Bugün Türkiye siyasetinin en büyük sorunlarından biri, geçmişle hesaplaşmayı geleceği inşa etmenin önüne koyan anlayıştır. Toplum artık bitmeyen iç tartışmalar, kurultay kavgaları ve kişisel hesaplaşmalar görmek istemiyor. İnsanların beklentisi; güçlü bir vizyon, net bir duruş ve umut veren yeni bir siyaset dili. Çünkü siyaset sürekli geçmişe konuşarak değil, geleceğe yön vererek anlam kazanır.
Bir siyasi partiyi büyüten şey, eski tartışmaları diri tutmak değil; değişimi okuyabilmek ve toplumun beklentilerine cevap verebilmektir. Sürekli “haksızlık” ve “mağduriyet” söylemleri üzerinden siyaset üretmek, bir noktadan sonra mücadele değil, geçmişin gölgesinde kalmaktır. Hele ki seçim kayıplarının ardından hâlâ perde arkasından yön verme çabası içine giriliyorsa, bu durum partiye güç katmaktan çok yeni tartışmalar üretir.
Gerçek liderlik yalnızca kazandığında değil, kaybettiğinde de sorumluluk alabilmektir. Siyasette önemli olan sadece koltuğa oturmak değil, zamanı geldiğinde o koltuğu vakar içinde bırakmayı bilmektir. Çünkü bazen geri çekilmek de siyasi olgunluğun bir göstergesidir.
Tam da bu yüzden, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun bugün çıkıp yıllarca yönettiği partiyi “kişilere endekslenmiş bir yapı” diye eleştirmesi kamuoyunda ciddi bir çelişki duygusu yaratıyor. Çünkü bugün eleştirilen siyasi kültür, uzun yıllar boyunca bizzat kendi yönetiminde şekillendi. Değişim taleplerine uzun süre direnen, seçim kayıplarının ardından sorumluluğu yeterince üstlenmeyen bir anlayışın bugün “parti kültürü” ve “demokrasi” üzerinden siyaset dersi vermeye çalışması ise samimiyet tartışmalarını beraberinde getiriyor. Toplum artık geçmiş hesaplaşmalarını değil, geleceği kurabilecek güçlü ve tutarlı bir siyaset görmek istiyor.
SÜRMENE’DE SİYASET DEĞİL, KİŞİSEL HESAPLAŞMA YÖNETİLİYOR
Sürmene’de iki AK Partili belediye başkanı arasında borç krizi patlak verdi. Mevcut belediye başkanı Hüseyin Azizoğlu, belediyeyi önceki dönem belediye başkanı Rahmi Üstün’den 114 milyon TL borç ile aldığını söyleyince olanlar oldu. Eski başkan Rahmi Üstün, birkaç gün bekleyince, ortada bir yanlışlık var diyerek belediyeyi 51 milyon TL ile devrettiğini söyledi. Üstün’ün açıklamasının ardından Sürmene Belediyesi yeniden açıklama yaparak belediyeyi bu kez 31 Mart 2024 itibarıyla belediyeyi devraldıklarında 79 milyon TL borç ile devraldıklarını açıkladılar. Ama açıklanan ilk rakam ile son açıklama arasında dağlar kadar fark vardı. Tam bir tutarsızlık ve çelişkiler yumağı…
Gelinen noktada Sürmene’de yıllardır değişmeyen bir tablo var: Hizmet konuşulması gereken yerde kin, proje konuşulması gereken yerde polemik üretiliyor. Aynı siyasi anlayışın yıllardır yönettiği bir belediyede hâlâ geçmiş dönemi suçlayarak siyaset yapılması, aslında bugünün başarısızlığını örtme çabasından başka bir şey değildir. Çünkü gerçekten üreten, çözüm geliştiren ve şehir için çalışan bir yönetim sürekli geçmişe sığınmaz; yaptığı hizmetle konuşur.
Bugün gelinen noktada ise tablo daha da vahimdir. Görevdeki belediye başkanının selefini hedef alan açıklamaları, buna karşılık eski başkanın mevcut yönetime “yalancılık” suçlaması yöneltmesi, Sürmene’yi hizmet yarışının değil kişisel egoların merkezi hâline getirmiştir. Bir şehrin enerjisinin projelere değil karşılıklı ithamlara harcanması, aslında kaybedenin doğrudan halk olduğunu göstermektedir.
Daha da düşündürücü olan ise rövanş duygusuyla yapılan hamlelerdir. Önceki belediye başkanı Rahmi Üstün’ün görev yaptığı dönemde eski belediye başkanı Fikri Usta’nın isminin kavşaktan kaldırılması gibi sembolik girişimler, siyasi olgunluk değil; tahammülsüzlük göstergesidir. Çünkü güçlü yönetimler isim silerek değil, iz bırakarak büyür. Hizmet üreten bir belediyenin geçmişle kavga etmeye değil, geleceği inşa etmeye odaklanması gerekir.
Vatandaş artık kimin haklı olduğuyla değil, kimin ne yaptığıyla ilgileniyor. İnsanlar polemik değil çözüm görmek istiyor. İşsizlik, ekonomik sıkıntılar, altyapı sorunları ve sosyal ihtiyaçlar ortadayken siyasetin hâlâ kişisel hesaplaşma diliyle yürütülmesi, Sürmene adına ciddi bir zaman kaybıdır.
Bir şehri büyüten şey intikam siyaseti değil; vizyon, üretim ve ortak akıldır. Geçmişe saplanıp kalanlar günü kurtarabilir ama geleceği kuramaz. Sürmene’nin artık kavgaya değil hizmete, polemiğe değil projeye ihtiyacı var. Çünkü siyaset gelip geçer ama kaybedilen yıllar geri gelmez.
Yorumlar
Kalan Karakter: