Trabzonspor’un borcu olmuş 4 milyar 45 milyon 369 bin TL...
Bir başka deyişle güncel kurdan 129 milyon 229 bin 312 Euro...
Dolara aşina olanlar için 139 milyon 895 bin 858 ABD doları..
Müthiş santrfor (!) Gomez’in 2 ayrı menajerlik şirketi kulübe 4 farklı icra takibi başlatmış... Hepsinin toplamı, al takke ver külah 24.5 milyon TL.
Adam öyle oyuncu ki transferini ancak iki şirket yönetiyor... Yersen...
Hadi diyelim Gomez giden oyuncu..
Ya eldekiler...
Bjelika’nın transferi Benkoviç’in kulübü Udinese’e 237 bin Euro’luk alacağı ödenmemiş... Konu FIFA’lık...
Bitmedi...
Yine eldekilerden Bardi’nin menajeri 80 bin Euro’luk alacağı olduğu gerekçesiyle CAS’ta başvurmuş...
Nedir bu menajerlerin Trabzonspor’dan, Trabzonspor’un da menajerlerden çektiği?... Anlamadık gitti...(!)
Bir de Gbamin var... FIFA’ya gitmiş ama borçlu çıkmış... Kulüp şimdi 21 bin 800 TL. ‘yi bekliyor... Allah bereket versin...
Bu kadarla kalsa iyi... Koita 476 bin Euro’nun, Gervinho’nun menajeri ise 53 bin 750 Euro’nun peşinde...
Hal böyleyken; kulüpten anlatılan masallara Andersen bile mezarından şapka çıkartır... “Şu kadar ödedik, bu kadar bulduk. Deniz bitti.. Bla bla bla...”
Sanki yukarıda saydıklarımız aydan geldi... Başkaları getirdi... Hepsi bizatihi, tekmili birden, katıksız sizin eseriniz...
Kime dert yanıyorsunuz?
Allah’tan kulübün profesyonelleri var da en azından yılda bir gerçekleri öğreniyoruz..
Öğreniyoruz da ne oluyor?
Genel kurul toplanıyor; yukarıdaki tablo yazılı olarak üyelere dağıtılıyor; iş oylamaya gelince; “kaldır - indir - emniyete al / kabul edilmiştir - geç karşıya”...
Suç sadece sizin değil, aslında herkes ortak...
Fıkradaki gibi; bulmuşsunuz keyfinize göre imam, Ramazan’ı kazasız geçiyorsunuz...
***
Kulüp’ün boyu Yoroz’dan görünüyor; bizimkilerin derdi TRT yorumcusu...
Neymiş efendim; Barış Yurduseven, ekrandaki kahve muhabbetinde maksadını aşıp, Abdullah Hoca için “yalandan” ifadesini kullanmış...
Üslup tümüyle yanlış mı? Yanlış!..
Gel gör ki; Trabzon’da yaşayan, Yavuz Selim’in tozunu yutan, Avni Aker’in tahta kapalı tribününün altında, üstü açık maratonunda maç izleyen, stad girişinde rahmetli Pir Ali’den köfte yiyen herkes orada söylenenin “yalancı” demek olmadığını bilir..
Derdiniz üzüm yemek değil; belli... Size o açıklamayı yaptıran da...
Yıllarca bu şehir, ekranlarda temsil edilmediği için neler çekti hep yaşadık... Siz de farkındaysanız teslim olduklarınıza anlatın...
Trabzon çapı büyük ama kendi küçük şehirdir.. Dere gider, kumu kalır...
“Bugün el verdikleriniz, yarın el olur...
El gördükleriniz, derdinize derman bulur...”
Bizden hatırlatması...
Kalın sağlıcakla...
Yorumlar
Kalan Karakter: