Geçtiğimiz hafta TÜİK, ‘Doğum ve Ölüm Sayısı Bilgisi’ istatistiklerini yayınladı.
Trabzon’da 2014 yılında doğum sayısı 10 bin 414 iken, 2024 yılında bu sayı 7 bin 278’e düşmüş. Yani on yıl önceye göre yüzde 30’luk bir düşüş gerçekleşmiş.
Yine Trabzon’da, bu yılın ilk 7 ayında 3 bin 920 doğum sayısı kayda geçmiş. Peki, bir yıl önce -2024 yılının- ilk yedi ayında kaç doğum gerçekleşmiş; 4 bin 246.
Rakamların anlattığı şey; Trabzon’da son on yılda doğurganlık hızında keskin ve sürekli azalma olduğu gerçeğidir. Peki neden?
Trabzon’da son yıllarda genç nüfus göçü yaşanıyor da ondan. Gençler iş, eğitim veya yaşam standardı arayışıyla büyük şehirlere göç ediyor. Bu durum, evlilik - doğum potansiyeli olan yaş grubundaki nüfusun azalmasına yol açıyor.
Bir şehirde, doğurganlık hızında keskin ve sürekli bir azalma yaşanması; orta ve uzun vadede sosyal, ekonomik ve demografik pek çok sonucu da beraberinde getirir. Daralmış olan ekonomi - iş gücü, kaçınılmaz olarak daha da daralır. Şehir ekonomik olarak küçüldükçe küçülür, yaşlılar şehri olur. Ki zaten, daha az doğum; genç nüfus oranının düşmesi olduğu kadar, yaşlı nüfus oranının artışı demektir.
Ülkemizde nüfusun yüzde 18,5’i emekli. Trabzon’un nüfusu 822 bin. Bu nüfus içerisinde emekli sayısı 197 bin küsur. Oran yüzde 24. Yani; Trabzon’da, Türkiye ortalamasının üzerinde bir emekli nüfus var. Peki neden?
Trabzon, başta ekonomik olmak üzere çeşitli sebeplerle genç nüfus göçü yaşadığı için, emekli sayısı oransal olarak haliyle fazla çıkıyor. Aslında emekli nüfus fazla değil, genç nüfus az.
Bir şehir düşünün, bir yıl öncesine göre nüfusu azalmış. Evet Trabzon’un nüfusu 2024 yılında, 2023 yılı nüfusunun 2 bin 82 altına düşmüş. Bu rakamlar, bu şehrin yaşadığı / yaşayacağı sıkıntıların ayak sesleri değil de nedir?
Genç ve üretken nüfusun azalması, zaten kısıtlı olan işgücü, yatırım potansiyeli ve hizmetlerin sürdürülebilirliğinin olumsuz etkilenmesi demektir. Kültürel ve sosyal dokunun bozulması demektir. Nüfusun, merkezde yoğunlaşması ve bu yoğunlaşmanın peşi sıra getirdiği altyapı, konut sorunu ve yaşam maliyeti baskısının artması demektir. Kırsalın boşalması, kırsalda düşük yaşam standardı ve buralarda yaşlı ve az nüfus kalması demektir…
Trabzon için, ‘şehrin hiçbir eksiği yok, fazlası var’ şeklinde konuşanlar, şehrin sorunlarını -akıllarınca- sümen altı ederken, bu şehrin giderek büyüyen ve büyüdükçe çözülmesi daha da zorlaşacak sorunlarına bilerek ya da bilmeyerek zemin hazırlıyor.
Oysaki; STK’larından siyasetçilerine, akademisyenlerinden bir nebze Trabzon sevgisi taşıyan her bir bireyine kadar, tüm kaygı ve kayıkçı kavgalarından uzak, bu şehrin başta yatırım - istihdam sorunlarını çözmek için kafa yormak / emek harcamak, bu şehre borcumuzdur. Borcumuzu ödemek dileğiyle…