Trabzon, plansız, programsız, ‘ben yaptım oldu’ mantığıyla, dayatma ile yapılan işlerden çok çekti.
Örnek vermek gerekirse bakınız Reşadiye Kavşağına, Boztepe Viyadüklerine…
Ayrıca Akyazı’da deniz dolgusu üzerine inşa edilen stadın dibine Şehir Hastanesini dikivermesi de cabası…
Reşadiye’den araç geçmiyor, altı otopark olarak kullanılıyor.
Hele kentin bağrına bir hançer gibi saplanan o ‘ucube’ Boztepe Viyadükleri yok mu?
Tam bir rezalet!
Kente dışarıdan her gelen misafir, “Yeşile bürünmüş o güzelim bakir yamaçlar nasıl olur da betona gömülür. Bu ihaneti Trabzon’a hangi aklın ürünü yaptı?” diyerek ahlanıp vahlanıyorlar.
“Bu şehrin meslek odaları, STK temsilcileri, siyasileri, gazetecileri yok muydu? Onlar bu rezalete, ihanete ses çıkarmadı mı?” diye soruyorlar.
Biz de o misafirlerimize dedik ki: Hiç olmaz olur mu? Koltuk ve rant kaygısını bir kenara koyan bir tek kentin menfaati ile dertlenenler elbette bu katliamlara itiraz ettiler, ses çıkardılar ama ‘dediğim dedik, çaldığım düdük’ zihniyeti ile hareket edenlere hiçbir söz dinletemediler.
Ortak akla kulak tıkadılar, duymadılar, vurdumduymaz davrandılar, bir tek kendi akıllarına güvendiler, kısa yoldan dereyi karşıya geçmeye çalıştılar ama işleri yüzlerine gözlerine bulaştırıp çekip gittiler!
Trabzon’a büyük bir kötülük ettiler. Onların milyonlar harcayarak yaptıkları kötü eserleri ise çok değil belki de birkaç yıl sonra yeni nesil yıkacak, yerine daha güzellerini yapacak? Olan milli servete olacak!
“Geçmişten ders çıkardık.” diyeceğim ama hiç sanmıyorum.
Baksanıza Akyazı’da deniz dolgusu üzerine stadın yanına Şehir Hastanesi yetmezmiş gibi şimdi de AVM ile otel yapılacakmış!
Art niyetli bazı kesimlerin “Siz Trabzonspor düşmanı mısınız?” dediklerini duyar gibiyim.
Elbette değil, Trabzonspor’un ekonomik anlamda düzlüğe çıkması için her faydalı yatırımın arkasındayız, destekçisiyiz. Yeter ki Trabzonspor’un menfaati için projeler üretilsin, yapılsın.
Fakat bu yatırımlar, kentte yaşamı zorlaştırmayacak şekilde doğru bir planlama ile yapılmalıdır.
Alın işte, geride kalan Beşiktaş maçında trafiğin nasıl çöktüğünü hep birlikte yaşadık, gördük.
Ne Akyazı’daki mevcut otoparklar yeterli ne de bağlantı yolları!
İnsanların maç keyfi tam bir eziyete dönüşüyor.
Bir de Şehir Hastanesi hizmete başladığında siz oradaki yaşanacak hengameyi, keşmekeşi görün!
Özellikle maç günleri ambulanslar yollarda kalacak, Allah korusun belki de acil hastaneye yetişmesi gereken hastalar yollarda hayatını kaybedecek! Peki bunun vebalini düşünebiliyor musunuz?
Siz bir de kalkmışsınız Akyazı’ya otel ve AVM’yi yapacaksınız.
Bu nasıl olacak? Birileri izah edebilir mi? Planınız var mı?
Yoksa yine hiçbir plan, program yapmadan ‘Biz inşaatlara başlayalım da gerisi nasıl olsa hallolur.’ diyerek yine bu şehre ihanet mi edeceksiniz?
İşler hallolmuyor işte! Yaptığınız plansız işler bu şehrin insanına eziyet ve çile olarak geri dönüyor.
Yukarıdaki kötü işleri neden mi örneklendirdim? Şunun için; geçmişte yaptığımız kötü işler vatandaşa eziyet olmuş, insanları mağdur etmiş. Şimdi bu kötü işlere vesile olanları kentin insanı hayırla yad etmiyor, birçokları ‘ah’ ediyor.
Bu yüzden diyoruz ki yol yakınken geçmişten ders çıkararak aynı hataları yapmayalım. Milyonları heba etmeden, milli serveti çarçur etmeden işleri doğru düzgün yapalım.
Şehir plancıları, mimarlar odası, inşaat mühendisleri ve ilgili tüm uzman görüş ve meslek odaları ile yatırımların nerede yapılmasına gelin hep birlikte karar verelim. Hani herkesin muzdarip olduğu ‘ortak akıl’ mekanizmasını çalıştıralım.