lık Monaco zaferinin özetini görmüş olursunuz . O kadar Baskı yedi ki meşin yuvarlak, herhalde yorgunluktan olacak ; HAMAĞA UZANAN PİKNİKÇİ misali gitti kendini Monaco kalesinin ağlarına bıraktı. Yani o gol kesinlikle bir şans golü değildi. O gol Abdullah Avcı’ nın futbolcu mühendisliğinin bir eseriydi ve kesinlikle maçın hatta son maçların en güzel golüydü. Hocam maçın ilk yarısında bitirdin yazıyı daha ikinci yarı var daha 3 gol var daha zefer var diye sorabilirsiniz. Hemen cevap vereyim. Hügo hep böyle İlk kornere ilk kafaya gol atarsa, Bardhi barajdaki futbolcuları zıplatıp topa çimlerin üzerinde sörf yaptırırsa ve en nihayetinde Trezeguet’in sezon başından beri denemekten bıkmadığı ama bizi bıktırdığı meşhur sağ ayak plasesinin ayarını tutturursa bize zaten her maç zafer olur ben baştan söyleyeyeyim.
Biz daha çok HAMAK KEYFİ yaptırırız bu futbol toplarına .
Yorumlar
Kalan Karakter: