Aylardır büyük tartışmalara ve parti içerisinde büyük çekişmelere neden olan AK Parti Trabzon'un 8.Olağan İl Kongresi Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın katılımıyla gerçekleştirildi.
Lafı hiç uzatmadan direk konuya girmek istiyorum.
Çift listeli yarış yaşanması beklenirken tek liste ile seçime gidildi.
Haftalardır, günlerdir AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, AK Parti Muğla Milletvekili ve Trabzon İl Koordinatörü Kadim Mete, AK Parti Trabzon milletvekilleri tarafından ikna edilemeyen Zeki Kavanoz, son günde adaylıktan el çektirildi!
Nasıl mı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan devreye sokularak.
Baktılar ki olmuyor, 'Genel başkanımız, cumhurbaşkanımızı devreye sokalım' dediler ve başarılı oldular.
Son güne kadar tabanın ve delegenin sesine kulak veren, dik duruş sergileyen Kavanoz da Cumhurbaşkanı ve aynı zamanda genel başkanı olan sayın Erdoğan'a karşı gelemeyeceğine göre sonunda pes etti.
Meclis üyeliği görevinden de istifa eden Kavanoz, adaylıktan geri çekildi.
Peki kazanan ve kaybeden kim oldu?
Demokrasi kaybetti, baskı sistemi kazandı.
Bana göre çıkar menfaat peşinde olanlar ve küçük hesap peşinde koşanlar kazandı, dava şuuru kaybetti.
Koltuk derdi olanlar kazandı, amacı partisine, şehrine ve ülkesine daha iyi hizmet olanlar kaybetti.
Tabanın ve delegenin isteği sok sayıldı…
Sezgin Mumcu'ya cephe alanlar, görevi devretmesini isteyen partililerin, delegelerin bakmayın sus pus olduğuna…
Öfkeli, kızgın, kırgın, küskün olduklarını biz çok iyi biliyoruz.
Bu demokrasinin baltalanması, kendilerinin yok sayılması, bastırılması onları içten içe kemiriyor.
Susuyorlarsa, tepki göstermiyorlarsa Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın hatırındandır…
***
Öncesi de var ama özellikle 31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından hem parti içerisinde hem de Trabzon kamuoyunda eleştiri okları hedefi haline gelen Dr. Sezgin Mumcu, her ne kadar buna istişare kültürü deseler bile baskı ve dayatma ile yeniden il başkanı oldu…
Partisi böyle karar vermiş…
Bize de hayırlı olsun demek düşer…
Öncelikle şunu vurgulamak isterim, sayın Mumcu ile hiçbir alıp veremediğimiz yok…
Yapıcı eleştirilere yaşanan başarısızlıkları ortaya koyduğumuzdan dolayı veya partisindeki bazı olumsuzlukları, partili arkadaşları ile yaşadığı sorunları, sıkıntıları gün yüzüne çıkarıp kamuoyuna duyurduğumuzdan dolayı kendisinin bize karşı cephe alması dışında…
Yani bizim kendisine karşı herhangi bir art niyetimiz yok.
Hatta Trabzon'umuzun saygın, başarılı, sevilen doktorlarındandır kendisi…
Ama siyaset çok başka bir arena…
Hem vatandaş ile hem de basın ile sıcak ilişikler kurabilmelisiniz…
Her eleştiriye alınıp küsmemelisiniz veya eleştiri yapana sırt dönmemelisiniz.
İşte sayın Mumcu, bunu yapamadı…
Ketum davrandı…
Bu ketumluk da kendisini kamuoyunda tartışılır hale getirdi.
***
Asıl konuya gelecek olursam Mumcu, birilerinin dayatması ile sırf Genel Merkeze yakın diye demokrasi yok sayılarak yeniden il başkanı seçtirildi.
Peki, Mumcu başarılı olabilecek mi?
Kocaman bir soru işareti…
Öncelikle Mumcu'yu aday göstermek için olmadık işlerin, hesapların içerisine girenler, il başkan adaylarının önünü kesenler, tabanın sesini yok sayanlar, şunu bilmeli ki Mumcu'yu antipatik bir başkan haline soktunuz!
Mumcu'nun belki de bu işte çokta bir kabahati olmamasına rağmen…
Dayatma ile il başkanı seçtirilen bir kişinin teşkilatlar, partililer ve vatandaşların üzerinde ne kadar bir ağırlığı olabilir ki…
Eğer Mumcu, sandıkta diğer aday veya adaylarla yarışsaydı ve sandıktan galip çıkabilseydi eleştirilmesine rağmen yeniden saygınlığını kazanabilirdi.
Geçmiş dönemde yaptığı hatalardan da ders çıkarıp yoluna daha güçlü devam edebilir, parti içerisinde birlik beraberliği sağlayıp ekip arkadaşları ile birlikte partisine Trabzon'da yeniden bir ivme kazandırabilirdi.
Ama olmadı, bu cesareti ortaya koyamayanlar, çift listeli yarıştan kaçındılar.
En ufak başarısızlıkta veya yaşanan sıkıntılarda bu durum sayın Mumcu'nun hep karşısına çıkacak, önüne koyulacaktır…
Hem parti içinde, hem de parti dışında!
Siz bakmayın Mumcu'ya yakın bazı medya kuruluşlarının veya basın mensuplarının güzellemeler yapmasına…
Acı gerçekleri görmezden gelerek veya işlerine öyle geldiği için örtbas ederek onların dediği gibi her şey süt liman değil.
Gerçekler acıdır, can yakar yukarıda vurguladığımız gibi teşkilatlar, delegeler dargın, küskün, kızgın.
Hepsi olmasa bile Trabzon'da partililerin büyük bir çoğunluğu bu şekilde.
Birileri gerçekleri görmese, inkar etmeye çalışsa bile…
Mumcu bu güç durumun içerisinden nasıl çıkar, Trabzon'da nasıl başarılı olur o da onun bileceği bir iş!
***
Gelelim sayın Zeki Kavanoz ile sayın Ufuk Hoş'un adaylıktan çekilmesine…
Özellikle Zeki Kavanoz'un…
Yani sayın Kavanoz hem kendinizi yaktınız hem de sizi güvenen partili arkadaşlarınızı yarı yolda bıraktınız.
Sizin partinizde bu tür yarışlarda çok da demokrasi kültürünün işlemediğini, biat kültürü ile hareket edildiğini ön göremediniz mi?
Birilerine yakın olmayınca önünüzün kesileceğine anlayamadınız mı?
Hem de çokça örnekleri mevcutken…
Hem siz güç durumda kaldınız hem de size güvenen arkadaşlarınız…
Her neyse olan oldu artık…
Sanırım bu kongre sürecinde yaşananlar, birçok partiliye ders olmuştur.
Şunu da vurgulamadan edemeyeceğim, bir sonraki seçimde AK Parti, Trabzon'da başarılı olup yeniden oylarını yukarılara taşırsa istisna bazı AK Partili kişiler hariç bu Trabzonluların sayın Erdoğan'a sevgisinden ötürüdür.
Herkes bilir ki AK Parti'de şahısların çok da bir hükmü yoktur, Recep Tayyip Erdoğan gerçeği vardır.