Trabzonspor sahada işleri yeniden yoluna koymaya başladı...
Karagümrük ile Alanyaspor hezimetlerinin ardından gelen Başakşehir, Ümraniye ve İstanbulspor üçgeni hem skor hem de kısmen oyun olarak tekrar güvenli bir yönelişe doğru evrildi.
Yine de süreklilik konusunda temklinli ve anlayışlı olmakta fayda var..
Saha işleri böyledir; yenersin, yenilirsin, iyi oynarsın ya da olmaz; geçer gider... Asıl problem saha dışı.. Bunu; popüler kültürün yetmeleri anlamasalar da gerçek böyledir..
Bakın Juventus’un haline... Sahada kazanmak yetmedi; dışarıda yapılanlar koca kulübü nereden baksanız tam anlamıyla batağın ortasına getirdi.. Bu durum ayrı bir yazı konusu; şimdiden sadece örnekleme olsun istedik..
* * *
Çok açık görülüyor ki Trabzonspor’un da asıl konusu saha dışında, daha doğrusu kasada...
Son genel kurulda söz alan bir kaç duyarlı üye üstüne basa basa vurgulasalar da kulüp tarafından tatmin edici bir bilgilendirme maalesef gelmedi..
Bırakın genel kurul bilgilendirmesini; işin asıl sorgulanması gereken yanı son SPK meselesi..
Borsaya kote futbol şirketlerinin 6 aylır kar – zarar tablolarını bildirmeleri gereken süreçte Trabzonspor bu sorumluluğu yerine getiremedi.. Kulüp şirketi tarafı 19 Ocak’taki süreyi 30 Ocak’a kadar erteletti... Tebrikler (!)
Genel Müdür Sinan Zengin gecikmenin gerekçesini “bağımsız denetim firmasının kendi prosedürlerini tamamlayamamasına” bağlamış. İster inanın, ister inanmayın.. Karar sizin... Zengin’i yakından tanırız. Rakamlarla arası iyidir. Onların dilini başarıyla konuşur... Minare - kılıf dengesini kusursuz hazırlar ama belli ki tablo onun da becerisini aşmış vaziyette. Bağımsız denetim belki de buna takıldı (!)
İşte asıl üzerinde durulması gereken yer burası.. Dedik ya; saha işi bir şekilde yürür..
30 Ocak’a birşey kalmadı.. Zamanı gelince göreceğiz.. Kar – zarar aralığı öyle ya da böyle halledilse de kulübün üzerindeki asıl yük toplam mali sorumluluk.. Çark nasıl dönüyor ya da nasıl dönecek muamma...
Şehrin, kurulların, eskilerin belli ki böyle bir gündemi yok..
Şampiyonluk çok anlamlıydı hiç kuşkusuz ama reel çaresizliğin üstünü de örtüvermiş. Asıl tehlike burada yatıyor; bizden uyarması..
Sevgili Altuğ Kaç Tane Kulüpçü İnsan Kaldıki Bunları Anlaya Bilsin Veya Farkına Varabilsin Şöylede Diye Biliriz Bazıları İçin Kulüplerini Tanıdıklarından Fazla Sevmedikleri Sürece Herşey Çok Daha Kötü ve Zor Olacak Kitleyi Sorma Zaten Tekrar Hayırlı Olsun Selamlar
En başından beri “Kasada-Masada-Sahada” stoganıyla yola çıktık. Ama ilk basamakta çuvalladık. Değişen hiçbir şey yok. Yine aynı senaryoyla karşı karşıyayız. Bu sefer durum çok ağır gibi duruyor.
Yüreğine sağlık kardeş bilinçsiz yapılan transferleri harcanan paraları açıklayamamak ve üstü örtülü kelimelerle ifade etmek gün kazanmaktır. Ama sonu hüsrandır.