Son günlerin üzerinde en çok konuşulan siyasi konusu, CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır'ın Bursa CHP il kongresinde yaptığı konuşmada, ‘Çatlasa da patlasa da beyefendi, çıldırsa da beyefendi kudursa da ilk seçimlerde Türkiye Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı Silivri'de. Bu namuslularla namussuzların mücadelesi’ sözleri üzerine oldu.
Bu konuşmanın ardından Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Başarır hakkında, Cumhurbaşkanına yönelik sözleri nedeniyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından resen soruşturma başlattığını bildirdi.
AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan da, Başarır'a 250 bin liralık tazminat davası açtı.
İlçe yöneticiliğinden il yöneticiliğine, belediye meclis üyeliğinden il başkan adaylığına kadar, CHP’nin yerelde birçok kademesinde görev almış biri olarak kanaatim odur ki; Başarır’ın ‘kudursa da ve namussuzlar’ gibi sözleri ne hayatın içinde ne de siyaset kulvarında söylenecek sözler değildir.
Çünkü siyasetçi gerek konuşmalarıyla gerek davranışlarıyla topluma örnek olduğu gerçeğini unutmamalı, seviyesiz ve argo konuşmalardan kaçınmalıdır.
Elbette, seviyesiz ve argo konuşmalardan sadece Ali Mahir Başarır ve CHP değil, tüm siyasetçi ve siyasi partiler, en başta da hükümet olması sebebiyle AK Parti uzak durmalıdır. Peki, Ali Mahir Başarır’ı ve CHP’yi eleştiri yağmuruna tutan AK Parti’nin siyaset dili, seviyeli ve argo konuşmalardan uzak mı?
Ak Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, geçmişte Deniz Baykal’a ve Kemal Kılıçdaroğlu’na, bugün de Genel Başkan Özgür Özel’e söylediği kötü sözleri bir yana koyuyorum. Kurumsal olarak CHP’ye, ‘tezek, geçmişi lekeli, terör dili, Pkk’yla beraber, Pensilvanya'dan vekâlet almış, çapsız, sabıkalı, sicili bozuk, Ankara'yı ezansız tasarladılar, talancı, müptezel, faşist, kanalizasyon çukuru, cüruf, çöplük, cüce, zihniyeti pislik, kukla, eşek, ana hıyanet, tepeden tırnağa her yerlerini tecavüz sarmış’ dedi mi? Dedi.
Üzerine yorum yapmaya gerek bırakmayan Cumhurbaşkanının bu sözlerinden sonra diyeceğim şudur ki; kötü sözü söyleyen CHP’li olunca tu kaka, AK Parti’li söyleyince sus pus olunmamalı (ya da tersi). Çünkü siyaset dilinin her geçen gün kaba, kışkırtıcı ve sokak jargonuna evrilmesi, toplumsal dokuda derin çatlaklar ve kutuplaşmalar yaratıyor.
Siyasetçiler eliyle kutuplaşan bir ülke değil, kucaklaşan bir ülkeyi inşa edebilecek dil kullanılması dileğiyle…