Hele ki biz basın…
Bizim görevimiz; gerçeği yazmak, kamu adına denetlemek, doğruyu kamuoyuna aktarmaktır. Bunu yaparken ne alkış bekleriz ne teşekkür talep ederiz. Çünkü bu, bizim işimizdir.
Ancak aynı anlayışı belediyede görmek ne yazık ki her zaman mümkün olmuyor. Belediyenin, encümeniyle, belediye meclis üyeleriyle birlikte zaten yapmakla yükümlü olduğu hizmetleri, bir başarı hikâyesi gibi sunması ve bunun karşılığında teşekkür beklemesi kabul edilebilir değildir.
Yol yapmak görevdir.
Temizlik yapmak görevdir.
Altyapı hizmeti sunmak görevdir.
Encümen kararları da, belediye meclisinde alınan kararlar da birer “iyilik” değil, halk adına verilen sorumlulukların sonucudur. Bu görevler, kamu kaynaklarıyla, halkın vergileriyle yerine getirilmektedir.
Basın görevini yapınca “neden eleştiriyorsunuz” deniliyor. Oysa eleştiri, kamu yönetiminin ayrılmaz bir parçasıdır. Görev olan işler üzerinden algı oluşturmak, başarı devşirmeye çalışmak ise öz eleştiriden kaçmaktır.
Encümen ve meclis üyeleri de şunu unutmamalıdır:
Yetki, övgü toplamak için değil; sorumluluk almak içindir.
Görev yapmak takdir sebebi değil, zorunluluktur.
Biz basın olarak kim doğru iş yapıyorsa yazarız. Ama görev olan hizmetleri büyütüp, eleştiriyi susturmaya çalışan anlayışa da sessiz kalmayız. Çünkü basın, teşekkür için değil; kamu vicdanı için vardır.
Yorumlar
Kalan Karakter: