Trabzonspor ilk yarı itibariyle hiç iyi bir görüntü vermedi.
Israrla her hafta yazıyorum. Çokça tepki görüyorum. Hiç sorun değil fakat şunu bilmek lazım; ön alan baskısını bırak 90 dakikayı 45 dakikaya yayabilsen de yine de bu takımın bir mantığı var dersin.
Kanatlara atılan ters toplarla kurulan oyun ne kadar size pozisyon buldurabilir ki ?
Orta alanda ikinci ve üçüncü bölgede hani o yıldız dediğiniz sekiz ve on numara oyuncun olmayınca ve fakat merkez tamamen pasif kalınca bir başka deyişle üretemeyince maalesef oyunun güzelliği ortadan kalkıyor…
Kaleci Onana’nın ekstrem kurtarışları olmasa; ilk yarıyı önde giren takım Eyüpspor olurdu.
Organize olarak ikisi merkez ikisi kanat olmak üzere 4 pozisyon buldu Eyüpspor…
Trabzonspor ise biri ön alan baskısı diğeri merkezden Agusto’nun getirdiği pozisyon olmak üzere sadece iki tane…
Evet iki tane..
Herhalde bu konuda herkesle aynı fikirdeyiz…
İkinci yarı daha derli toplu görünen Trabzonspor daha çok merkezi kullanınca daha üretken oldu.
İkinci yarı Oluai’nin süper solosu hem golü getirdi hem de merkezden dikine gitttiğinde neler olduğunu hep beraber izledik…
Sürekli kanatlarla tam bir oyun şablonu oluşturamazsınız. Trabzonspor Olua’nin orjini sekiz olanını bulmak zorunda…
Galatasaray maçı öncesi kazanmak çok önemliydi. Eyüpspor’da bileği kırıldı bilgisi gelen Claro’nun moral bozukluğu takımın enerjisini aldı götürdü…
Buna rağmen maçı hiç çirkinleştirmeden özellikle ilk yarı çok iyi maç çıkardılar…
Trabzonspor Galatasaray maçı öncesi ligdeki yerini korurken liderle yapacağı maç için iyi bir gözdağı veremese de kazanmasını bilen bir büyük takım olarak ben buradayım ve geliyoruz mesajı verdi diye yazmak abartı olmaz herhalde…
Trabzonspor taraftarı kırık bir üç puana ligdeki sıralama olarak sevinse de Claro’nun sakatlığına çok daha fazla üzüldü…
Stadyumdan ayrılan herkes bizlere Claro’yu soruyordu…
Sağlık hiçbir şeye değişilmeyecek bir gerçektir.
Tekrar çok geçmiş olsun…