Kötüye bir şey olmaz, derler ama oldu: Arabam bozuldu. Yanlış anlaşılmasın, kötü olan araba değil…
Çekicinin şoför mahallinde her zamanki ciddi ve suratsız öğretmen tavrımla oturmak istemedim. Boş oturmaktan boş konuşmak yeğdir. Aracı kullanan delikanlıya, "Nasıl gidiyor?" dedim.
"Abi, başka iş bakıyorum ama hiçbir yerde iş yok. Maaşımız çok düşük. Evlensem geçinemem. İki haftada 1 gün iznimiz var. Çalışma koşulları ağır. Haber bekliyorum, gidebilirsem yurt dışına gidip hayatımı kurtaracağım." dedi bir solukta.
Ama bu olmadı ki!.. Bu aralar herkes bir yerlere göç etmek istiyor. Öbür dünyaya göç etmek isteyen bile var. Her şey bu kadar mükemmelken üstelik...
Bir arkadaşımın babası, yıllar önce ekmek parası derdine yurt dışına göçmüş.
Günün birinde izne gelmiş ve bir bisiklet almış. İzni bitip giderken bisikleti zincirlemiş, kilidin anahtarını da saklamış...
Şimdi biz de kendimizi, her gün kapısının önünde gördüğü bisikleti kullanamayan o çocuk gibi hissediyoruz.
Bak, bu bereketli topraklar, bu ırmaklar, bu bi sürü deniz… Hepsi senin. Yani senin sayılır. Yani seni mutlu etmek içindi, değil mi, sen öyle sanıyordun…
Göç demişken...
Uzun zaman önce Kanada'da Kızılderililerin yaşadığı bölgeye bir beyaz adam göç etmiş. Lakin yöreyi tanımıyor.
İlk iş, "Önümüz kış, ben biraz odun keseyim." demiş.
Epeyce kesip taşımış, evin önüne yığmış. Sonra oradan geçen bir Kızılderili'ye,
"Söyler misin kardeş, bu kış nasıl geçer?" diye sormuş. Kızılderili etrafa bakmış,
"Kış çok soğuk geçecek..." demiş.
Beyaz adam telaşla ormana koşup bir o kadar daha odun kesmiş, getirip kapıya yığmış. Evin önünden geçmekte olan bir Kızılderili'yi durdurup sormuş:
"Söyler misin birader, bu kış nasıl geçecek?"
Kızılderili etrafa bakmış,
"Kış olağanüstü soğuk geçecek..." demiş.
Beyaz adam derhal ormana koşup birkaç ton daha odun kesmiş, evin önüne dökmüş. Neredeyse odundan ev görünmüyor. Yine bir Kızılderili'yi durdurup aynı soruyu sormuş. Kızılderili etrafa bakmış, "Korkunç bir kış olacak." demiş. "Bugüne dek böyle bir kış bu bölgede hiç olmadı..."
Beyaz adam kaygı ve merakla sormuş:
"İyi ama sen bunu nerden biliyorsun?"
"Ugh... Bu çok kolay..." demiş Kızılderili. "Ne zaman beyaz adam var çok odun kesmek, o kış var çok çetin geçmek..."
Şimdi biz de Kızılderili sınıftaşımıza soralım:
"Bu kış nasıl geçecek birader?"
"Çok zor geçecek?"
"İyi de sen bunu nerden biliyorsun?"
"Ugh... Bunu bilmek çok kolay. Ne zaman beyaz adam var çok zam yapmak, o kış var çok kötü geçmek..."
Yorumlar
Kalan Karakter: