Haftalardır aldığı kötü sonuçlara Beşiktaş maçında bir son veren, futboluyla da bu maçta futbolseverlerden geçer not alan Trabzonspor, yeni teknik direktörü Nenad Bjelica yönetiminde Sivasspor maçına çıkarken kuşkusuz çok farklı beklentilerin oluşması doğaldır. Eddei Newton’u saymazsak uzun bir aradan sonra ciddi olarak yabancı teknik direktörünün takımla nasıl bir start alacağı merak konusuydu. Kuşkusuz, takımla bir idman yapabilen, Edin Visca, Dorukhan Toköz, Bruno Peres, AbdulkadirÖmür, Trezeguet, Bakasetas gibi takımın önemli parçalarının olmaması nedeniyle oynanacak futbol ya da elde edilecek sonuç yeni teknik direktöre bağlanamazdı.
Nenad Bjelica’ya yeni geldiği ve kuşkusuz önemli hedefler kovalayacağı Trabzonspor kulübüne ‘hoş geldiniz’ diyorum ve başarılar diliyorum. Onu değerlendirebilmek için kendisine bir süre tanımak ve ne yapmak isteyip, istemediğini görmek gerekir diye düşünüyorum. Ancak geleceği planlayacağı söylenen bir teknik direktörün bu kadar eksiğin olduğu takımda Arif Boşluk’a forma vererek, farklı bir duyguyu yaratma yoluna gidebilirdi. Ama belli ki o da elindeki malzemeyi daha önceki teknik direktörler nasıl kullanmışsa Bjelica da aynı yolu tercih edecek.
TRABZONSPOR BU KADAR KORKAMAZ!
Maç iki takım da birbirlerini kontrol ederek ve tartarak başladığı izlenimi uyandırdı. Ancak ilk atakta Lazer Markoviç’in çaprazdan attığı gol bir anda oyunun rengini değiştirecek nitelikteydi. Bu dakikaya kadar bir tek olumlu hareket yapamayan Yusuf Yazıcı’nın asisti önemliydi. Bordo-Mavililerde savunmada hata yapmama savaşı verilirken, Siopis ve Doğucan’ın savunma ağırlıklı olmaları, Yusuf’un etkisiz oyunu nedeniyle orta saha mücadelesi şeklinde sürüyordu. Bordo-Mavililerde kanatlarda oynayan oyuncular arasında bir tek Markoviç’in etkili olmaya çalıştığını, adam eksiltebildiğini gördük. Ancak forma şansı bulan Enis Bardhi’nin yine her zamanki gibi en küçük bir etkinliğinin olmaması Bordo-Mavili bir kanadı kırık bıraktı. Maxi Gomez neredeyse hiç topla buluşmadı. Zaten topla da buluşmaya pek niyeti yoktu.
Maç ortada devam ederken, 21’nci dakikada Larsen’in Hakan Aslan’a yaptığı müdahalenin penaltıyla sonuçlanması tüm oyun kurgusunu değiştirdi. Tabii ki bu pozisyonda Larsen’in kırmızı kart görmesi ve Trabzonspor’un 10 kişi kalması büyük bir problem teşkil etti. Larsen’in atılışıyla birlikte Teknik Direktör Bjelica strateji değiştirmek istedi. Denswil’i oyuna aldı, Yusuf’u çıkardı. Hüseyin’in yanında ikinci stoper olarak Denswil oynarken, Bartra ise zorunlu olarak sağbeke çekildi. Ancak bu değişiklik işleri iyiye değil, daha da kötüye götürdü. Sivasspor, Bordo-Mavili takımın kalesini adeta ablukaya aldı. Trabzonspor oyuncuları paniğe kapıldı, oyunu soğutma başarısı gösteremedi.
Sivasspor’un iki kanat oyuncusu Erdoğan Yeşilyurt ve Gradel’in, Eren Elmalı ve önce Larsen, sonra da Bartra tarafından durdurulamaması hem oyunu ev sahibi lehine değiştirdi, hem de Bordo-Mavili kale adeta abluka yaşadı. Bu ablukanın sonucu da ev sahibi ekip ikinci golü bulmakta gecikmedi. Kuşkusuz bu golde önde yakalanan Uğurcan’ın hatası vardı. Ama Trabzonspor gibi bir takımın da 10 kişi kaldığı için bu kadar panik yapması, bu kadar baskı yemesi, kalesinin ablukaya alınması kabul edilebilir bir durum değildi.
HIRVAT HOCA NE YAPMAYA ÇALIŞTI ANLAYAN BERİ GELSİN!
İkinci yarıya başlarken Hırvat teknik direktör Nenad Bjelica, oyundan santrafor Maxi Gomez’i aldı ve orta sahaya Marek Hamsik’i aldı. Ama bu değişikliği yaparken, Lazar Markoviç’i santrafor bölgesine yakın oynattı. Doğucan Haspolat’ı sağbeke çekti, sağ öne ise Marc Bartra’yı aldı. Bu strateji değişikliğini gördüğümde küçük dilimi yutacak gibi oldum. Ne yapmaya çalıştığını da merak ettim Bjelica’nın… Sonunda, ‘Sanırım şapkadan tavşan çıkaracak’ diye düşündüm. Oyun içinde, yeni bölgelerinde hiç oynamamış, hatta belki de idmanlarda bile bu şekilde çalışmamış oyuncuların, böylesine anlamsız mevki değişiklikleri kenarda oturan oyunculara saygısızlıktır en azından… Çünkü Lahtimi, Arif Boşluk, Umut Bozok, Lahtimi gibi en azından kanatlarda, beklerde, santraforlarda oynayabilecek oyuncular vardı. Hoca daha bir idmanda bunların çok yetersiz olduğuna mı karar verdi? Saha içinde böylesine değişiklikler, kenardaki oyuncuların gardının düşmesine ve daha birinci dakikada, “Hoca bizi gözden çıkardı” düşüncesini egemen kılmaz m?
Neyse bu yarıda oyuncularla dalga geçer gibi oynanmasından dolayı, Trabzonspor’dan oyunu forse etmesini beklemek sanırım hayalden öte bir şey olurdu. Zaten henüz 58’nci dakikada Hamsik’in kaptırdığı top golle sonuçlanınca Bordo-Mavili ekip iyice teslim oldu. Bu yarıda da yine Gradel ve Erdoğan durdurulamadı. Bu isimlere orta sahada Samu Saiz ve Aleksis’de eklenince Trabzonspor teslim oldu. Sivasspor, skorun yeterliliğiyle topla istediği gibi oynadı. Bu arada sahanın en verimsiz, en beceriksiz, en vurdumduymaz ve hiç oynamaması gereken tek ismi Enis Bardhi’ye 80 dakika sabredildi. Sanırım bu oyuncuya hemşehri kıyağı (!) yapıldı. Sonuç olarak Trabzonspor 10 kişi kaldığı maçta kişilikli bir futbol ortaya koyamadı ve farklı yenilgiyi hak etti. Yeni teknik direktör Nenad Bjelica’ya bu skordan dolayı eleştiri getirmeyi aklımın ucundan bile geçirmiyordum ama yaptığı değişiklikler ve oyunculara yeni mevkiiler ararken, gaflet içine düşmesi beni endişeye sevk etmedi değil.
Umarım acemiliğine gelmiştir. Yoksa Trabzonspor taraftarının çekeceği var!
Yorumlar
Kalan Karakter: