Trabzonspor için Lig kadar, Avrupa’da da yoluna devam etmesi çok önemliydi. Çünkü bir takımın vitrin oluşturmasının yolu kendi liginde şampiyon olmasından çok, Avrupa ve dünya arenasında ortaya koyduğu performanstı. Son yıllarda aralarında Trabzonspor’un da bulunduğu Türk futbolunu temsil eden kulüpler, bu açıdan sınıfta kalmışlardı. Buna bir de Abdullah Avcı yönetiminde Bordo-Mavililerin Avrupa arenasında geçen sezondan bu sezona 8 maçta, sadece 1 galibiyet almış olması hiç de iyi sinyal olarak kabul edilemezdi. Ayrıca Monaco maçının kazanılması ya da buradan puan çıkarılması, gruptan çıkma şansının yükselmesi anlamına gelecekti.
Böylesine önemli bir sınav öncesinde Abdullah Avcı’nın tercih ettiği 11 doğru olarak nitelendirilebilir. Avcı, Kayserispor karşılaşmasında dışarı aldığı Abdulkadir Ömür ile Vitor Hugo’yu bu maçta kulübeye çekerken, yerlerine Yusuf Yazıcı ve Denswel’i tercih etti. İki değişiklik de doğru kabul edilmeliydi. Yusuf Fransa futbolunu iyi bilen bir isimdi. Denswill de Vitor Hugo’ya göre daha çabuk ve topu arkadan oyuna sokma konusunda Hugo’dan daha öndeydi.
MAXİ GOMEZ’DEN AFFEDİLMEZ HATA!
Maçın henüz 11’nci dakikasında Maxi Gomez’in rakibinin faulüne karşılık yerdeyken yüzüne tekme atması affedilmez bir hataydı. Gomez kalitesinde ve tecrübesinde bir futbolcunun, böylesine gereksiz, anlamsız bir pozisyonda rakibine tekme atması asla affedilmez hataydı. Bu da Trabzonspor’un daha işin başında elini kolunu bağlayan bir durum ortaya koydu. Güç dengesi olarak Fransız ekibinin daha üstün olduğu gözlenirken, Gomez’in atılmasının hemen ardından motivasyon eksikliğinin ve moral bozukluğunun yaşandığı bir anda Ben Yedder’in yakın mesafeden attığı gol de tüm planları alt üst etti. Monaco özellikle kanatları etkili kullanırken, Mbolo’nun mutlak golü kaçırması, Ğurcan’ın 25’nci dakikada eski günlerini hatırlatan kurtarışı, Trabzonspor’u bir ölçüde oyunda tuttu. Bordo-Mavililer daha çok Yusuf Yazıcı’nın uzak mesafeli şutlarına ve Trezeguet’in kontra ataklardaki hızına güvenmek istedi ama ilk yarı boyunca rakip kalede etkin olamadı.
Monaco’nun, Trabzonspor’un erken 10 kişi kalması, birkaç pozisyon kaçırmasının ardından, oyunu adeta rölantiye alması, baskısını azaltmasının sebeplerini düşünürken, Marc Bartra’nın ilk yarının son dakikasında Vanderson’a kontrolsüz hareketle, ayağına basıp penaltıya sebebiyet vermesi ve bunun Ben Yedder tarafından golle sonuçlandırılması, Bordo-Mavililerin direncini tamamen kırdı, moralleri yerle bir etti. Bartra’nın birçok maçta, benzer kontrolsüz hareketleri, sarı kart görmeleri ve tehlikeli ayak koymalarının gelecekte Trabzonspor’a çok sıkıntı yaratabileceğine dair endişelerimizi artırdı. Teknik Direktör Abdullah Avcı’nın, Maxi Gomez’in atılmasının ardından, en az iki değişiklik yaparak, Umut Bozak’u forvet hattına koyması, orta sahayı ise savunması daha güçlü bir isimle takviye etmesi gerektiğini düşündük. Daha önce birçok maçta erken oyuncu değişiklikleri yapan Avcı’nın bu kez kenarda uyumasını yadırgamadım desem yalan olur.
AVCI UYANDIĞINDA, MONACO İŞİ BİTİRMİŞTİ!
İkinci yarıda da tablo ilk yarıdaki gibiydi. Monaco oyunu istediği gibi kontrol ediyor, Trabzonspor ise savunma yapmaya çalışıyor ama bunu da beceremiyordu. Abdullah Avcı’nın, 10 kişi kalmış takımında bir değişikliğe gitmemesi anlaşılır gibi değildi. Monaco karşısında 11 kişi olarak oyun stratejisi, 10’ncu dakikada 10 kişi kalınca değişmez mi? Bu stratejiye göre oyuncu değişikliği yapılmaz mı?
Yapmadı Avcı bunu… Ama 55’nci dakikada kornerden gelen topta, savunmanın hem adam hem alan paylaşım hatasını değerlendiren Disasi’nin altı pastan kafayla attığı golle fark 3’e çıktıktan ve artık yapacak bir şey kalmadıktan sonra takımın en etkisiz isimlerinden Yusuf Yazıcı ile Hamsik’in kenara alınıp,Umut Bozok ve Bakasetas’ın sahaya sürülmesi çok geç kalmış bir hamleydi artık çok da işe yaraması söz konusu değildi.
UMUT-BAKASETAS İŞBİRLİĞİ UMUT LARI YEŞERTTİ AMA!...
Ancak bu iki değişiklik en azından farkın azalmasına zemin hazırlanmasına katkıda bulundular ve 71’nci dakikada Umut Bozok’un pasıyla, Bakasetas ceza çizgisinden harika bir vuruşla skoru 3-1’e taşırken, bir nebze olsun moralleri yerine getiren isimler oldular. Ardından da Siopis’in yerine Abdulkadir ve Trezeguet’in yerine de Djaniny oyuna alındı. Değişikliklerin geç yapılması Abdullah Avcı’nın bu maçtaki formunu sorgulamaya nedendi.
Trabzonspor hem Avrupa’da, hem de özellikle geçen sezon ligde rakiplerinin erken 10 kişi kalmasının nimetlerini çok yedi. Bordo-Mavililer ilk kez erken 10 kişi kaldı ve 80 dakika sahada eksik oynamanın acısını yaşadı ve böyle bir duruma hiç de hazır olmadığını gösterdi. Sonuç olarak Bordo-Mavililer, Avrupa arenasında hiç de istenmeyen bir yara aldı. Bu yenilgiyi telafi ederek gruptan çıkma şansını yeniden yakalaması çok zor gözüküyor. Belki gelecek hafta kendi evinde Monaco’yu yenerse, bir umut ışığı doğabilir.
Bunu da bekleyip göreceğiz.
Yorumlar
Kalan Karakter: