Geçtiğimiz günlerde Trabzon'da yaşanan davul-zurnalı karşılama organizasyonu, aslında bir ziyaret programından çok daha fazlasını ifade ediyordu. Çünkü ortaya çıkan tabloya bakıldığında, bunun Trabzon'un sorunlarını konuşan bir buluşmadan ziyade siyasi bir gövde gösterisi olduğu açıkça görülmektedir.
Eski Bakan Adil Karaismailoğlu ile Milletvekili Vehbi Koç için yapılan karşılama üzerinden kamuoyuna verilmek istenen mesajın ne olduğu herkes tarafından sorgulanmaktadır. Ancak Trabzon halkının sorması gereken asıl soru çok nettir:
Bu şehre ne kazandırdınız?
Bugün Trabzon'un önünde duran onlarca sorun varken, insanlar yatırım, istihdam, üretim ve kalkınma beklerken, siyasi güç gösterileriyle gündem oluşturulmaya çalışılması vatandaşın beklentilerinden tamamen kopulduğunu göstermektedir.
Daha da ilginç olan nokta şudur, TBMM Bayındırlık, İmar, Ulaştırma ve Turizm Komisyonu Başkanlığı görevini daha önce Trabzon Milletvekili Muhammet Balta da yürüttü. Ancak Balta için bugünkü ölçekte bir karşılama organizasyonu yapılmadı. O halde vatandaşın aklına şu soru geliyor:
Bugün farklı olan nedir?
Eğer mesele görev ise geçmişte de aynı görev vardı.
Eğer mesele Trabzon'a hizmet ise vatandaş hizmetin sonuçlarını görmek istiyor.
Eğer mesele siyasi mesaj vermek ise o zaman bunun adı hizmet siyaseti değil, güç gösterisi siyasetidir.
Olaylara dışarıdan bakan herkesin gördüğü tablo, mevcut Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'na karşı verilmiş bir mesaj görüntüsüdür. Çünkü Trabzon'un son dönemdeki yükünü taşıyan, şehrin ulaştırma yatırımlarını takip eden ve Ankara'da Trabzon adına en görünür görevleri üstlenen isimlerin başında Uraloğlu gelmektedir. Buna rağmen yapılan organizasyonun hizmetten çok kişisel ve siyasi hesaplarla şekillendiği yönündeki değerlendirmeler her geçen gün daha fazla karşılık bulmaktadır.
Siyasette herkesin hedefleri olabilir. Ancak bir siyasetçinin geleceğe dair hesap yapabilmesi için önce geride bıraktığı hizmetlerin konuşulması gerekir. Bugün kamuoyunda Adil Karaismailoğlu'nun gelecekte İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için düşünülebileceği yönünde değerlendirmeler yapılmaktadır. Ancak burada da aynı soru karşımıza çıkmaktadır:
Trabzon'a ne yaptınız ki İstanbul'a ne yapacağınızı anlatıyorsunuz?
Siyaset, unvanlar ve alkışlar üzerinden değil; ortaya konulan eserler ve çözülen sorunlar üzerinden değerlendirilir.
Bugün Trabzon'un konuşması gereken meseleler çok açıktır. İşsizlik, göç, üretim, yatırım, sanayi alanları, ulaşım projeleri, Güney Çevre Yolu, demiryolu, şehir ekonomisinin güçlendirilmesi...
Fakat ne yazık ki şehrin gerçek gündemi yerine yapay gündemler üzerinden siyasi pozisyon alma çabaları öne çıkmaktadır.
Daha da vahimi, iktidarın karşısındaki en büyük rakibin artık muhalefet değil, kendi içerisindeki güç mücadeleleri görüntüsü vermesidir. "Sen-ben" hesaplarının, dava ve hizmet anlayışının önüne geçtiği her yerde siyaset zayıflar, şehirler kaybeder.
Milletvekili Vehbi Koç cephesinden bakıldığında ise ortaya çıkan tablo farklı değildir. Çünkü yapılan açıklamalara ve ortaya konan siyasi tutuma bakıldığında Trabzon'un temel meseleleri konusunda güçlü bir itiraz, güçlü bir mücadele veya güçlü bir kamuoyu baskısı görmek mümkün olmamaktadır. Sanki her şey yolundaymış gibi bir hava oluşturulmakta, şehir sorunları yerine siyasi organizasyonlar ön plana çıkarılmaktadır.
Oysa Trabzon'un ihtiyacı alkış değil hizmettir.
Trabzon'un ihtiyacı davul-zurna değil yatırımdır.
Trabzon'un ihtiyacı siyasi gösteriler değil çözümdür.
Vatandaş artık kimin kimi karşıladığını değil, kimin Trabzon için ne yaptığını merak etmektedir.
Çünkü kalabalıklar dağılır, sloganlar unutulur, davullar susar.
Ancak yapılan hizmetler ve kazandırılan eserler kalır.
Ve günün sonunda tarih, nasıl karşılandığınızı değil, bu şehre ne bıraktığınızı yazar.
Yorumlar
Kalan Karakter: