CHP'de mutlak butlan tartışmalarının ardından siyasi tansiyon hâlâ yüksek. Parti, uzun süredir yaşadığı iç çekişmelerin ve yönetim krizlerinin etkilerini üzerinden atmaya çalışırken, gözler yeniden sahaya ve seçmene çevrilmiş durumda.
Özgür Özel, partiyi toparlamak ve yeniden bir motivasyon oluşturmak amacıyla mahalli ara seçim sürecinin startını Trabzon'dan verdi. Dikkat çeken nokta ise, ciddi bir organizasyon ve hazırlık yapılmadığı hâlde Trabzon'da ortaya çıkan kalabalık ve coşkulu karşılama oldu. Bu durum, CHP tabanının tüm tartışmalara rağmen değişim ve mücadele iradesini koruduğunu göstermesi açısından önemlidir.
Ancak asıl mesele kalabalıklar değil, bu enerjinin örgütlere nasıl yansıyacağıdır. Yarın örgütlerde yeniden yapılanma süreci yaşanırsa kimler sorumluluk almaya talip olacak? Kimler sokağa çıkıp seçmene dokunacak, kapı kapı dolaşıp partinin yükünü kimler omuzlayacak?
Siyaset, makam bekleme değil fedakârlık yapma işidir. Zor günlerde ortaya çıkmayanların, iyi günlerde başarıya ortak olma hakkı da sorgulanmalıdır. Eğer teşkilatlar geçmiş hesapların, kişisel hırsların ve koltuk mücadelelerinin gölgesinde şekillenirse, CHP'nin önündeki en büyük engel rakipleri değil, kendi içindeki kısır çekişmeler olacaktır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; geçmişin kırgınlıklarını taşıyan kadrolar değil, geleceğe dair umut üretebilen, toplumun sorunlarına çözüm sunabilen ve sokağın nabzını tutabilen insanlardır. Aksi hâlde değişim söylemleri havada kalır, parti enerjisini seçmen kazanmak yerine kendi içinde tüketmeye devam eder.
Trabzon'dan verilen mesaj nettir: Seçmen kavga değil çözüm, hesaplaşma değil mücadele, mazeret değil çalışma görmek istemektedir. Bundan sonrası ise bu mesajı doğru okuyabilenlerin başarısına bağlıdır.
Yorumlar
Kalan Karakter: