Trabzonspor için lig aslında haftalar önce bitmiş(!) Çünkü ne şampiyonluk, ne Avrupa yolunda savaşma, ne de alt sıralara düşmeme gibi bir hedefi var. Bunun için de daha çok gelecek sezonun planlamasını yapmak için oyuncuların deneme-yanılma yöntemini kullanma hedefi vardı. Ancak buna karşın Teknik Direktör Nenad Bjelica’nın Eren Elmalı’nın cezasının sona ermesinden hemen sonra geçen hafta forma verip, başarılı performansıyla da dikkatleri çeken Arif Boşluk’u kenara çekmesi anlaşılır gibi değildi. Oysa Eren zaten bilinen bir oyuncu, Arif’in maç tecrübesini geliştirmesi gerekiyordu. Aynı şekilde Larsen değil, Serkan’ın sağbek oynatılarak oyun gücünü geliştirmesini sağlamanın yolları aranmalıydı. Ama bunları yapmadı… Ayrıca kazanan her zaman haklıdır ya…
Neyse…
Nenad Bjelica’nın bir bildiği vardır mutlaka!...
Maça geçelim…
En önemli beklenti adeta ölüm kalım savaşındaki Giresunspor’un Trabzonspor kalesini ablukaya alması, mutlak gol bulması ve bulunduğu pozisyonu değiştirmesiydi. Ama tam tersi oldu. Sanki Bordo-Mavili ekip küme düşmeme mücadelesi veriyor ve can havliyle savaşıyor, buna karşın rakibi de rahat bir pozisyonda ve tehlikeleri savuşturmaya çalışıyordu. Bordo-Mavili ekip, oyunu önde kabul edip, rakibinin çıkışını engellerken, yerleşik set hücumlarıyla birlikte sonuca gitme çabası gösteriyordu. Takımda maçın ilk 30 dakikasında çok kötü oyuncu yoktu ama Bakasetas ile Edin Visca etkisiz eleman gibiydi. Bordo-Mavili ekip gol üstüne gol kaçırırken, Visca, 30’ncu dakikada sahne aldı. Hüseyin Türkmen’in enfes topuyla buluştu, ortasını , ‘al da at’ diye attı ve Umut Bozok’a sadece kafayla dokunmak kaldı. Bu gol Bordo-Mavili ekibi daha da rahatlattı...
GİRESUNSPOR YEDİĞİ GOLLE TESLİM OLDU
Zaten maça teslimiyet bayrağıyla çıkmış gibi bir görüntü veren Giresunspor bu golle adeta pes ettiğini ilan etti. Birkaç dakika sonra yine Edin Visca sahnedeydi. Baskıyla birlikte Alper’den çaldığı topu Umut Bozok’a kazandırdı. Onun da doğru yere doğru zamanda attığı pasla Enis Bardhi ikinci kez fileleri havalandırırken, haftalardır süren kötü oyununa sanki bir son vermiş gibi oldu. Bordo-Mavili ekip, 45 dakika boyunca rakibine baskı kurarken, stoperler Hüseyin ve Bartra bile rakip yarı alanda yer aldı çoğunlukla… Trabzonspor ilk yarıda rakip kaleye tam 17 şut attı. Ev sahibi ekip o kadar kötüydü ki, Uğurcan Çakır belki de futbol hayatının en rahat 45 dakikasını yaşadı ve sadece geri paslar sonucu top kendisine geldi. Sonuçta ilk yarıda Bordo-Mavili ekip için çok iyi, rakip için ise rezalet olarak geçti diyebiliriz. Orta hakem Arda Kardeşler’e ise neredeyse hiç iş düşmedi.
İkinci yarıya Giresunspor tüm riskleri alarak oynamak zorundaydı. Bunu da yaptı. Aslında bu yarının hemen başında Hüseyin Türkmen’in iki önemli müdahalesi olmasa ve bir de Saviçeviç bir pozisyonda varyete yerine doğruyu yapsaydı belki de farklı şeyler konuşuyorduk. Ancak daha sonra rakibin direncini kıran gol 59’ncu dakikada Umut Bozok ile gelince ev sahibi ekibin gardı düştü. Bu golden sonra Bakasetas penaltıdan fileleri havalandırınca artık Trabzonspor’un son 20 dakikada şov yapması beklenmesi doğaldı. Ancak hiç de öyle olmadı. İrfan Buz’un son 20 dakikada oyuna aldığı Trabzonspor altyapı orjinli sol bek Faruk Can önce golünü atıp, sonra da Bajic’e asisti yapıp skor 4-2’ye gelince Bordo-Mavili ekip adeta panik atak geçirmeye başladı. Teknik Direktör Bjelica’nın Enis Bardhi’nin berbat oyununu, Larsen’in sağ bekte yetersizliğini görmemesi anlaşılır gibi değildi. Son dakikalar ve uzatmalar adeta ecel terleri döken bir Trabzonspor izledik sahada… Takımın büyük bir panik havasına girmesi sonucu yaşanan baskıda Hüseyin’in savunmada tek başına direnci Giesunspor’a yeni bir gol şansı tanımadı ve Trabzonspor uzun bir aradan sonra deplasmanda kazanmayı başardı.
Yorumlar
Kalan Karakter: