Artık alıştık; Trabzonspor taraftarı önce kendi evladını yutar!
Çok sever ama en küçük hatasında yerle bir eder, acımaz, korumaz.
Çok eskiye gitmeyelim, altyapıdan gelen Tayfun Cora ve Zeki Yavru’dan Mustafa Yumlu’ya, Yusuf Yazıcı’dan Abdülkadir Ömür’e ve Hüseyin Türkmen’e vs. kadar herkes acımasız eleştirilere maruz kalmış, sosyal medyadaki linçi geçtik, statta da yuhalanmaktan kurtulamamıştır.
Tabii ki taraftar zor şartlarda tribüne geliyorsa, fedakârlık yapıyorsa, yağmura kara aldırmadan takımı destekliyorsa, sahadaki futbolcu da elinden geleni yapacak. Mademki o formayı giyiyor, layık olacak. Bunda hemfikiriz. Ama futbol hatalar oyunu, yeri gelir Ronaldo boş kaleye atamaz, Salah’ın kaleye çektiği şut taça çıkar, Van Dijk anlamsız penaltı yaptırır, Neuer ayağının altından topu kaçırır.
Asıl sorun şu; önceki hafta Galatasaray maçında Mendy topa yükselmeyip mağlubiyete etken oldu, eleştirildi. Büyük tepki gördü, taraftardan, hatta kaptan Uğurcan’dan, hem de en sert şekilde. Daha önce Trezequet, Draguş, hatta Visca da sert taraftar tepkilerine maruz kaldı.
Ama ne yaptılar; üzüntülerini o maçta yaşadılar, o kadar. Yetişme tarzı, dünyaya bakış açıları başka onların, maç bitince tepkileri unutur, yarını yeni umutlarla bekler, yeniden başlarlar!
Onlar takılıp kalmazlar, yaşanmıştır ve bitmiştir!
Ama bizimkiler öyle değildir, özellikle sevdiklerinden gelen eleştiriler onları hemen yıkar, toparlanmaları zor olur. Her maç daha çok stres yapar, tepkiden korkarlar, baskı altına girerler, çekinirler ve kendi kendilerini tüketmeye başlarlar. Melekelerini yitirirler adeta. Büyüğü de, küçüğü de aynı, biz böyleyiz! Baş edemeyiz bu baskılarla.
Yukarıda saydığım öz evlatlar böyle uzaklaştılar buradan. Sıraya Ali Şahin’i koyduk çabucak, ilk günden. HEM DE MAÇTAKİ TEK HATASINDA, hem de rakibin faulüne maruz kalıp kaptırdığı, gol olsa muhtemelen VAR’dan döneceği bir pozisyonda…
Umarız gelecek haftalar sahip çıkarız bu gence, o kervana bir kurban daha vermeyiz!
Son söz:
Bu yazıdan, "Yetersiz de olsa öz evlatları koruyalım" anlamı çıkartılmasın.. Bunu kimse kabul etmez, etmemelidir. Zira bu, hem Trabzonspor'a, hem de o sporcuya zarar verir.
Bizim meramımız, olanı veya olma adayını hemen yok etmemek, onları anlamaya çalışmak. İki öz evlada dahi sabredemiyorsak, onlarca kat fazla kazanan milyon euro'luk transferlerden medet umar, böylece Trabzonspor'un sonunu el birliğiyle hazırlarız.
Çoğumuzda yabancıların hatalarının daha az görülüp öz evlatları daha ağır eleştirme konusu ise sosyolojik bir durum, tez konusu!
Yorumlar
Kalan Karakter: