Ülkenin 10 şehri yerle bir olmuş.. 81 il bu yıkımla yıkılmış.. Herkes elinden geldiğince büyük bir mücadelenin içerisinde...
Yardım ekipleri günlerdir enkazda canlı bir ses, hissedilebilir bir nefes arıyor... Geride kalanlar aynı enkazlarda en azından kaybettiklerinin cesetlerine ulaşabilmelerinin derdinde...
Cesur yürekler, felaketten sağ kurtulanların yaralarını sarabilmenin üstün gayretini gösteriyorlar...
Din, dil, ırk, inanç, siyaset, takım ayrımı olmaksızın herkes tek yürek tek nefes olmuş, yüzünü deprem bölgesine çevirmiş...
Tam bir teyakkuz tam bir seferberlik...
Elini taşına altına koyan herkesten Allah razı olsun.. Güç kuvvet versin..
* * *
Hal böyleyken; kimsenin futbol konuşacak mecali yokken, kulüpler yaşadıkları acıların, verdikleri kayıpların, yerle bir olan şehirlerinin etkisiyle liglerden çekilirken; Ahmet Nur Çebi, vicdanla bağdaşmayacak bir açıklama yapıyor ve diyor ki; “Bundan sonra onlarla oynanacak maçların sayılmayacağı gibi, geçmiştekilerin de sayılmamasını istiyoruz.. Bazı kulüplerin işine geliyor bu bazılarının gelmiyor”.. Üstüne üstlük gelen haberlere göre bu yönde TFF’den resmi talepte bulunuyor...
Herkes enkazda umut ışığı ararken Beşiktaş’ın Başkanı puan arıyor.. İnce, küçük kurnazlıkla sözüm ona kayıplarının telafisine bakıyor..
Trabzonsporlusu Beşiktaşlısı, Fenerbahçelisi Galatasaraylısı, sağcısı solcusu, inananı inanmayanı, o partilisi şu partilisi; vatandaşlar yan yana, omuz omuza, yürek yüreğe elini taşını altına koyarken, bir kulüp başkanı durumdan vaziyet çıkarmaya çalışıyor.
Başkan böyle de; siyasiler farklı mı? Hepsi aynı... Al birini vur ötekine... Yunanlı geliyor bir canımızı kurtarıyor; yeri geldiğinde iki ülkeyi yönetenler birbirlerine tehditler yağdırıyor...
Bu felaket bir kez dahi gösterdi ki; normal zamanda yaşadığımız çekişmelerin sorumlusu halk değil; onları yönettiğini zannedenler ve birbirlerinin üzerine kışkırtanlar...
Bu da böyle biline...