Kasımpaşa maçı gösterdi ki; Trabzonspor transferi kapatmış!...
Öyla ya; takımın başındaki adam geçen hafta alınan yenliginin sorumluğunu üstlenmiş ve “Benim de bizzat içinde olduğum bir transfer süreci (Petkoviç) nedeniyle takıma gerektiği kadar zaman ayıramamış olabilirim” demişti...
Kimse de O’na “kardeşim senin işin mi transfer? Fikrini söylersin, talebini iletirsin, yönetim, profesyoneller, işe ortak (!) menajerler alabiliyorsa alır” cevabını vermemişti...
Oysa normal kulüplerde süreç böyle işler... “Normal kulüplerde”; evet...
Aslında Trabzonspor’da da böyleydi ama maalesef “normalite” bir sürdedir yerle bir oldu...
Trabzonspor’u yönetenler normal bir kulüp sorumlusu gibi davransa Rize maçı sonrası yapılan toplantıdan birilerine yazdırıldığı gibi “destek” değil, en basit ifadeyle, “hocam sen işine bak” mesajı çıkardı..
Hem öğrendik; Bjelica ile Petkoviç arasında da öyle kimsenin giremeyeceği bir muhabbet yokmuş... Adamın hocası değişip, takım kaptanlığı verilince bizimki yelkenleri suya vermiş..
“Kim takar Nenad’ı?!” moduna geçmiş...
Neyse ki kulüp transfer kapattı da Bjelica kendini buldu :)) (!)
Nereden mi anladık?
Kadrodan...
Mesaisini transfere harcamayıp, takımla ilgilenmek gibi (!) gereksiz işlere yoğunlaşan Hırvat; Mehmet Can, Enis Destan, Göktan Gürpüz gibi tercihlerle “bozuk saat” misali, doğruyu gösterdi...
Bir de kendini kulüpten büyük görenler vardı ya (!); onlar da insafa gelmiş olmalılar ki; kadroda yer buldular...
Aylardır dilimizde tüy bitti; “bırakın transfer sevdasına üçüncü sınıf yabancıları, geleceğe dönük oyuncularla oynayın...” diye zorlamaktan...
Bizimki, geçen sene Başakşehir maçında bir şov yaptı; “bu mu gençler?” dedirtmek için, takımın sıralamasına da mani oldu o kadar...
Aklınca transfer yaptıracak ya?
Yaptırdı da ne oldu peki?... 10 Oyuncu aldırdı, hala 4-5 kişiden bahsediyor...
Kendi ülkesinde bile milleti transferden “illallah” dedirtmiş bir adamı, neden getirirsin ki birader?...
Cevap belli ya; neyse?
Ertuğrul Doğan diyor ki; “1.4 milyar TL. ödedik , borç 1 TL azalmadı...”
Allah Allah; neden acaba?...
Parayla, akıl sizde (!).. Onu da siz düşünün..
Yancıları kendisinden daha çok kralcı. Neyse ki Başkan doğru söylüyor..
***
Lafın özüne gelirsek; Trabzonspor bir birikimler bütünüdür...
Benzeyerek değil, özgünleşerek büyümüştür...
Kentinden ürettiğini kullanmış, eksik kalanı ülkeden tamamlamış, o da olmazsa yabancıya yönelmiştir..
Şimdi sayacağımız isimlere bir bakın; ne demek istediğimizi anlayın, yönünüzü da böyle planlayın..
Aksi halde gittiğiniz yol yol değil.. Bunu da böyle bilin...
Şenol, Turgay, Necati, Kadir, Cemil, Bekir, Ali Yavuz, Hüseyin, Serdar, Güngör, Ali Kemal, Necmi, Ahmet, Mehmet Cemil, Galip, Mustafa Gedik, Necdet, Mehmet Ekşi, Orhan Akyüz, Hüsnü, Kemal, Osman Denizi, Dobi Hasan, K.Şenol, Tuncay, İskender, Hami, B.Hamdi, K. Hamdi, Lemi, Gökdeniz, Fatih, Hüseyin, Ünal, Ogün, Abdullah, Osman Özköylü, Tolunay, Orhan Çıkrıkçı, Cengiz, Selçuk, Burak, Onur, Tolga, Egemen, Şota, Yattara, Aurelio, Hamsik, Nwakaeme vb..
Unuttuğumuz varsa hakları helal ola...
Kalın sağlıcakla..
Yorumlar
Kalan Karakter: