Trabzonspor her ne kadar son maçında Alanyaspor karşısında sahadan beraberlikle ayrılmış olsa da bir takım olma yönünde hızla ivme kazanmıştı. Şimdi takım dağıldı milli takıma gidenler var, sakatlık yaşayanlar var. Döndüler mi ? Dönecekler mi ? Ya da ne zaman dönecekler belli değil. Bunların hepsini hesap etmek lazım. İyice bir motivasyon yakalamıştı dolayısıyla sıkıntılı bir maça çıkacak Trabzonspor. (Trabzonspor, ben inanıyorum bu maçı geçerse ardından Konya maçı, Göztepe maçı, Beşiktaş maçı, Beş maç, 13 puan gibi bir puanı yakalayabilir ama bu maç gerçekten çok zor bir maç olacak. Bildiğim kadarıyla Başakşehir'de milli takıma giden oyuncu yok olsa da bir 1-2 kişidir. Stoperler tam sakattı, geçti mi? Geçmedi mi? O da bir dezavantaj. Son maçta gördük ki Batahov ve Savic’in olmayışı Trabzonspor’un çok etkiledi. Yerlerine oynayan oyuncuların savunma zaafları ortada. Dolayısıyla en sıkıntılı bir maç olarak Trabzonspor ama her şeye rağmen en kötü bir puan alır. Üç puan alırsa geri kalan dört maçın da çok iyi bir şekilde tamamlar.
Trabzonspor’un bu sezonki performansını değerlendirirken, özellikle Fatih Hamlesi sonrası dönemi öne çıkarmak gerekiyor. Yönetimin hem ekonomik kaynak yaratması hem de alınan oyuncuların genç ve potansiyelli olması dikkat çekici. Takımın yaş ortalaması önceki yıllara kıyasla ciddi şekilde düşürüldü ve mevcut kadro, uzun vadeli bir planın ürününü yansıtıyor. Yönetim bu sezon doğru oyunculara gitti. Augosto, Oulai, Pina gibi isimler takımda direk oynayıp katkı sunuyorlar Bu hamleler, Trabzonspor’un uzun vadeli hedefleri açısından oldukça kritik. Özellikle Onuachu transferi ön alandaki takımın bütün etkinliği artırdı. Kazım gibi yine potansiyelli bir oyuncu var ki bence zamanı geldiğinde takıma büyük katkılar sağlayacak. Geçmiş yıllarla kıyasladığımızda, bu dönem yönetimin en başarılı transfer dönemlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kaynak yaratma konusunda diğer kulüplerin geldiği rakamlarla kıyaslandığında, Trabzonspor’un dengeli ve sürdürülebilir bir politika izlediği net bir şekilde görülüyor. Yönetim, sadece kısa vadeli başarıyı değil, uzun vadeli takım inşasını da planlıyor. Fatih hocanın kadro planlaması ve yönetimin desteğiyle, Trabzonspor gençleşme stratejisini sürdürmeli. Takımın şampiyonluk yolunda istikrarlı bir şekilde ilerlemesi, sadece sahadaki performansa değil, transfer ve altyapı hamlelerine de bağlı. Bu disiplin ve uzun vadeli planlama, Trabzonspor’u gelecekteki başarılarına hazırlayacak en önemli faktör olarak öne çıkıyor.
Milli Takımımız, Dünya Kupası'na gidebilmek için iki aşamalı play-off oynayacak. İlk aşamada İsveç, İrlanda, Romanya ve Kuzey Makedonya gibi rakipler bulunuyor. Bu süreçte tek maçlı format, avantajı iç sahada olan takımlar için önemli bir fırsat sunuyor. Biz de şansımızı iç sahada değerlendireceğiz ve bu avantajı en iyi şekilde kullanmalıyız. Rakipleri değerlendirirken şunu söyleyebilirim: Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya veya İspanya gibi güçlü milli takımlar bu grupta yer almıyor. Bu, bizim için önemli bir fırsat. Diğer yandan, rakiplerimiz savunma anlamında güçlü ve disiplinli bir yapıya sahip. Ancak oyuncularımızın yetenek ve motivasyonu, onları geçmek için yeterli. Bu noktada play-off maçları, adeta final niteliğinde olacak ve her hata sonuçlara doğrudan yansıyacak. Ekonomik ve altyapı açısından Avrupa’nın en büyük futbol ülkeleri seviyesinde olmasak da, doğru planlama ve disiplinle başarılı olabiliriz. Türkiye'nin mevcut jenerasyonu, geçmişteki jenerasyonlarla kıyaslandığında farklı bir potansiyele sahip görünüyor ancak ben öyle düşünmüyorum. Sonuç olarak, bu play-off süreci Milli Takım için hem sınav hem de fırsat niteliğinde. Rakiplerimizle oynayacağımız maçlar zorlu geçecek; ancak iç sahadaki avantajımız ve takımın motivasyonu, Dünya Kupası’na uzanabilmek için en büyük kozlarımız olacak. Bu süreç, oyuncuların ve teknik ekibin stratejilerini sahaya ne kadar yansıtacağıyla doğrudan şekillenecek.