Konuşmaya başladığımız zaman mangalda kül bırakmayız. Sanırsınız aşırı milliyetçiyiz — her ne kadar tasvip etmesek de “Bize her yer Trabzon” der, kurum kurum da kuruluruz. Gerçekte her şey laftadır, icraatta ise bir numara yok. Hâlâ anlayamadık: Bize bizden başka kimsenin faydası olmayacağını... Günün sonunda yalan, dolan ve ziyan ile karşı karşıya kalırız; faturayı yine Trabzonspor sevdalıları öder. Bugün Trabzonspor hâlâ ayaktaysa, bu; bazen beğenmediğimiz, içimize sindiremediğimiz ama “öz evlatlarımız” sayesinde oluyor. Trabzonspor’un tarihine baktığınızda, yabancı oyuncu transferlerinden hatırı sayılır bir gelir elde edilememiştir.
Gelir hep kimden gelmiştir? Abdullah’tan, Fatih’ten, Gökdeniz’den, Yusuf Yazıcı’dan... (Abdülkadir Ömür ise, bir inat ve iş bilmezlik yüzünden adeta 23 milyon euro’luk bir kayıp olmuştur.) Son olarak da Uğurcan, dünyanın en pahalı sekizinci kalecisi olarak tarihe geçmiştir. Trabzon’un toprakları Trabzonspor’a oyuncu yetiştirmek için harmanlanmıştır.
Trabzon Türkiye’nin Brezilya’sıdır adeta. Ama yeterince özen, hassasiyet ve destek verilmediği için her geçen gün yıldız adayları kaybolup gidiyor. U19’da dünya ikincisi olan takımdan bakalım kaç oyuncu kazanacağız... Umarım yanılırız. Dün nasıl efsane kadrolar oluştuysa — Şenol, Ali Kemal, Kadir, Turgay, Cemil, Necmi, Bekir, Serdar, Necati, Hami, Abdullah, Gökdeniz — hepsi bu topraklarda yetişti. O hâlde yarın neden kazançlı olmasın? Mantıklı bir programla, planlı bir sabırla bu topraklar yine yıldızlar doğurabilir.
Ama sorsanız, canından çok sevdiği takımın oyuncuları bizim öz evladımız olsa bile, taraftar pusuya yatmış bekler: “Bir hata yapsa da linç etsek” havasında. Geçtiğimiz günlerde A takıma yeni yeni giren genç Arif, heyecanından ve tecrübesizliğinden hatalar yaptı. Ama asıl hata, tribünde onu yuhalayan, özgüvenini yerle bir eden taraftarlardaydı.
Oysa biraz sabır, biraz cesaret, biraz “günahınla sevabınla bizimsin” diyebilme olgunluğu göstersek... Trabzonspor bambaşka bir noktaya evrilecektir. İnanıyorum ki, o sahadaki oyuncular ekstra bir şey istemiyor sadece yabancılara gösterdiğimiz toleransın yarısını görmek istiyorlar. Hak etmiyorlar mı? Fazlasıyla hak ediyorlar.
Benzer durum takımın teknik patronu Fatih Tekke’ye de yapılıyor. Oysa biraz sabır, biraz güven göstersek, bu sabrın sonunda Trabzonspor hem ekonomik hem sportif anlamda ligin en güçlü takımlarından biri olabilir. Galatasaray’a bakıyoruz: Bir oyuncusunu 75 milyon euroya Victor Osimhen’i alabiliyor. Trabzonspor ise belki de uzun süredir bu yıl elde ettiği satış gelirini bile yakalayamamıştı. (Toplamda yaklaşık 55 milyon euro; bunun büyük kısmı Uğurcan sayesinde, 30 milyon civarında.) Ama hâlâ Galatasaray’ın bir oyuncuyu transfer ederken harcadığı paraya denk bir satış yapılamamış durumda.
Buna rağmen Trabzonspor bugün 20 puanla ligin ikinci sırasında. Rakiplerin transfer gücüne bakınca bu başarı bile başlı başına bir tez konusu. Defalarca denendi: Yabancı hocalar, bizden olmayan oyuncular... Bu hikayeler hep fiyasko ile bitti. Bugün kulübün başında Trabzonspor altyapısından yetişmiş güçlü bir figür olan Fatih Tekke var. İnanıyorum ki Tekke, malzemesinden oyuncusuna, kulübün her unsurunu gözü gibi koruyor. Yarın (inşallah olmaz) yollar ayrılacak olsa, tazminat istemeden, “yeter ki Trabzonspor’a zeval gelmesin” diyerek gider. Oysa biz ne yapıyoruz? “Biraz sabır, biraz güven” demek yerine hemen eleştiriyoruz, yerden yere vuruyoruz, hırpalıyoruz. Yapılması gereken tek şey: İnanmak, güvenmek, destek olmak ve sabretmek.
Trabzonspor’un geleceği için en az beş senelik bir tahammül planı oluşturmalıyız. Yoksa kulüp, borç batağına saplanır; “yapboz tahtasına” dönüşür, kaybeder. Birçok kulüp bunu yaşadı, Trabzonspor yaşamasın. Çünkü bu kez gerçekten umut veren, yaş ortalaması 26 civarında genç bir kadro var. Takım dediğin bir günde kurulmaz. İskeleti oluşturulur, üstüne doğru takviyeler eklenir — işte o zaman gerçek ve kıymetli bir “takım” olursun. Samimi olarak Trabzonspor’u seviyorsak, düşünelim, destek olalım, alkışlayalım. Günün sonunda kazanan Trabzon ve Trabzonspor olacaktır. Son söz İnan Trabzon kazananı Trabzon Destek ol sabret Güven... Günün sonunda kazanan biz olacağız…